seni şu an öpebilirim

710 68 72
                                        

Yugyeom o gün silahı kullanmada pek başarılı olamadı. Jaebum'un yüzündeki hayal kırıklığını görmüştü ama umursamamayı seçti. Onu en başından uyarmıştı değil mi? Bu tür şeylere yatkın değildi. Hiçbir zaman olmamıştı.

Odasında uzanmış tabanı izlerken aniden kapısı açıldı. Kafasını kaldırıp kim olduğuna baktı ve Kunpimook olduğunu görünce gülümseyip el salladı. "Hey Bam." Ona bu aşıyla sesleniyordu. Hem sinir etmek için...Hem de tatlı geldiği için. "Hey...herkes yemeğe çıkmak için hazırlanıyor ama ben gitmeyeceğim. Açsan hazırlan diyecektim." Yugyeom başını sağa sola salladı ve gözlerini kapadı. "Hayır aç değilim ben de... Uzanacağım yorgunum." Kunpimook'un yanına geldiğini, yatağın çöküşünden anlamıştı. Gözlerini açıp tekrar ona döndü. "Efendim?" Kunpimook dolgun dudaklarını yaladı. "Bir şeyler içeriz diye düşünmüştüm. Jaebum Hyung'un içki koleksiyonundan bir şeyler aşırabilirim." Yugyeom tek kaşını kaldırdı. "Sana kızmaz mı?" Kunpimook omuz silkti. "Bana kıyamaz...neyse içecek miyiz?" Yugyeom başını sallayıp gerindi. "İçelim."

Herkes gitti ve Kunpimook içki dolabından tekila şişesini dikkatle çıkardı. Bardaklara koydu ve şişeyle birlikte odaya girdi. "Hey!" Yugyeom yattığı yerden kalktı ve bir ona bir de elindeki şişeye baktı. "Shot mı...atacağız?" Kunpimook omuz silkip tepsiyi yatağa bıraktı ve kestiği limonları kenarı dizdi. "Evet? Ne? Yoksa vücudun kaldıramaz mı?" Yugyeom kaşlarını çattı ve mırıldandı. "Senin için söyledim ben..." İkisi de bardağı kavradı ve kafalarına dikti. Boğazlarının yanmasını umursamadan limon dilimini ısırdılar. Kötü değil tam tersine harika hissediyorlardı.

Bir süre konuştular. Kaç tane içtiklerini saymamışlardı. Ama Kunpimook'un hafifçe dönen başı ona bazı mesajlar veriyordu. Çık o odadan. Yanlış bir şey yapmadan çık! Yugyeom ise gülümsüyordu. Aklında bir şey yoktu. Bu hali onu mutlu ediyordu. Sanki hiç sorunu yokmuş gibi hissediyordu. Bir süre Bambam'e boş boş baktığında yerinde kıpırdadı. Dudaklarını yalayıp mırıldandı. "Bir şey söyleyeceğim." Kunpimook başını kaldırıp ona baktı. "Hm?" Yugyeom'un güzel yüzüne bir gülümseme yayıldı. "Seni şu an öpebilirim." Yugyeom dediklerinde ciddiydi.

Son bir saattir onu izliyordu ve o...o aniden çok yakışıklı gelmeye başlamıştı.  Saçları, yüzü, elleri, ses tonu, gülüşü ve sayamadığı bir sürü şey. Kunpimook olduğu yerde kaldı. Yugyeom'un simsiyah gözleri, kalbinin hızlı atmasını sağlıyordu. Gülümseyip başını sağa sola salladı. "Sarhoşken olmaz Yuggy... Kalkınca istemeyeceksin." Yugyeom göz devirdi. "Şuraya gel de seni öpeyim." Dudaklarını büzdü. Kunpimook bunun hayalini çok kurmuştu. Yanağını uzatınca Yugyeom kaşlarını çattı. "Öyle değil aptal...dudağından!" Kunpimook hareket etmeyince Yugyeom ofladı ve onun saçlarını kavradı. "Ne yapıyors-" Kunpimook sözünü bitirmeden yumuşacık dudaklar onun dolgun dudaklarıyla buluştu. Yugyeom geri çekilmedi. Kunpimook dudaklarından alev çıkıyormuş gibi hissetti. Onu itmek için ellerini omzuna koydu ama Yugyeom bu olamadan geri çekildi. 

"Ellerini belime koy." Sesi kesindi. Sadece alkol konuşmasını etkiliyordu. Dudaklarını yaladı ve Kunpimook'un donup kalmış ellerini omzundan alıp beline yerleştirdi. Kendini tekrar ona itti ve dudaklarını onunkilere bastırdı. Tadı...çilek gibiydi. Kunpimook alkolün verdiği etkiyle kendini bunun normal olduğunu inandırdı. Bu. Normaldi. Belindeki elleri sıkılaştırdı ve onu iyice kendine çekti. Dudakları birbirine uyumlu bir şekilde hareket ederken Yugyeom onun alt dudağını hafifçe ısırdı ve çekiştirdi. Ağzından minik bir inleme kopan Kunpimook geri çekilmek için bir hamle yaptı ama Yugyeom bunu istemiyordu. O daha fazlasını istiyordu. Onu tişörtünden tuttu ve dengede kalmaya başardı. Kucağına oturdu ve dudaklarını ayırdı. "İstiyorsun...ama aptalın tekisin." Göz devirdi. Kunpimook gözlerini kaçırıp mırıldandı. "İstediğimi nereden anladın ki..? Belki de istemiyo-" Sözünü kendi inlemesi kesmişti. Gözleri kocaman açılırken Yugyeom'un ona sürtündüğünü anladı. "J-jinyoung beni öldürür Yugyeom lütf-" Tekrar inledi. Yugyeom ne zaman ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu. "Neden? Beni sevdiğini bilmiyor mu?" Alayla güldü. "Bunun mümkün olabileceğini düşünmüyordum Bam..." Mırıldanıp dudaklarını boynuna bastırdı. Sarhoş olunca kontrolünü gerçekten kaybediyordu. Kunpimook uyandığında pişman olacağından emindi. Yugyeom böyle biri değildi ki...

Kunpimook gözlerini kapadı. "Lütfen...ne yaptığını bilmiyorsun." Yalvarıyordu. Durması için yalvarıyordu. Oysa onu o kadar istiyordu ki... Yugyeom geri çekilip Kunpimook'a baktı ve...ve gerçekten durdu. Derin bir nefes aldı ve dudaklarını son kez öptü. "Aptalın tekisin..." Diye mırıldanıp gözlerini kapadı ve başını onun göğsüne yasladı. Bir süre sonra nefes alışverişleri düzene girdi. Uyumuştu. Kunpimook derin bir nefes aldı ve mırıldandı. "Ben aptalın tekiyim..." Gülümsedi ve Yugyeom'a baktı. 

"Ama seni seviyorum." 

~~~~~~~~~~~~~

💚

-Light

seoul driftHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin