BOM
"Sen taşı nereden biliyorsun ?"
"Yani kitaplar falan fistan" dediğinde gözlerimi kıstım.
"Beni yeme Seunghyun. Öt hemen nereden biliyorsun burujayı ?" dedim sinirle. Gözlerini kaçırdığında iyice sinirlendim.
"Bunu sana söylememeliyim"
"Ah öyle bir seçeneğin var mı sandın ? Öt yoksa öldürürüm seni" dediğimde alayla güldü. Toparlanması bir saniyeyi aldı ve gözlerime baktı.
"Bom..bunu Zurgar'da konuşsak ? Hep birlikte. Yani Dara ile birlikte ?"
"Hayır. Şimdi. " dedim ya şimdi konuşurduk ya da onu gebertirdim. Taş hakkında ne biliyordu da bana söylememişti ? Ah aslında neden söylesin ki ? Yah sonuçta benim taşla alakalı olduğumu biliyor.
"Seunghyun. Taş hakkında halkın çoğu bir şey bilmez. Bilen kesim de sadece söylentilere ya da taşa tapan insanlardan oluşan kısım. Yani beni sinirlendirmeye başlıyorsun"
"Taş...bizde" dediğinde kafamı yana eğdim.
"Ne ?"
"Hemen kızma ya"
"Ne demek hemen kızma Seunghyun ? Ben günlerdir taşı arıyorum, sen ise bir şey söylemiyorsun! Dalga mı geçiyorsun ? Ver onu bana. Hemen!" diye bağırdım. Aptal Bom aptal.
"Bende değil"
"Daha demin bende dedin."
"Bizde dedim ?"
"Siz mi ? Siz kimsiniz ?Yah bak bununla ilgilenmiyorum. Taş nerede ? Biz şuan tehlikedeyiz Seunghyun. Ölebilirim. Kızlarda ölebilir. İnan gerisiyle ilgilenmiyorum. Ne yaptığına bile kızamayacak kadar yorgunum. Bana taşın nerede olduğun söyle. Ben gidip alırım."
"Alamazsın" dedi yutkunduğunda elimi yumruk yapıp suratına bir tane geçirdim. Hırsımı alamayıp tekme attığımda yere düştü. Yere eğilip yakasını tuttum.
"Lan sizi toplu mu yolluyorlar bana ? Kendine gel. Öleceğiz diyorum sana" bağırdığımda gözlerini kapattı.
"Bilmiyorduk! Size ya da herhangi birine zarar geleceğini bilmiyorduk" diye bağırdığında onu ittim. O yerle buluşurken ayağa kalktım.
"Sen salaksın. Cidden salaksın. Dengeyi koruyan. Bak koruyan diyorum. Dengeyi koruyan taşı alacaksın. Hayır bu resmen çalmak. Çalacaksın ve hiç bir şey olmayacak mı ? Hangi kafayı yaşadın- ız ?" diye bağırdım. Ay yok benim kan beynime sıçrıyor. Bu herif benimle dalga geçiyor resmen. Sonra Bom neden sinirli ? Acaba neden!
"Bom yemin ederim bilmiyordum."
"Son kez soruyorum. Taş nerede ?"
"Gitsen bile ondan alamazsın Bom. Sana taşı vermez"
"Bende onu öldürürüm. Bir kişinin ölmesi umurumda bile olmaz. Daha fazlası yaşayacak nasıl olsa ?"
"Onu öldüremezsin" dedi sessizce ve ayağa kalktı.
"Ah emin ol yaparım. Bunu yeniden düşün"
"Hayır o...ölümsüz. Benim gibi" dediğinde ona baktım. Bu adam ne diyordu böyle ? Kafası yerinde miydi ?
"Sen ne diyorsun Seunghyun ? Kafanı mı çarptın ?"
"Hayır, hayır. Aksine yumruk iyi geldi ama tekme eh işte. Bir kendime geldim ben. Aman be ne olursa olsun artık. Her şeyi ötüyorum. Zaten ucunda ölüm yok ya" dedi sonra yaptığı espriye bir de güldü. Bunun beni daha çok sinirlendirdiğini görüyor muydu acaba ?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SKYDRAGON
FantasyGücümü biliyordum Ne yapmam gerektiğini de Ama o gözler her şeyden vazgeçip, onunla beraber sessizce yaşama isteği oluşturuyordu işimde. Yine de ben o kişi değildim Oda beni tanımıyordu. Ben ne kadar yıllarca onu beklemiş olsam da.
