Bölüm 17

868 88 13
                                    

YoonGi

Jimin'le beraber arabaya bindik. Jennie'yi bıraktıktan sonra onlarla bir işimiz kalmamıştı. Bu yüzden eski hayatımıza dönmeye hepimiz hazırdık. Jin hyungun yanına döndükten sonra onla konuşacağım. Artık Tae için bir tehlike kalmadığına göre herkes eski hayatına geri dönebilirdi. Bu herkesin birleşip bir arada kalma olayı da saçmaydı zaten. Jin hyungu neden dinledim bilmiyorum. Sonuçta Tae'ye kendi ailesi bakabilirdi. Düşüncelerimi bölen Jimin oldu.

"Hyung? "

"Hm? "

"Üzülüyor musun? "

"Ne için? "

"Onlarla bir daha görüşmeyeceğiz. "

"Bunda üzülecek ne var Jimin? Yoksa sen üzülüyor musun? "

"Yani Rose iyi bir kızdı. "

"Jimin-ah karşına ondan daha iyi kızlar çıkar. Saçmalamayı bırak. "

"Peki ya senin karşına Jennie kadar iyisinin çıkacağını düşünüyor musun? "

"Jennie nerden çıktı şimdi? "

"Hadi ama hyung. Biz bizeyiz. "

"Jennie sadece yanımda tutmak için zorla hoşlanıyormuş gibi yaptığım bir kızdı. Yüzümde onu bir daha görmeyeceğime dair bir üzüntü yok bence. "

"İçine atıyorsun bence. "

"Jimin mantıklı şeylerden konuşalım. Rose'yi de unut. Zaten bir iki gün görüştün. "

"Unutamayacağım. "

Hafif gülümseyerek yola döndüm. Eve varmamız fazla uzun sürmedi. Arabadan inerek eve girdik. Herkes salonda toplanmış oturuyordu. Hiçbirinden ses de çıkmıyordu. Telefonlarına gömülmüş duruyorlardı ve bizim geldiğimizi farketmediler bile.

"Hey! Biz geldik. "

Kafalarını kaldırıp baktılar ve geri çevirdiler. Ben de umursamadan salondan çıkıp mutfağa ilerledim. Bir bardak su içtikten sonra geri döndüm. Jin hyungla konuşmam gerekiyordu.

"Hyung seninle biraz konuşalım mı? "

Evde benden büyük tek kişi olduğu için hyung dediğimde üstüne alınan başka kişi olmayacağından ayağa kalktı. Beraber dışarıya çıktık. Yürüyerek sohbet etmeye başlayacaktık. Konuşmaya nerden başlasam diye düşünmek yerine hiç çekinmeden başladım.

"Hyung biliyorsun artık kızlarla işimiz kalmadı. Yollarımız ayrıldı. "

"Ne saçmalıyorsun? Lisa'yı takibe devam edeceğiz. "

"Anlamadım? "

"Jennie'yi kaçırma sebebimiz Lisa'nın ağzını kapatmasını sağlamaktı. Ama ağzının kapalı kaldığından emin olmak için onu takip etmeye devam edeceğiz. "

"Sen ciddi misin? "

"Tabiki ciddiyim YoonGi. Zaten onu takip etmeye başlamıştın. Neden şimdi bozuldun? "

"Ben sana kızlarla işimiz bittiyse aynı evde kalmanın bir anlamı yok, Tae'ye ailesi bakar. Bu yüzden evlere dağılalım diyecektim. "

"Gidebilirsin YoonGi. Bizimle kalmak zorunda değilsin. "

"Hayır o açıdan söylemedim. Biliyorsun müzikle uğraşıyorum. Ve bu takip işleri bana engel oluyor. Ayrıca yanımızda Jungkook ya da Jimin varken neden takip işinde ben oluyorum onu anlamıyorum. "

"İkisi de küçük çünkü. Yanlarında bir büyük olmalı. "

"Biliyorsun NamJoon ve HoSeok aynı yaşta olsalar da onlardan büyük. "

"Sen de onlardan büyüksün. "

"Genelde ayak işleri küçüklere verilir hyung. "

"Tamam o zaman şöyle yapalım. Sen gün içinde git müziğinle ilgilen. Senin yerine HoSeok geçer. Akşam da uyumak için gelirsin. Yani evi bir otel olarak düşün. Her ne olursa olsun beraber olalım. "

"Tamam anlaştık. "

Bu konuda anlaşmış olmamız beni mutlu etmişti. Artık saçma sapan işlerle uğraşmak yerine müziğimle uğraşacaktım. Kızlarla da bir daha görüşmeyecektim. Evet Jennie'yle yakın olmak zorunda olduğum için ona öyle davranıyordum ama biraz daha böyle olursak bu tavırlarım gerçeğe dönüşebilirdi. Ondan uzak durmam en iyisi olacaktı. Hem onu görmeyip içimde bişeyler beslemeyeceğim, hem ayak işleriyle uğraşmayacağım, hem de müziğimle ilgileneceğim. Gerçekten benim için kârlı bir anlaşma oldu.

Jin hyungla beraber eve döndük. Çocuklardan bazıları uyumuştu. HoSeok uyanıktı. Jin hyung gidip onunla konuştu. Böylelikle yükün tamamen omuzlarımdan kalktığı kesinleşti. Bol bol uyku beni bekliyor. Lisa'yı takip etmek için sabahın köründe kalktığım saatler geride kalacak artık. Herkese iyi geceler diyerek odama çıktım. Kendimi yatağıma atarak telefonumu elime aldım ve sosyal medyada gezinmeye başladım. Birden telefonuma bir mesaj geldi.

"Dönüşümü kutlamak için biraz içtik. Lütfen beni engelle ve mesajlarımı görme. "

Mesajı atan Jennie'ydi. Ancak mesajdan ne söylediği anlaşılmıyordu. Ben de cevap yazdım.

"Ne demek istiyorsun? "

Mesaj atmamı bekliyormuş. Anında cevap geldi.

"Diyorum ki kızların yanına döndüğüm için kutlama yapmaya karar verdik. Bu yüzden bişeyler içiyoruz. Kafam gitmeden sana mesaj atayım dedim. Eğer kafam giderse sana mesaj atacağım. Beni engelle ve mesaj atarsam görme. Tamam mı? "

Şimdi anlaşıldı. Bakalım kafan güzelken nelerden bahsediyorsun? Ya da kafan güzelken bana atacağın mesaj ne olabilir de bu kadar korkuyorsun?

"Tamam. Engelleyeceğim. Güzel güzel eğlen ve içkilerini iç. İyi geceler. "

Tabiki engellemeyecektim. Ancak o sarhoş kafayla bunu bile anlamazdı. Buna eminim. Telefonu yanımdaki komidinin üzerine koyarak gözlerimi kapattım. Sabah olduğunda mesajlarını okurum düşüncesindeydim. Ancak ben daha gözlerimi kapattıktan yarım saat sonra mesaj atmıştı bile. Bu kadar kolay sarhoş olamazsın değil mi?

"Bugün sana arabada kötü davrandığım için özür dilerim. "

Gerçekten sarhoşken bunu mu takmıştı kafaya? Daha derin bişeyler bekliyordum. Mesela "Seni seviyorum YoonGiii " diye bir mesaj. Sonunda birkaç tane ünlem de olmalı ama. Yoksa olmaz. Telefonu tekrar komidine bırakıp uyuyacaktım ancak yine mesaj geldi.

"Seni özledim. "

Ne?! Beni mi özledin? Ben kimim de beni özlüyorsun sen?

"Keşke bugün güzel ayrılsaydık. Sana son kez sarılsaydım mesela. Beni öyle hatırlasaydın. Şimdi beni sinirli halimle hatırlayacaksın. "

İnan bana seni sinirli halinle değil sarhoş halinle hatırlayacağım.

"Beni engelledin değil mi? Çünkü ben baya hislerimi döküyorum sana burada. "

Tabi tabi engelledim.

"Şimdi uyuyorsundur sen mışıl mışıl. Ne güzel. Ben de burda keşke güzel ayrılsaydık deyip seni düşünüyorum. "

Biraz beklettikten sonra sanırım dayanamadı ve yine bişeyler yazdı.

"Rüyanda beni görüyor musun? Dün gece ben seni gördüm de. Rüyanda beni gör. Belki sen de özlersin. "

Tamam daha fazla okumayacağım. Saat geç oldu zaten. Onun yazdıklarını okursam sabah olur ve hiç uyuyamam. İyisi  telefonu kapatmak. Telefonu kapattım ve komidine koydum. Gözlerimi kapattıktan sonra uyumak için hazırdım.

Playing With FireHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin