4.Bölüm

7 2 0
                                    

"Kollarında neden morluk var?" Soruğum soruyla küçük kızın bakışları bana döndü. Yüzünü net olarak göremiyordum.

"Morluk değil onlar, boya. Boyuyorum ben hep kollarımı" kaşlarımı çattım. Neden kollarını boyuyordu ki?

"Neden kollarını mora boyuyorsun?" Ellerimi tuttu, yüzüme baktığını hissedebiliyordum fakat yüzü nedense net değildi.

"Çünkü mor rengini seviyorum"

Yüzüme vuran güneş ışığıyla yüzümü buruşturdum. Gördüğüm rüyanın ne demek olduğunu anlayamamıştım. Önümde küçük bir kız olduğunun bilincinde gibiydim fakat nedense bedeni tam anlamıyla net değildi. İkimizin de küçük olduğunu fark etmiştim. Ama nedense o kızın kim olduğunu bulamıyordum çünkü benim böyle bir anım yoktu.

Kollarında morluk olan bir arkadaşım hiç bir zaman olmamıştı.

Telefonumun titremesiyle komidinin üzerinden alıp ekrana baktım. Yağız arıyordu. Telefonu açıp kulağıma götürdüm.

"Konuş" hattın diğer ucundan gülme sesi gelmişti.

"Sanada günaydın Asyacık!" Göz devirdim.

"Hayatım ben seni şey için aramıştım, sanırım ipucunu buldum" kaşlarımı çattım. İpucunu ne ara bulmuştu?

"Neymiş?"

"Lunapark" üzerimdeki yorganı attım ve ayağı kalktım. Dersimin başlamasına bir saat vardı.

"Eminmisin? Ayrıca sen bu bilgiyi nereden buldun?"

"Özgürle ev bakıyorduk. Sonra birden bir çocukla annesi geçti karşımızdan lunaparka gidelim dedi, annesi de ne işimiz var orda dedi, çocukta geceleri daha ışıltılı oluyor gece gidelim lütfen falan yaptı sonra bizim de aklımıza lunapark geldi" yağızla konuşurken mesajlaşma yerini açıp oyunun gönderdiği ipucunu bir kez daha okumuştum.

Lunapark da ki bazı aletler adrenalinden dolayı korkutuyordu fakat insanlar hem korkuyor hem de eğleniyordu. Geceleri rengarenk ışıklara sahipti, sabahları da ışıkları vardı fakat pek bir etkisi olmuyordu. Lunapar olabilirdi.

"Tamamdır, akşam buluşalım" telefonu kapattım ve cebime koyup hazırlandım.

Aden ve Sayenin dersi sabah başlamıştı. Benim derslerim bugün öğlen başlayacaktı. Hazırlandıktan sonra siyah sırt çantamı aldım ve telefonumla kulaklığımı da aldıktan sonra evden çıktım. Kampüse gelene kadar müzik dinlemiştim. Sınıfa girdikten sonra Durunun yanına oturmuştum. Benden bir kaç saniye sonra da hoca girmişti sınıfa.

Ders her zamanki gibi geçip gitmişti, yazı yazmaktan ziyade hocaya tam anlamıyla kafamı veremiyordum çünkü kafam çok doluydu. Eve gidince kesinlikle notlarımla tekrar yapmam gerekecekti. Zil çalınca eşyalarımı topladım ve Duruyla birlikte sınıftan çıktık. Bugün bir dersimiz vardı neyseki.

"Ders boyunca konuşamadık, ne düşünüyorsun?" Duruya çevirdim bakışlarımı. Ne düşündüğümden çok Alperle aramda ki ilişkiyi sorduğuna emindim.

"Sadede gel" tebessüm etti. Bu hallerime fazlasıyla aşina olduğu için yadırgamıyordu.

"Alperi görünce ne hissettin? Allah aşkına lütfen cevap ver Asya, dünden beri içim içimi yedi!" Göz devirdim. Neden çevrem de bu kadar meraklı insanlar olmak zorundaydı?

"Bilmiyorum" yüzüme emin olmak istercesine baktı. O sırada Adenin bize seslenmesiyle gözlerim onu buldu.

"Asya bitti mi dersin?" Başımı salladım. Aden farkında olmadan beni Durunun sorgusundan kurtarmıştı.

OYUNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin