Bölüm 68

406 59 15
                                        

Jimin

Kariyerim artık resmî olarak başlıyordu. Bu yüzden mutluydum. Çünkü hepimiz istediğimiz yerdeydik ve beraberdik. Her şey yolundaydı. Bir şey dışında. Rose. Yaklaşık üç haftadır ne mesajlarıma ne de aramalarıma cevap veriyordu. Onunla üç haftadır konuşmuyorduk ve onu deli gibi özlemiştim. Zaten çıkış yaptığımda şirketten gizli ilişkiye devam edeceğim için her şey daha zor olacaktı. Bu yüzden son zamanlarımı onunla konuşmadan geçirmek beni delirtiyordu. Evlerine ya da şirketlerine görmeye gidemiyordum çünkü magazincilerin bizi görmesinden korkuyordum. Ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu.

Şirketten hep beraber yurda döndükten sonra içerde daralıp dışarı çıkmaya karar verdim. Biraz gece yürüyüşü benim için iyi olacaktı. Bu yolda yalnız olacağımı düşünüyordum ama dışarı çıktığımda Jin hyung ile karşılaştım. Kapının önünde durmuş gökyüzüne bakıyordu. Gece yıldızları izlemek harika bir şey ama maalesef burda şehir ışıklarından hiçbir yıldız gözükmüyor. Yanına gittim.

"Hyung? "

"Jimin-ah? Napıyorsun burda? "

"Biraz hava almak istedim. Yürüyeceğim. Benimle gelmek ister misin? "

"Tamam. Olur. "

Beraber yürümeye başladık. Yan yanaydık ama sanki öyle değil gibiydik. İkimiz de derin düşüncelere dalmış birbirinden haberi olmadan yolda yürüyen iki kişiydik. Onun ne düşündüğünü bilmiyordum ama benim ne düşündüğüm bariz belliydi. Rose. Birden konuştu.

"Jisoo ile ayrıldık. "

Gözlerimi açarak ona döndüm. Onu sevdiğini biliyordum ve barıştıklarını duymuştum. Onunla bu konuları pek konuşmadığımdan bir daha da sormadım. Peki neden?

"Neler oldu? "

"Gel şu ilerdeki banka oturalım. "

Onayladım. Banka doğru ilerleyip oturduk. Bu gece derin konular konuşacaktı.

"Ona ondan intikam aldığımı söyledim. " diyerek başladı ve bütün konuyu anlatmaya başladı. O anlattıkça ben şok oluyordum. Çünkü o böyle biri değildi. Özellikle Jisoo'ya karşı asla. Onu seviyordu. Bundan emindim. Ne kadar konuşmasak da emindim. Ancak işin altında başka bir şey de yatıyormuş. Ayrılma olayını anlattıktan sonra buz dağının görünmeyen kısmını anlatmaya başladı.

"İyice düşündüm. Onunla barıştığımızda mutlu olamadım çünkü içimi birçok endişe kapladı. Çıkış yapma vaktimiz geldiğinde ondan ayrılmak zorunda kalacaktım. Yurtta ondan nasıl ayrılacağımı düşünürken geldi yanıma. O an aklımda yazdım bütün senaryoyu. Sonra olanları biliyorsun. Ayrıldık işte. Eğer benden nefret ederek benden ayrılmazsa tekrar birleşeceğimize emindim. Çünkü birbirimizi gerçekten seviyorduk. Ayrılırken bu iyi bir fikir gibiydi ama şu an deli gibi vicdan azabı çekiyorum. "

Ona ne diyeceğimi gerçekten bilmiyordum. Onun öyle biri olmadığını bildiğim için ilk başta şok olmuştum ama şimdi bütün hikayeyi öğrenince herşey açığa çıktı.

"Bişey yapacak mısın? Sonuçta vicdan azabı çekiyorsun. "

"Hayır yapamam. Şirket kurallarını biliyorsun. Bu hikaye burda son bulacak. "

Birden aklıma dank etti. Jin hyung anlatırken sadece onu düşündüğümden dikkat etmemiştim. Ama şimdi her şey yavaş yavaş yerine oturuyordu. Jisoo Jin hyunga şirketleri sevgilileri olmalarını kabul etmediği için gelmişti. Yani artık onların sevgilileri olamazdı. Rose bu yüzden mi benimle konuşmuyordu? Jin hyung içindekileri döktüğü için sıra bendeydi.

Playing With FireHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin