yuggy, teşekkür ederim

594 70 60
                                        

"Jackson ve Jaebum...arkadaşlardı, yani öylelermiş." Omuz silkti. "O aralar bu yarışlar umrumda değildi. Tek umrumda olan Jaebum'un o yarışlardan sağlam çıkmasını sağlamaktı. Jaebum, Shownu, Namjoon ve ben çocukluk arkadaşıyız ama Jaebum'la ailelerimiz çok yakındı. Diğerlerine göre oldukça yakındık. Bu yüzden genelde üstümde onu koruma sorumluluğunu hissediyorum." Güldü. Yugyeom da onunla gülümsemişti. "Büyük olan o olduğu halde!" Başını sağa sola salladı. "Her neyse...liseye geçtiğimizde, Jaebum şu aptal yarışlara katılmaya başladı. Ben de ona bir şey olmasın diye peşinden gidiyordum. Bana annesinden beter olduğumu söyleyip duruyordu ama bu o zamanlar pek umrumda değildi...sorsan şimdi de değil." Gülümsedi. "Sadece onu korumayı seviyorum. İnsanları korumayı." Birkaç saniye duraksadı. "Her zaman yapamasam da..." mırıldandı ve sanki düşünceden kurtulmak istiyormuş gibi başını sağa sola salladı.

"Jaebum yarışlara giderken birkaç arkadaş edinmişti. O zamanlar çok dışa dönüktü. Yarışlara gelip durduğumdan arkadaşları da beni tanıyordu. Takımlar kurmuşlardı. Jaebum'un takımı fazla büyük değildi. Üç kişiydiler. Jackson da bunlardan biriydi." Diğerinin kim olduğunu sormak istese de Yugyeom ağzını kapalı tuttu. "Shownu'nun grubu yedi kişiydi. Namjoon'un da öyle. Jaebum bana katılmam için yalvardı ama her yarışta ölüm tehlikesiyle yüz yüze gelmek bana göre değildi. Jackson biraz daha utangaçtı... Göz göze geldiğimizde ya başını çeviriyor ya da öksürük tutmuş gibi yapıyordu." Yugyeom kahkaha attı. "Öksürük mü? Bu çok saçma!" Jinyoung başını sallayıp kıkırdadı. "Bence de öyle! Ahh her neyse. Jackson birkaç kere rica etti ama dediğim gibi...araba kazasında ölmek bana göre değildi. Bu yüzden onu hep reddettim. Jackson...onunla olan minik diyaloglarımızda genelde beni güldürmeyi başarırdı. Ama pek uğraşmazdı bilirsin...öylesine biri gibi görüyordu beni. Ondan ilk başta çok etkilenmiştim ama o kadar da önemli olmadığımı ya da bana bakmayacağını hissettiğimde pes ettim.

Yanına gitmeyi bıraktığım zaman garajda takılmaya başladım. Yarış yapılmadan önce arabaların kontrol edildiği yerde. Kihyun'u orada gördüm Shownu'ya bir önceki yarışın son olacağına söz verdiğini ve hep aynı şeyi yaptığıyla ilgili bir şeyler söylüyordu. Shownu gülüp geçti, pek ciddiye almıyordu." Güldü. "Kim onu o pembe saçlarla ciddiye alır ki..? Her neyse Shownu yarışa başladıktan sonra arka tarafa bir yere gitti. Ben de peşinden gittim. Bir kasa birayı yanına koymuş havaya boş boş bakıyordu. İlk başta benimle pek konuşmadı ama sonradan düşündüğümden daha da iyi anlaştık. Kihyun ve ben...aynı düşüncelere sahiptik. En azından o zamanlar. O da yarışmanın saçma olduğunu düşünüyordu ve Shownu için oradaydı." Omuz silkti. "Herkes yarışmaya dalınca baş başa kalıyorduk ve konuşuyorduk. Ona her şeyi anlatıyordum, o da bana. Beni güldürüyordu, ne olursa olsun bunu yapabiliyordu." Yatak örtüsüne bakıp gülümsedi. "Eh...ben de etkilendim. Sanırım beş ay falan birlikte kaldık. Sonra onu biriyle gördüm." Göz devirdi.

"Bir kere çocuk yakışıklı bile değildi." Yugyeom güldü ve eliyle ağzını kapadı. Jinyoung da gülüp omuz silkti. "Gerçekten! Ahh her neyse sonuç olarak sadece beni güldürmüyormuş. Benimle birlikte üç kişiyi daha." Yugyeom kahkaha atıp kendini yatağa bıraktı. "Aman Tanrım...doyumsuz herif." Jinyoung kıkırdadı. "Ağlayarak Jackson'a gittim ve her şeyi anlattım. Gidip onu öyle bir dövdü ki..." Gülümsedi. "Onu dövmese de olurdu ama...çok değerli hissettirdi." Omuz silkip Yugyeom'un yanına uzandı. "Sonra...Jackson'ın, Kihyun'a duyduğu nefret her beni özür dilemek için aradığında ve az önceki gibi konuştuğunda büyüdü. Zaten üstünden çok geçmeden Jackson ve ben yakınlaştık." Yugyeom başını sallayıp bir süre tavanı izledi.

"Bir dakika yani bana arabada söylediğin hikaye..." Jinyoung gülmeye başladı. "Yanakların kızardığında tatlı duruyorsun! Ben de bunun için elimden geleni yaptım!" Yugyeom doğrulup Jinyoung'a vurmaya başladı. Tüm gücünü kullanmıyordu. Sadece dalga geçiyorlardı. "Bana yalan söyledin! Yanaklarım kızarsın diye mi?! Tuhaf fetişleriniz var Bay Park!" Jinyoung kahkaha atmaya devam etti. Sakinleştiklerinde tekrar yan yana uzandılar. "Yuggy?" Yugyeom gülümsedi. "Hm?"

"Teşekkür ederim."

~

💚

-Light

seoul driftBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin