Bölüm 89

347 49 7
                                        

Yeni bir hikayeye başladım. Hepinizi oraya da bekliyorum. Henüz ilk bölümünü yayınladım. Umarım bu bölümü de onu da beğenirsiniz. İyi okumalaaar...

Jimin

Sabahın erken saatinde kapımın çalmasıyla uyandım. Hala uykum vardı.

Gözlerimi bile zar zor açıyordum

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Gözlerimi bile zar zor açıyordum. Önce soluma sonra önüme baktım tek gözümle. YoonGi hyung karşımda duruyordu.

"Bence gidip yüzünü yıkamalısın. "

"Evet. Yüzümü yıkamalıyım. " diyerek odaya geri döndüm. O da arkamdan içeriye girdi. Banyoya girip yüzümü yıkadım. Kendimi biraz daha açılmış hissediyordum. Döndüğümde YoonGi hyung yatağımda oturuyordu.

"Hyung sabahın köründe ne oldu? "

"Sana kötü haberlerle geldim. Baştan söyleyeyim sinirlenmek yok. "

Neye sinirleneceğim ki? Bence kotamı geçen akşam doldurdum.

"Tamam hadi söyle. "

"Rose - "

Geliyor işte bomba.

"Başka birinden hoşlanmaya başlamış. Sen olaya el koymazsan gider kız haberin olsun. "

Anlamadım? Ne demek birinden hoşlanmaya başlamış? Peki ya ben?

"Ne? " dedim hayal kırıklığına uğramış bir ses tonuyla. Sinirli değildim. Sadece yıkılmıştım. Ben anlamıyorum gerçekten. Nasıl olur?

"Geçen akşam telefonda oppa dediğini duyduğun çocuk işte. Bir şeyler yapman lazım Jimin-ah. "

"Hayır. "

"Ne demek hayır? "

"Hayır işte. "

Onu orda bırakıp odadan çıktım. Sabahın bu saati yürüyüş için bana iyi gelebilirdi. Üstelik şu anda buna çok ihtiyacım vardı. Ben burada delirirken o orda ne kadar mutluymuş başkasıyla meğer. Ben onu geri kazanmaya çalışırken onun umrunda bile değilmişim. Onca zaman aramızda yaşananlar bu kadar kolay silinebilir mi? Saate baktım. 06.00. Telefonumu çıkarttım. Birkaç kez çaldı. Orada akşam olduğu için uyuyor olamazdı. Sonunda açtı.

"Alo? Kiminle görüşüyorum? "

Güzel. Numaramı da silmiş. Başka bir şey var mı üstüme gelecek?

Playing With FireHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin