Tae
Lisa'nın bizi affetmesiyle eve geri döndük. Jimin hala gelmemişti. Sanırım şu an elemelerin yapıldığı yerdedir. Biz de içeri girip etrafa dağılmıştık. Jin hyung mutfakta yemek yapıyordu. YoonGi hyung yanında olan malzemelerle odasında şarkıları üzerine çalışıyordu. NamJoon hyung da onunla birlikteydi. HoSeok hyung kendi odasında dans üzerine çalışıyordu. Jungkook bilgisayarında oyun oynuyordu. Ben de telefonumla uğraşıyordum. Jungkook ve ben salondaydık. Gelen kokuyla koşarak mutfağa gittim. Jin hyung elinde bir tepsiyle bana bakıyordu.
"Hyung noldu? "
"Sorun yok. Yemeği fırında unutmuşum. "
Artık bu durumlara alışmamız gerekiyor. Hep yeni yemekler denediği için bazen pişme sürelerini karıştırıp onları yakabiliyor. İşin garibi evinde çalışanlar olmasına rağmen bize kendisi yemek yapmakta ısrar ediyordu. Onu orda bırakıp mutfaktan çıktım. Salona gireceğim sırada kapı çaldı. Kapıya doğru döndüm. İçerdeki çalışan kızlardan biri kapıyı açtı. Tanıdık bir sesti.
"Merhaba Tae evde mi acaba? "
Kız bana döndü ve kapıyı iyice açtı. Onu görmemle yüzümde bir gülümseme oluştu. Bana gelmişti. Ama neden? Lisa içeriye girerken ben de gülümseyerek yanına ilerliyordum. Kapı kapandı. Tam önümde duruyordu. Morali biraz bozuk gibiydi. Onun morali bozuk olunca ortaya iyi şeyler çıkmıyor.
"Hadi gel içeriye geçelim. "
Beraber salona girdik. Laptopun başındaki Jungkook kafasını bile kaldırmadan "Kim gelmiş hyung? " diye sordu.
"Lisa. " diye cevap vermemle hemen oyunu durdurup doğrularak bize döndü. Lisa da gülümseyerek "İyi akşamlar. " dedi. Koltuklardan birine oturdu. Ben de Jungkook'un yanına geçtim. Aramızda mesafe vardı. Ve şu an gerçekten garip bir durumun içerisindeydik. Lisa oturduğu yerde kafasını çevirip etrafa bakmaya başladı. Biz de Jungkook'la birbirimize bakıp gözlerimizle anlaşıyorduk.
"Hyung noldu? Neden gelmiş? "
"Bilmiyorum. "
"Ne yapacağız? "
"Bilmiyorum. "
"Birimizin konuşması lazım. "
"Farkındayım. "
"Konuş hadi. "
"Hayır ilk sen başla. "
"Sen başla. "
"Hayır sen. "
"Hayır hyung sen. "
Biz kendi aramızda tartışırken Lisa konuşup ikimizi de kurtardı.
"Eviniz güzelmiş. "
İkimiz de gülümsedik. Buna söyleyecek bir şey yoktu.
"Neden geldiğimi sormayacak mısınız? "
Birbirimize bakıp Lisa'ya döndük. Gerçekten garip. Lisa da anlatmaya başladı. Konuşması bittikten sonra Jungkook ayaklandı.
"Benim odamda biraz işlerim var. Sanırım bu konu daha çok Tae hyungu ilgilendiriyor. "
Ve odadan çıktı. Lisa'dan özür dileyerek ben de salondan çıktım. Peşinden gittim. Odasına girdiğimizde yatağına oturdum.
"Hyung gerçekten işlerim var. Üzüldüğüm için yanınızdan ayrılmadım. "
Evet ikimiz de aynı kişiyi seviyor olabiliriz ama sonuçta o benim kardeşim. Bir kız yüzünden aramızın açılmasını istemiyordum. Onun da istemediğine eminim. Elimi omzuna koydum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Playing With Fire
Fanfic[TAMAMLANDI] İkinci kitap Blood Sweat & Tears'a beklerim ^_^ *** "Hyung seni görmeye ihtiyacım var. " "Sorun ne? Nerdesin? " Beni daha telefonu açtığım gibi endişelendirmişti. Daha merhaba ya da alo demeden beni görmeye ihtiyacı olduğunu söylemişti...