Dansımız devam ederken tenim yanıyordu. Baştan ayağa tutuşmuş haldeydim Anıl'ın elleri altında. Dokunuşu da bakışları gibi sıcacıktı. İşte tam istediğim şeydi bu. Bu adam her şeyiyle benim için yaratılmıştı. Dünyadaki bütün erkekler kapımda köle olsa umursamayacağım adam. Tek bakışına yeryüzünü yıkabileceğim adam. Tabiatımı ezbere bilen, ebedi benim olan adam. Her hareketini öğrenmek istediğim yegâne kişi. Konuşmadan da sevişebilen gözleri, dokunuşuyla eriten elleri, nefesiyle hayat veren dudakları... Hepsi benimdi. Bunu bilmek hatta arada bir tekrarlamak müthiş hissettiriyordu. Benden güzel sevgilim... Muzur bakışlarıyla vücudumu, tek sözüyle ruhumu ateşe veren sevgilim... Gözlerine bakarak ağlamak istiyordum. Aşkımdan ağlamak istiyordum. Bunda bir gariplik var mıydı? Her santimim onun için nabız alıyordu. Gözyaşlarım da dahil olmak istiyordu bu kurala. Onun için nedensizce ağlayıp akmak istiyordum ellerine.
Bulut da Şule ile dans ediyordu. Masada yalnız kalan Efe için üzülsem de belki biriyle bakışır diye düşünüp dansı bırakmamıştım. Anıl'la hiç konuşmadığımız bu konuyu açmayı ve fikrini almayı istedim.
"Sevgilim?"
"Efendim güzelim."
"Efe diyorum. Acaba ne zaman birini bulmak isteyecek?"
"Bilmem. Ama bu konu beni de sıkıyor. Senden vazgeçmesini en çok ben isterim biliyorsun."
"Ben o yönden istemiyorum ki sevgili bulmasını. Mutlu olsun, önüne baksın, hayatını yaşasın istiyorum."
"Biliyorum Tuğba'm. Şaka bir tarafa ben de istiyorum mutlu olmasını. Ama buna o karar verecek. Yapacak bir şey yok."
"Haklısın. Ama az önce bakan kızları işaret ettim, istemedi yine. Çok hoş kızlar var etrafta halbuki."
"Yakında vazgeçecek bence."
"Nereden biliyorsun?"
"Evlenmemize az kaldı çünkü."
"Evet."
"Bu arada bir tarih belirleyelim artık. Ne dersin?"
"Tamam. Şu mezuniyet ve lys meseleleri hallolsun işlemlere başlarız. Ama sınav sonuçlarını görmemiz de lazım."
"Sonuçları ne yapacağız kızım. Erteleme beni."
"Ailene iyi bir üniversiteye girdiğimi göstereyim ki sorun olmasın."
"Boşversene. Onlara bir şey ispatlamak zorunda değilsin. Hem çalışman gerekmiyor biliyorsun."
"Anıl bazı gerçekleri atlıyorsun. Eğer o videolar annene giderse neler olacak düşündün mü hiç?"
"Gitmeyecek! Giderse de gitsin. En fazla itiraz ederler. Onları takacak değilim. Hem oğullarının yardım ettiği bir suçu ihbar edemezler zaten."
"İtirazları önemli değil mi yani? Onlar senin ailen. Rızaları olmadan mı evleneceksin?"
"Benim ailem sensin artık. Buna itirazları varsa da önemli değil. Şirketlerinde çalışmadan da yaşayabiliriz herhalde."
"Orası öyle de. Seni zora sokmak istemiyorum ben."
"Senin için çalışmak zor olmaz benim için. Aksine zevk alırım."
"Seni hak edecek ne yaptım ben? Bunu çok düşündüm biliyor musun?"
"Asıl ben seni hak etmiyorum Tuğba'm. Beni dünyanın en mutlu adamı yapıyorsun. Karşılığında bırak da üstüme düşen sorumlulukları alayım."
"Barı bırakmıyorum o zaman."
"Bırakma güzelim. Şarkı söylerken mutlu olduğunu görüyorum. Bırakmanı zaten istemem."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Umursamaz
Teen FictionStandart hayatının sona ermesiyle karanlığına çekilen canlar... Bir insan ne kadar umursamaz, ne kadar güçlü olabilir? Ya da insanın acı veya umursama sınırı nedir? Öğrenmek zor değil... Karanlığıyla aşkı, arkadaşlığı, düşmanlığı tadan Tuğba'nın hi...
