Yağmurum

1.2K 50 12
                                        

Video sadece göz dağıydı. Biliyordum. Vazgeçmezsem diğer videoyu gönderecekti Anıl'ın ailesine. Ve o kanlı sahneleri açıklamak mümkün değildi. Bu defa Anıl da kurtaramazdı beni. Ailesine karşı durmasını istemiyordum. Ama onsuz olmak da işime gelmiyordu. Benimle birlikte onun da başının yanması da söz konusuydu. Peki ya ailesi? Onlara karşı beni mi koruyacaktı? Ben olsam korurdum orası ayrı. Ama onun ailesi normal ve ilgili bir aileydi. Ondan ailesiyle görüşmesini engelleyecek bir şey isteyemezdim. O kadar da bencil olamazdım. Kafam sürekli böyle kısır döngülere maruz kalıyordu. Böyle giderse akıl sağlığı denen bir şey kalmayacaktı bende. Zaten yaşadığım onca şeyden sonra ayakta kalmam mucize gibiydi. Herhalde bir darbe daha alırsam sonum olacaktı. Ki o darbenin geleceği artık kesindi. Elinde balyozla geri sayan da Savaş'dı. Anıl'la konuşmam gerekiyordu. Ne kadar zor olursa olsun bunu aşkımıza borçluydum. Gergin halimin geçmesini bekleyemeden yanına oturdum. Otururken derin bir iç çektim.

"Anıl?"

"Efendim sevgilim?"

"Bir sorunumuz var."

"Annemin itirazları önemli değil Tuğba'm. Onu dinlemeyeceğimi biliyorsun."

"İtiraz etmesi için başka sebepler edinecek. Sorunumuz bu."

"Neyden bahsediyorsun?"

"Ulaş. Onu öldürdüm. Unuttun mu?"

"Sevgilim o konu kapandı. Annemin öğrenmesi söz konusu bile değil."

"Savaş'da videolar var."

"Olsun. Ortaya çıkaracak göt yok onda. Hem neden yapsın ki? Aldı intikamını. Artık uğramayacağını söyledi ya."

"Senden ayrılmazsam ailene gösterecek videoyu."

"Ne? Neyden bahsediyorsun sen!"

"Bir süredir tehdit ediyor beni bununla."

"Ve yine sen benden saklamayı mı seçtin?"

"Anlamıyorsun. Kavga etmeni istemedim. Hem kavga etsen de işe yaramayacak."

"Onu doğduğuna pişman edeceğim!"

"Hayır Anıl!"

"Bizden aldığı bedeller yetmedi demek. Adi şerefsiz!"

"Anıl! Beni duyuyor musun sen? Benim yüzümden yeterince belaya bulaştın zaten."

"Sen benim hayatımsın Tuğba! Belasını sikeceğim o pezevengin!"

"Ailene bunu savunamazsın. Bunun kabul edilecek bir yanı yok!"

"Kim karşı çıkarsa çıksın umrumda değil! Gerekirse seni alır giderim buralardan. Önemli olan tek kişi sensin benim için."

"Bunu yapmana izin veremem. Senden böyle bir fedakarlık yapmanı istemiyorum."

"Fedakarlık mı? Seni bırakırsam ne hale gelirim biliyor musun?"

"Ben de sensiz olmak istemiyorum. Ama ailenden olmana izin veremem diyorum sana."

"Benim kararıma saygı duyup, kim olursa olsun evleneceğim kişiyi kabul edecekler. Aksi takdirde ailem değillerdir."

"Anıl..."

"Tuğba bu defa senin dediğin olmayacak! O pisliğin icabına da bakacağım."

***************************

Koltukta oturmuş bu üç inatçı erkekle uğraşmayı hak edecek ne yaptığımı düşünüyordum. Üçü de laftan anlamayan eski kafalı barbarlardı. Nitekim sözlerimin değeri yoktu üçünün de kulağında. İsyan bayrağını göndere çekip ayağa kalktım hızla.

UmursamazHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin