Lisa
Şu an dışarda bir araba kazası olsa ve araba da içeri girse çok güzel olurdu. Belki ölürdüm ama bu duruma bakarsak ölmem iyi olurdu. Hala birbirimize bakıyorduk ve sunucu cevap bekliyordu.
"Biraz özel mi oldu yoksa? " diyerek güldü. Çok komik. Ha ha ha.
"Hayır. Sadece nerden başlayacağımızı bilmiyoruz. " diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştı Jisoo unnie. Beni kurtarmaya çalışıyorlardı ama kurtulamayacaktım. Hissediyorum. Bugün burada ben öleceğim. Burada ölmesem bile soruya verilecek yanlış bir cevapla şirkette öldürüleceğim.
"Demek derin bir konu. Bu daha çok ilgimizi. Çeker. Zamanımız çok yok. Biraz düşünün nerden başlayacağınızı ama lütfen uzun olmasın. " diyen sunucu ısrarla konuyu kapatmıyordu. Belki süre bitene kadar düşünüyormuş numarası yapabilirdik. Ama o zaman da insanlar şüphelenip bu konuda haber yapmaya başlayacak. Hiç bir türlü kurtuluşum yok bundan. Bu zamana kadar hiç dökmediğim terlerimi dökerken yeni bir telefon geldi. Yeni telefon, yeni soru ve kurtuluş. Ümitle sunucuya döndüm. Bu telefonu açmalıydı.
"Soruyu unuttum sanmayın. Şimdi bu telefonu açalım ve iki soruya birden cevap verirsiniz. "
Aman sakın unutma. Unutursan biz ne yaparız? İçimizi yer bütün gün o soruya neden cevap vermedik diye.
Telefon açıldığı gibi yine hepimiz birbirimize şaşkınlıkla döndük. Bir program ancak bu kadar nefes kesici an yaşayabilirdi.
"Merhaba. Ben BTS'ten V yani TaeHyung. "
Bizi mi dinliyordu? Yani bizi takip ediyor.
"Merhaba V. Konu da tam seninle alakalıydı. "
"Evet. İnternette gezinirken birkaç yorum gördüm. Dinlemeye başladığımda da aramak istedim. "
Takip etmiyormuş.
"O halde bu konuyla alakalı bir yorumun var sanırım? "
"Evet. Lisa'nın cevap verememesini çok iyi anlıyorum. İnsanlar bu konuda yalan yanlış çok fazla konuştuğu için çok üzülmüştü. Sanırım o yüzden ne diyeceğini bilmiyordur. "
Evet aynen öyle. Aynen ondan. Süpersin Tae. Seni seviyorum Tae. Yani sevmek anlamında değil de işte kurtardığın için teşekkür anlamında seviyorum. Batırdım. Neyse ki bunları içimden söylüyorum.
"Pekala o zaman durumu seyircilerimize sen açıkla. "
Evet Tae hadi açıkla. Beni kurtar nolursun.
"İlk başta bizim ünlü olmamızın onları tanımamızla alakası yok. Zaten onlar sayesinde ünlü olsaydık YG şirketinde çıkış yapardık. Buraya tamamen kendi emeklerimizle geldik. Nerden tanıdığımıza gelirsek de Lisa normalde Tayland'da doğdu bunu çoğu insan biliyordur. Buraya ilk geldiklerinde benim çocukluk aşkımla çok yakın arkadaşlardı. Hatta onunla aynı binada oturuyorlardı. Arkadaş olduklarını öğrenince ben de Lisa'yla arkadaş oldum belki aramızı yapar diye ama olmamıştı. Tabiki çok uzun zaman önceydi. Küçüklüğümüze dayandığı için de yakın arkadaşız diyebilirim. "
Bence bu cevap harikaydı ama sunucuya bu yetmemişti. Keşke bir magazin programında çalışsaymış.
"Peki ya Jungkook? "
"Evet o da var. Jungkook ve ben aynı kıza aşıktık. Ama aynı zamanda da yakın arkadaştık. Benim Lisa ile olan arkadaşlığımın sebebiyle aynı sebepten o da onunla arkadaş olmuştu. Bu kadar basit bir hikaye. Bilirsiniz kardeşiniz gibi gördüğünüz biriyle yakıştırılmak çok kötü bir şeydir. İnsanlar böyle düşünüyorsa ya karşımdaki de öyle düşünüyorsa diye kötü düşüncelere kapılabilirsiniz. "
Kızlar tarafından da tahmin edildiği gibi ben "Jungkook ve ben aynı kıza aşıktık. " dediği yerde bitmiştim. Gerisini dinlememiştim bile. Burada benden bahsettiği bariz belliydi. İçimi yakan sonundaki -tık ekiydi. Yani önceden öyleydik ama artık değiliz demek. Yani beni artık sevmiyor demek. Bu Jungkook'un onu aradığımda neden bana soğuk davrandığını da açıklıyordu.
"Pekala V yorumların için çok teşekkür ederiz. Size de başarılar. "
"Ben teşekkür ederim. İyi yayınlar. "
Onun sesini duymayı o kadar çok özlemiştim ki telefonu kapatmasını istemiyordum. Ama tabiki kapattı. Biz onlarda çoktan bitmiştik. Tae ve Jungkook için ben, YoonGi ve HoSeok için Jennie unnie, Jin için Jisoo unnie, Jimin için de ChaeYoung. Bugün bu konuşmadan anladığım buydu. Onlar gerçekten de yollarına devam ediyordu ama biz olduğumuz yerde kalmıştık. Sanırım kalbimde bir burukluk oluştu diyebilirim.
"Kızlar bizden sorular bu kadar. Programın kapanışını sizin şarkınızla yapmak istiyoruz. "
Sırayla mikrofonların başına geçtik. ChaeYoung kulağıma doğru eğildi.
"Toparla kendini. Şu şarkı bittiği gibi gideceğiz. Kendini tut. "
Başımı olumlu anlamda salladım ama yapamadım tabiki. İçinde tuttum ama toparlayamadım. Bütün şarkı boyunca düşündüğüm tek şey biraz önce yaşananlardı. Hatta program bitti, arabaya bindik, eve vardık ve koltuğa oturdum ama hala aklımdaydı. Çıkmıyordu. Söyledikleri aklımdan çıkmıyordu.
"Lisa neden üzgünsün? Programda herkese seni sevdiğini söylemesini beklemiyordun değil mi? "
Kafamı kaldırıp Jennie unnieye baktım.
"Sorun da bu. Artık beni sevmiyor. "
Sonunda içimde tuttuklarım gözümden akmaya başladı. Yavaşça gözyaşlarım akıyordu. Sildikçe de çoğalıyordu. Yanıma gelip bana sarıldı.
"Akıtma gözyaşlarını onun için. O seni bitirebildiyse sen de onu bitirebilirsin. "
Yavaşça ondan ayrıldım.
"Yarın bir programımız olmaması iyi oldu. Kafamı dinleyeceğim. " diyerek gözlerimi sildim. Hafif de bir gülümseme yerleştirdim yüzüme. Sonra içeriye Jisoo unnie ve ChaeYoung girdi.
"Anlaşılan dertleşmeyi kaçırmışız. O halde biz de eğlence bölümüne yetiştik demek oluyor. "
Jisoo unnie her zaman gülerdi ve ona bakınca hiçbir sorun yokmuş gibi hissediyordum. Eline kumandayı alıp müzik açma niyetindeydi ama televizyonu açtığı gibi karşısına BTS gelince tabiki durdu. Durmasa bile biz durmasını isteyecektik o kesindi. Haberler onlarla doluydu.
"KPop tarihinde bir ilki gerçekleştiren yedi yakışıklı genç. BTS grubu. Daha yeni çıkış yapmalarına rağmen çok ilgi aldılar bunu herkes biliyor. Zaten tüm gündemde de bu konuşuluyordu. Ama şimdi sırada onlar hakkında gündeme yeni gelen başka harika olayı aktaracağız. Şarkılarıyla sadece Kore'nin değil tüm dünyanın dikkatini çektiler. Kanıt mı istiyorsunuz? Size videonun ne kadar izlendiğini göstermek yerine daha havalı bir şey söyleyeceğim. Bu yedi genç artık Billboard sanatçısı. Bu seneki Billboard ödüllerine aday oldular. Şimdi tek soru oraya davet edilip gidecekler mi? "
Ve televizyon kapandı. İnanılır gibi değil. Bugün şok üstüne şok yaşıyordum. Billboard'dan bahsediyordu. BTS aday oldu diyor resmen.
Şaşkın gözlerle birbirimize bakıyorduk. Hiçbirimiz ne diyeceğimizi bilmiyorduk. Sadece bakıyorduk.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Playing With Fire
Fanfictie[TAMAMLANDI] İkinci kitap Blood Sweat & Tears'a beklerim ^_^ *** "Hyung seni görmeye ihtiyacım var. " "Sorun ne? Nerdesin? " Beni daha telefonu açtığım gibi endişelendirmişti. Daha merhaba ya da alo demeden beni görmeye ihtiyacı olduğunu söylemişti...
