Karanlık Geçmiş

68 16 88
                                        

Karanlık bir mağaradaydım. Etraf aydınlandı. Küçücüktüm. Bir yatak ve duvarda bir kadınla, bebek resmi vardı. Alonst ve annesi. Benim annem yoktu. Alonst bana öyle demişti. Onun neden olduğunu düşünüyordum.

Bana hep karanlık olduğumu söylüyordu. Benim için planları olduğunu bahsediyordu.  Hep Zurgar Kralından bahsediyordu. Bir gün onu mahvedeceğini söylüyordu. O adam, babası onu terk etmişti. Alonst beni terk etmeyeceğini söylüyordu.

Bana gücümü öğretiyordu. Bu acı vericiydi. Öfkeyi öğretiyordu. Ona tapmamı istiyordu. Onu dinlememi istiyordu. Insanlar kötüydü. Hepsinin gebermesini istiyordum ama Alonst bana zamanı var diyordu. Beklemek istemiyordum. Hepsini tek tek öldürecektim. Alonst'un istediği gibi. Onu hep dinledim. O benim babamdı.

Beni terk etti bir gün. Nereye gittiğini bilmiyordum, neden gittiğini de. Sadece karanlıkta tek kaldığımı biliyordum. Karanlıktan nefret ederdim ama ben karanlıktım. Alonst öyle dedi.

Bir ejderha vardı. Minik bir ejderha. O kadar küçüktü ki gri pullu derisi vardı. O beni bulmuştu. Alonst beni yanlız bırakmıştı ama ben yalnız değildim. Bu minik dostum beni buldu. Beni tek bırakmadı.

Alonst geri göndü. Ejderhayı ondan sakladım. Artık büyümüştü. Hızlı büyüyordu ama Alonst onu görmemeliydi. Alonst hayvanları sevmezdi. O hiç bir şeyi sevmezdi. Benim sevmediğim gibi. Alonst'un yıllardır nerede olduğunu bilmiyordum. Zurgar kralını mahvettiğini söyledi ama mutlu değildi. Mutlu olsun istiyordum. Bana benim için bir planı olduğunu söyledi. Memnuniyetle yapacağımı söyledim.

Benden Ostra'yi istedi. Oranın neresi olduğunu bilmiyordum ama bu benim için zor değildi. O benden bir şey istemişti. Ben ise bunu yapmak için ölmeye bile razıydım.

Yıllar sonra dağın başında yalnızdım. Kayaların ortasında oturuyordum. Alonst beni buraya bırakmıştı. Birilerinin geldiğini duyuyordum. Beraber gülüyorlardı. Mağaraya girdim ve saklandım. Üşüyordum. Sesler orada kalmaktan bahsediyordu. İçeri sarışın biri girdiğinde bir kayanın arkasına saklandım. Beni gördü. Kim olduğumu sordu. Cevap vermedim.Beni götürmesi gerektiğini söyledi. Onunla gitmedim. Mağarada beni tek bıraktı. Üşüyordum. Bir süre sonra biriyle geldi. Kim olduğuna bakmadım. Herkes çıktı. Sadece o ve ben kaldık. Bana üzerindeki şeyi verdi. Ne olduğunu bilmiyordum, nasıl giyildiğini de. Giymeme yardım etti. En sonunda dikkatli bir şekilde ona baktım. Dünyada gördüğüm en güzel insandı ama bir insandı.

Bana çicek getirdi. Bana ilk defa biri çiçek verdi. Sarı çiçekler. Çiçekler soldu. Benimle konuştu. Alonst gibi bana karanlık demedi. Hatta bir keresinde bana gülüşün güzel dedi. Ben gülmezdim. Gülmek zordu. Sadece bir kere güldüm. Çiçekleri gördüğümde. İsmi Jiyong. O kötü biri çünkü oda bir insan ve benim planım ilk onu öldürmek.

Benimle ilgileniyordu. Hatta dediğine göre beni seviyordu. Beni sevemezdi. İnsanlar sevmeyi bilmezdi. Bir tek ben bilirdim. Ben Alnost'u seviyordum. Babamı seviyordum. O benden burayı istedi. Onun için ufak bir fedakarlık.

Gözleri güzeldi. Gülüşü de. Onunla fazla vakit geçiriyorduk. O bir kraldı. İstediğim yerle aramızdaki tek engeldi ama onu öldürmeyecektim. Planı değiştirmiştim. İnsanlar beni sevmeye başlamıştı. O aptalların beni sevmeleri için Jiyong'un yanında görmeleri yetmişti. Bir de Jiyong'un dediği gibi gülümsedim. Jiyong gülümsememi sevmişti.

Gücümü biliyordum. Ne yapmam gerektiğini de ama o gözler her şeyden vazgeçip, onunla beraber sessizce yaşama isteği oluşturuyordu işimde. Yine de ben o kişi değildim. Oda beni tanımıyordu. Ben ne kadar yıllarca onu beklemiş olsam da her şey plan içindi. İnsanlar kötüydü. Sadece bana tapmaları gerekiyordu. O gözlere bakmamam gerekiyordu. İnsanlar tehlikeliydi. En çok da o gözler.

Tüm insanların canı cehenneme ama Jiyong iyi biriydi. Belki bir istisnaydı. Benim gibi. Alonst bana sen bir istisnasın demişti. Jiyong'da olamaz mıydı ? Çok güzeldi. Bama çiçek bahcesi yaptırdı, beni öptü. Aklım Alnost'ta. Bana yalan atmıştı. İnsanların sevmeyeceğini söylemişti, dünyadaki tek sevginin benim onu sevmem olduğunu söylemişti. Ben haindim. Jiyong'u sevdim.

Düğündeydim. Herkese gülümserken aklımda tek bir şey vardı.  Plan iptaldi. İnsanlar iyiydi, Jiyong iyiydi. Kötü olduğunu düşündüğüm tek insan vardı oda sarayın aşçısı. Bence bana garezi vardı. Hep yemeklerim küçüktü. Jiyong'u gördüm. Bana gülümsedi. O kötü aşçıyla baş edebilirdim.

Kızlarlaydım. O kadar eğleniyorduk ki mutluydum. Kızlar kocalarından bahsediyorlardı. Her seferinde Jiyong için mutlu olsamda onlar için üzülüyordum. Onlara yardım etmek istiyordum. Bu arkadaşlıktı. Arkadaşlık da sevgiye dahildi. Alonst arada aklıma geliyordu. Benimle bir kaç kez iletişim kurmayı denedi ama istemiyordum. Jiyong'u çok seviyordum. Onu her şeyden, Alonst'tan bile daha çok seviyordum.

Uyandığımda tek arkadaşlarım yoktu. Onları sorduğumda Jiyong sadece üzgünüm demişti. Üçünü birden kaybetmiştim. Neyin ne olduğumu bile bilmiyordum. Geceler boyunca ağladım. Kızları özlüyordum. Sadece kalbim artık saha güçlüymüş gibiydi. Sanki daha sevgi doluydu. Her şeye daha kolay bağlanıyordum. Jiyong ise değişiyordu. Sanki kötülük her yanındaydı. Asabiydi, öfkeliydi. Sadece bana eskisi gibi bakıyordu.

Onu öyle gördüm. Vücudunda her yer yarıktı. Kan ve siyah dumanlar çıkıyordu. O siyah dumanları yıllarca görmemiştim. En son Alonst'la plan yaparken kullanmıştım gücümü. O kadar uzun zaman kullanmadım ki onu unutmuştum ama şimdi bana ait olan karanlık, Jiyong'un bedenindeydi. Sanki dünya durdu. Bütün her şey bitti gibi hissettim. Krallarla konuştum. Alonst. Alonst yapmıştı. Beni zehirlemişti. Kalbimi dondurmuştu. Alonst bana sadece kalbimin bana ait olduğunu söylemişti ama onu da dondurmuştu. Hyorin denilen birinin Jiyong ile benim kalplerimizi değiştirdiğini söyledi. Sırf ben iyileseyim diye. Zaman geçtikçe benim kalbim onun olacaktı. Onun kalbi ise benim. Bu yüzden bana ait olan karanlık, bana ait olan güç ona geçti çünkü güç her zaman enerjisini kalpten alırdı. Benim kalbim ise arrık Jiyong'daydı.

Ben efsanevi yaratıkların organlarından, dünyadaki en güçlü büyücünün kemiklerinden olmuştum. Alonst hep benim güçlü olduğumu söylemişti. Jiyong ise sadece insandı. Bu yüzden ben o gücü taşıyabilirken, hatta Jiyong'a aşık olduğumu anlayıp o gücü görmemezlikten gelebecek kadar güçlüyken maalesef ki Jiyong öyle değildi. Mahvoluyordu gözlerim önünde. Daha karanlık oluyor, daha zalim, acımasız oluyordu. Günler birbirini kovaladı ama bu değişmedi. Jiyong güçlendikçe daha da zalimleşti. Karanlığa teslim oldu.

Jiyong'un yanına gittim. Ona Alonst'tan ve plandan bahsettim. Gözlerindeki acıyı görüyordum. Benden nefret etmiyordu. Beni hala, bu halimle bile seviyor olması daha kötüydü. Benden nefret etsin istedim ama bana olan aşkı büyüktü. Bunları anlatmama rağmen bana ağlama dedi. Sorun değil dedi ama bence sorundu. Kalbimin tamamı ona geçmeden önce, onu sevdiğim adam olmaktan çıkarmadan önce bir seyler yapmalıydım. Bu yüzden tereddüt bile etmedim. Bıçağı kalbime saplarken onun acı dolu yüzünü gördüm. Alonst haksızdı. Dünya üzerinde tek sevgi kalacak olsaydı, bu benim Jiyong'a olan sevgim olurdu.

Kırmızı işık dağıldı. Bütün bunlar saatler gibi gelse de kızlardan gördüğüm kadarıyla sadece bir saniye sürüyordu. Vitalar hala uluyordu. Sanki bir ritim tutuyorlardı. Dengem sarsıldı. Her şeyi hatırlıyordum. Jiyong'un gücü benimdi, kalbi benimdi.

Artık her şeyi biliyordum. Hatırladığım en iyi şey ise kimse benim Alonst'tan nefret ettiğim kadar birinden nefret edemezdi. Beni yaratmıştı. Benim için bir plan yapmıştı. O plan işe yaramıştı. İnsanlar kraliçeye tapmıştı, onu sevmişti, ona minnettarlardı ama Alonst durmadı. Devam ettikçe etti ve yine haklı çıktı. Alonst'un yarattığı karanlık kalp. İnsanlar o kalpten korktu. Bu yüzden korksalar bile Jiyong'a taptılar, ondan kaçtılar ama yine ona geldiler. Alonst planında başarılı olmuştu. Benim ölmeme rağmen durmamıştı. O hep başarmıştı ama bu sefer buna izin vermeyecektim. Kalbim bin parçaydı ama oturup yas tutacak zamanım yoktu. Bu yüzden goz yaşlarımı sildim. Onu öldürecektim, onun beni öldürdüğü gibi.

Çok kısa kısa yazdım ve Chaerin'in geçmişinden önemli yerlere değindim.
Yarın yb yok. Cumartesi devam ve cumartesi final olacak. Bu yüzden sizi seviyorum.
Merak edilenler?

SKYDRAGONHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin