Minzy avcunu kesti ve etrafı yeşil bir ışık kapladı. Sadece bir saniye sonra ışık dağılırken Minzy dengesini kaybetti ve Dara'ya tutundu. Titrediğini görüyordum ama şuan önümüzde bir ordu vardı. Bu yüzden hızla bıçağı kaptım.
"Sen bunu yolda yaparsın. Azizler gemiyi görmüş olmalı çoktan. Bu yüzden gitmeliyiz" dedi Daesung.
"Gidemeyiz! Kızlar onlarla" diye itiraz etti Bom. Hyorin gözlerini kapattı.
"Chaerin ve Jiyong gitsin"
"Ne ?" dedim ama Hyorin ciddiydi.
"Ayrılmak daha mantıklı. Kıyıya bizden ötede çıkın. Asker olarak çok fazlalar ama siz ikiniz ormana geri dönüp taşı halledin. Biz onları olabildiğince oyalacağız"
"Buna neden gerek var ki anlamıyorum ? Zaten benim kanımla taş gücüne kavuşmayacak mı ?"
"Bunu Jiyong sana yolda açıklasın. Tartışmaya vaktimiz yok. Gitmelisiniz"
"Hayır, hayır bu berbat bir fikir. Sizi yalnız bırakmayacağız" diye itiraz ettim ama Jiyong kararını vermişti bile. Ona cidden çok sinirliydim ama beni kolumdan tutuğunda onu itmedim.
"İyi olacak mısınız ?"
"Eh büyük bir ordu ama sen dönenene kadar idare ederiz" dedi Seunghyun
"Savaşmayacağız! Kızlar elinde diyorum size ? Onlara zarar gelemez" dedi Bom tekrardan. Kafa sallayıp onu onayladım.
"Size bir şey yapamazlar." dedi Dara. Ona döndüm.
"Yapmalarına izin vermeyeceğim. Savaşmadan teslim olalım. Ben azizleri oyalarım. Siz şu lanet taşı artık işe yarar hale getirin ama ikiniz yapabilecek misiniz ?"
"İkisi olmak zorunda daha fazla kişi dikkat çeker" dedi Daesung. Jiyong ile ne yapılacaksa idare edebilirdik ama kızları tek bırakmak istemiyordum.
"Nasıl kenara çıkacağız ?"
"Biz gemiyi kıyıya sürerken dikkatleri bizim üzerimizde olacaktır. Taş ile beraber kenara yüzün"
"Denizin altından yürüyün" dedi Seungri. Hepimiz ona döndük.
"Dara şu uçurumdan atladığımızda yaptığın şey..onu yapamaz mısın ?" dediğinde Dara kafa salladı. Uçurumdan neden atladıklarını merak etsem de kapımızda bir ordu varken sorgulamak mantıklı değildi.
"Yapabilirim ama bu en fazla 5 dakika idare eder sizi"
"O zaman gemi kıyıya yaklaştığında gemiden atlarlar. Böylelikle dikkatte çekmemiş olurlar" dedi Seunghyun. Herkes bu fikri onayladığında Seungri gemiyi tekrar çalıştırdı. Jiyong ve ben görünmemek için arka tarafına sakladığımızda Dara yanımızdaydı.
"Dikkatli olun"
"Sizde Chae. Lütfen...kendine zarar vermeden bize gel" dediğinde kafa salladım. Kıyıya yaklaştığımız her saniye kalbim deli gibi hızlanıyordu. Jiyong elimi tuttu.
"Bir şey olmayacak" dediğinde kafa salladım ama inanmıyordum. Her bir şey olmayacak dediğimizde bir şeyler çıkıyordu karşımıza.
"Kızları da koruyun. Dara çok endişeliyim" diye itiraf ettiğimde gülümsedi.
"Biliyorum çünkü bende endişeliyim ama hadi bu işi bitirelim" dediğinde gülümsedim. İkimizde geminin ucunda durduk. Dara kafamızın olduğu üzerinden geçen bir halde oluşturdu.
"Alonst'u yeneceğiz" dediğimde halka tamamlandı.
"Biliyorum çünkü sen bizimlesin" dediğinde gülümsedim. Jyong tek elinde taşı tutarken boştaki eliyle elimi kavradı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SKYDRAGON
FantasiGücümü biliyordum Ne yapmam gerektiğini de Ama o gözler her şeyden vazgeçip, onunla beraber sessizce yaşama isteği oluşturuyordu işimde. Yine de ben o kişi değildim Oda beni tanımıyordu. Ben ne kadar yıllarca onu beklemiş olsam da.
