87.Bölüm Final

3 2 0
                                    

Sonu kötü biten kitapları hiç sevmezdim. İnsanları gereksiz yere üzdüğünü düşünürdüm. Oysaki asıl insanları üzen şeyin okudukları kitapta kendilerini buldukları karakterlerin ölümü olduğunu anlayamamıştım.

Bir karakteri okur, çok sever, çok bağlanırdık. Ve zamanla o karakterde kendimizden bir şeyler bulurduk. Bizi ona bağlayan şey benzerliğimizdi. İşte bir kitap kötü son olunca en çok bundan yaralardı. Önemli olan o karakterin ölmesi değil, kendinden bir şeyler bulup bağlandığın karakterin mutlu sonu hak etmemesiydi.

Pamir gelmişti. Ona karşı olan inancımı boşa çıkarmamış ve gerçekten gelmişti. O an içimde ona karşı bir yakınlık hissettim fakat gelmesine sevinemedim. Son bir kaç saattir öğrendiğim şeyler o kadar ağırdı ki kaldıramıyordum. Bir süreden sonra ise sanki gerçek değilmiş gibi geliyordu. Bir şeyleri duymuştum fakat hâlâ zihnim onu sindirememişti. Bu yüzden tam tepki veremiyor gibiydim.

"Geç mi kaldım?" Durunun şaşkınlık dolu ifadesi bir an için kırıldı ve bana baktı. Büyük bir kırgınlıkla. Bu aralar ne çok insan bana böyle bakıyordu. Sanki ben olmasam asla sıkıntı çekmeyecek gibiydiler. Pamir hâlimi gördü ve keskin bakışları direkt Duruyu buldu.

"Bumuymuş o çok anılan oyun?" Duru ona bakıp alayla güldü ve pamiri baştan aşağı süzdü. "Hayatta bir halt beceremeyen ve yaşamının bir önemi olmayan biri için fazla keskin konuşuyorsun" pamire bakmayı kesip arkamı tamamen döndüm. Duruyla gözlerimiz tekrar buluştu.

"Bunu senden beklemezdim"

Asıl ben bunu senden beklemezdim...

"Sen bana dememişmiydin suçlu insanları öldürüyorum diye, onların bir suçu yok Duru. Bırak gitsinler. Onlar gitsin biz de birlikte gideriz buralardan!" Duru sinirle başını iki yana salladı. Neden onları öldürmekte bu kadar ısrarcıydı? Gaz iyice odayı sarmıştı ve zaman gittikçe tükeniyordu. Bir deyler yapmak zorundaydım!

"Onlar suçlu! Seni defalarca üzdüler! Bedelini ödeyecekler" bir an duraksadım. Pamirse arkamda duruyordu ve harekete geçmek için benden bir işaret bekliyordu.

"O zaman beni de öldür! Ben de seni üzmedim mi Duru? Ama yapamazsın değil mi? Çünkü beni seviyorsun" sessiz kaldı. O susunca ben de inadına devam ettim. "Sen beni sevmiyorsun. Eğer sevseydin ailem olarak gördüğüm insanları öldürmeye çalışmazdın!" Duru tiksintiyle bilgisayar ekranını gösterdi.

"Onlar senin ailen falan değil! Senin hayatta tek bir ailen var o da benim! Sen benim kardeşimsin!"

Normal değildi. Bunun zaten farkındaydım fakat o benim kardeşimdi. Neden bu kadar değişmişti ki? Neden geçen her saniye düzeleceğine olan inancım köreliyordu?

Ben onun düzeleceğine inanmak istiyordum. Bir gün birlikte dışarı çıkmak, gezmek, dolaşmak istiyordum. Ben onunla birlikte geçirebileceğim bir gelecek istiyordum. O benim kardeşimdi. Ama her saniye bu düşüncem gittikçe azalıyordu çünkü o kendini çok fazla kaybetmişti.

"Yalnız bende varım" Pamirin kendini göstermesiyle Duru alayla onu süzdü. "Sen sadece yasak bir ilişkinin meyvesinin. Onun hiç bir şeyi olamazsın!" Ona bunu demeye hakkı yoktu! Pamir zaten zor şeyler yaşamıştı! Yasak bir ilişkinin çocuğu olmak yeterince zorken, ve yıllarca annesi olan kadına teyze diye hitap etmenin yükünü daha kaldıramamışken onunla alay edilmesine izin veremezdim.

"Düzgün konuş!" Duru bana baktı. Sanki benim onu tanıyamadığım gibi o da beni tanıyamıyordu.

"Pekâlâ. Saçma kardeşliğinizi tartışacak değilim. Bu durumdan da sıkıldım. Sanırım bir şeylerin çabuk bitmesi için ölümü hızlandırmalıyım" Duru az önce bastığı düğmeye doğru ilerleyince Pamir hızla ona doğru atıldı ve onu tuttu. Duru ise Pamirin ayağına basmış ve dengesini kaybetmesini sağlayıp onu hızla itmişti. Pamir saniyeler içerisinde yere düşünce Duruya baktım.

OYUNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin