79.Bölüm

4 2 0
                                    

Bazen olaylar istediğimiz gibi gitmezdi. Bir an da kendimizi buluverirdik o durumun içinde. Oysa ki biz insanlar her zaman bir şeyler üzerinde hakimiyet kurmayı severdik. Öyleyse neden hayatımız üzerinde hakimiyet kuramıyorduk?

Sandiviçi tepsiye koyduktan sonra kızlarla birbirimize baktık. Söylene söylene hazırladığımız bir atıştırmalık olmuştu. Tabi arada pamire de zıkkım yemesi ile ilgili şeyler söylemiştik ama bunu diğerleri duymasın diye sessiz dile getirmiştik. Tepsiyi elime alırken kızlar da yanımda geliyordu. Mutfaktan çıktığımız anda asık suratımız düzeldi ve ilk Aden konuştu.

"Portakal suyunu da koyayım, kendi ellerimle sıktım" yağız kaşlarını kaldırdı. Böyle hani "harbi mi?" dercesine. Sanırım içten içe şuan aldatıldığını hissediyordu.

"Aden hanıma da bakın siz...bana bile kendi ellerimle portakal sıkmadın ya yazıklar olsun sana!" Aden sadece göz devirmekle yetindi. O sırada Alperin gözleri elimde ki tepsiye kayıp duruyordu. Böyle elinde olsa net elimde ki tepsiyi alır bir yere fırlatırdı herhalde. O derece sert bakıyordu tepsiye.

"Aa şarj aleti de istemişti, unutmadan onu da alayım" Özgür yumruğunu sıktı. Üçü de böyle gerim gerim gerildi. Hatta öyle bir gerildiler ki ağızlarını açtıkları anda kavga çıkacağını bilmeseler kesinlikle şuan suskun kalmaz hatta pamire hizmet etmemize de izin vermezlerdi. "Ben bir şey demiyorum artık!" dedi sinirle Alper ve elinin altında ki yastığı alıp yere fırlattı. Hırsını yastıktan çıkardı kıyamam.

Kıyamam?

Kıydın! Alperciğimiz senin yüzünden çok sinirli şuan

Beter olsun üçü de

Ne o? Sayeye mi benzemeye başladın sen?

Ben napıyordum? Gerçekten bir an duraksadım. Niye onları kudurtuyordum ki? Suçlu olan bizdik. Pamir ne kadar kardeşim olursa olsun yaptıklarının düzgün bir mantığı yoktu bir kere. Bu durumda haklı olan Alperler oluyordu. Hatta pamirin evde olmasıyla ilgili daha fazla sinirlenip hesap sormaları daha da beklenirdi.

"Hadi çıkalım da Pamir daha fazla aç kalmasın" dedi saye ve üçümüz de bir şey demeden üst kata doğru ilerledik. Arkamızdan kesinlikle güzel bakmadılar bundan emindim. Üst kata ulaştıktan sonra Saye kapıyı tıklattı ve "gel" komutuyla içeri girdi. Pamir en azından Alperleri çıldırtmamak adına gidip misafir odalarından birinde kalmıştı.

Neyse bu da iyiydi

Odaya girdiğimiz anda yatakta uzanmış ve telefonuyla ilgilenen bir pamirle karşılaştık. Önce odaya giren bize ardından elimde ki tepsiye baktı.

"Oo, sandiviç mi hazırladınız? Biraz hafif bir atıştırmalık ama olsun. Bugünlük bir şey demeyeceğim"

Göz devirdim. Bunu gören Pamir ise sadece göz kırptı. Gevşek gevşek sırıtıyor adeta tepsiyi kafama geçir diyordu. Birazdan onu dinleyecektim o olacaktı! Saye kapının altında bir şey görmüş gibi oraya baktı ve birden bana dönüp gözleriyle kapıya bakmamı işaret etti. Arkamı dönüp kapıya baktığım anda kapının altında gördüğüm gölgeyle gözlerimi kıstım.

Biri vardı

Ya da birileri...

Sayeyle ikimiz de aynı anda Adene dönerken Aden umursamaz bir ifadeyle pamire bakıyordu. Tam ağzını açmıştı ki saye tarafından susturuldu. "Pamirciğim! Afiyet olsun! Başka bir isteğin var mı?" Derken ben de tepsiyi kucağına koymuştum. Aden bir anda niye bu kadar samimin olduğumuzu anlayamamış ve garipçe bakmıştı yüzümüze.

"Yani şimdilik yok gibi..." Pamir de tepkimizin nedenini anlayamazken saye gülümsedi ve Pamirin sırtında ki yastığı düzeltti. "Olursa hiç çekinme, seslen bize biz geliriz. Kendini yabancı gibi de hissetme"

OYUNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin