DARA
"Hazır mısın ?" dediğinde kafa salladım. Kavanozun kapağını açtım.
"Ya önce bir anma yapmalıyız" dediğinde ona döndüm.
"Ne anmasından bahsediyorsun sen ? Bunu en azından Chaerin için borçluyuz ama abartmayalım" dediğimde kafasını iki yana salladı.
"Buraya ilk geldiğimiz zamandan bahsediyorum. "
"Hani bana deli gibi aşık olduğun o zamanlar"
"Şimdi daha çok seviyorum."
"Bayan Smith'i her gördüğünd-"
"Yah Bayan Smith bile o gün bize selam verdiğine pişman oldu. Artık abartmasak mı ?"
"Banane! Önümüzdeki aya kadar olmaz. Zaten önümüzdeki ay gidiyor" dedim gülerek. Savaştan sonra beraber Zurgar'a dönmüştük. Seungri'nin evinde kalıyor, arada Bay Min'e yardım ediyordum. Seungri ise ticaret işleriyle uğraşıyordu ve sıkıcıydı. İşle uğraşırken. Yoksa ben çok eğleniyordum.
"Konuya dönelim."
"Evet. Hadi dön bakalım"
"Sana burada aşık olmuştum" dediğinde adaya baktım. Şuan tepedeydik. O gün ki gibi. Gülümsedim.
"Emin misin ? O gün delirdiğimi düşünmüş olmalıydın"
"Hayır, öyle düşünmedim. Tamam belki biraz düşündüm yani kendi kendine konuşuyordun sonuçta ama bu sana aşık olmama engel değildi. Sonuçta Seunghyun'da deli ama en yakın arkadaşlarımdan" dediğinde kaşlarımı çattım.
"Anlıyorum ama ben deli değilim"
"Şimdi abartma sende de bir şeyler var" dediğinde kahkaha attım.
"En az seninki kadar. Lakin hani ben ilk görüşte aşık olunacak kadındım. Öyle demiştin ?" dedim sorgularcasına. Gergince gülümsediğinde tek kaşımı kaldırıp onu süzdüm.
"Yaa ilk gördüğümde etkilenmedim demedim ki ?" diye şımarıkça konuştu. Omuz silktim.
"Çok normal yani etkilenmen. Bay Min'in de yeğeni beni sormuş. Çok zengin çocuk"
"Bende zenginim"
"Hem de çok yakışıklıymış"
"Bende öyleyim!" diye bağırdığında kıkırdadım.
"Bay Min dedi ki Seungri'den yakışıklı bence bir daha düşün"
"Yah ismi neymiş ? İsmini ver bana ismini! Aişh Bay Min'e çok kızdım şimdi. Sen benimle berabersin ve bunu biliyor! Nasıl böy-"
"Ay tamam bir sakin ol. Şaka yaptım. Çocuk adımı sormuş. Bay Min'de demiş ki yanındaki çocuğa sor, kocası demiş" dediğimde Seungri gülümsedi ve elini omzuma attı.
"Bak sana dedim. İyi ki evlenmişiz" dediğinde omzumdaki elini attım.
"İyi ki evlenmişiz diyorsun! Ben olmasam evlenmek istediğini bile söylemeyeceksin. Bu ilişki iyice garipleşiyor bak. Sevgili olduk ben teklif ettim diye, evlendik ben teklif ettim diye. Daha ne eklif edeyim ha!" diye sinirle saydırdığımda kafasını yere eğdi. Kafasına bir tane geçirdikten sonra yanağını öptüm.
"Hadi valla şunu halledelim de gidelim. Olur mu ?" dediğimde kafa salladı.
"Sevgili Alonst" dedim küllerine bakarken. Midem bulandığı için kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım.
"Sana sadece tek bir şey için minnettarım. Chaerin'i yarattığın için ama onun dışında yaptığın bir bok yok. Ah hayatımızı mahvetmek, insanları öldürmek ve sinsi planların hariç. Bu yüzden umarım cehennemin en güzel köşesini sana ayırırlar. Ah eğer cehennem yoksa bir sonraki hayatında bir sümüklü böcek olarak hayata gel ve üzerine basıp seni ezeyim." Dediğimde Seungri kıkırdadı. Ona döndüm.
"Yah şurada ciddi bir şey konuşuyorum" diye çıkıştım.
"Özür dilerim" dese de gülmesini bastırmaya çalışıyordu. Göz devirip gökyüzüne döndüm.
"Yani demem o ki...of nerede kalmıştım ? Neyse canın cehenneme be sülük! Ne çektik senden be!" dedim ve kavanozu çevirdim.
"Bende şunu eklemek istiyorum. İyi ki işleri bu kadar zorlaştırdın" dediğinde Seungri'ye baktım. Uçuşan külleri izliyordu.
"Yoksa mutluluğun değerini bu kadar bilemezdik. Seni yendiğimiz için ve kimseye bir daha bulaşamayacağın için mutluyum" dediğinde gülümsedim. Elimi kaldırıp bir rüzgar çıkardım ve külleri bizde uzaklaştırdım. Seungri elini omzuma attı.
"Eh karıcığım bunu da hallettik"
"Hallettik cidden" dedim ona yaslanırken. Küller yavaşça süzüldü ve havaya karıştı..
"Eh şimdi o kadar yolu geri mi döneceğiz" dedim tepeden aşağı bakarken.
"Evet ?"
"Bugün su durgunmuş" dediğimde kaşlarını çattı. Aklına gelen şeyle kafasını iki yana salladı.
"Hayır! Asla"
"Ah hadi amaa bana güven. Karın yanında. Sen koruyacak"
"Asla. Bir daha olmaz" dese de elini tuttum.
"Evet. Nefesini tut"
"İstemiyorum"
"Seni koruyacağım" dedim gülerek ve koşarak uçurumdan atladığımda itiraz edecek zamanı olmadı. Elimi daha çok sıktı ve nefesini tuttu. Gülümsedim. Rüzgar yüzüme vurdu. Özgürdük ve mutluyduk. En önemlisi nefesimizi kesecek kadar güzel anlar yaşıyorduk. Korkmadan. Eh Seungri biraz korkuyordu ama olsun. Ben yanındaydım. Onu koruyacaktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SKYDRAGON
FantastikGücümü biliyordum Ne yapmam gerektiğini de Ama o gözler her şeyden vazgeçip, onunla beraber sessizce yaşama isteği oluşturuyordu işimde. Yine de ben o kişi değildim Oda beni tanımıyordu. Ben ne kadar yıllarca onu beklemiş olsam da.
