Bölüm 14

922 97 17
                                        

Jisoo

Evde oturmuş televizyon izliyordum. Rahatımı bozan kapıyı çalan Lisa ve Rose oldu. Geldiklerinden beri iyi bir haber duymadım ağızlarından. Bütün kötü haberleri Rose'den aldım. Lisa daha çok susuyordu. Hatta ağzından küçük bir kelime almak bile çok zordu şu anda. Ancak düşünmem gereken o değil Jennie'yi nasıl kurtaracağımızdı. Aralarında en büyük ben olduğum için bana gelmişlerdi ama benim de aklıma bir şey gelmiyordu. Mutfağa giderek hepimize birer bardak su getirdim. Bu yaşananlardan sonra herkesin bir suya ihtiyacı vardı. İşin saçma tarafı Jennie ve Rose'nin kafasına silah dayamışlar ve ben o sırada burada oturmuş televizyon izliyordum. Olaylardan en son haberi olan kişi de ben oldum.

"Bu çocuklardan herhangi birinin numarası yok mu sizde? Arasak konuşsak. "

İkisi de birbirine baktı. Burdan cevabın hayır olduğu anlaşılıyordu. Ancak Rose'nin bir fikri vardı.

"Lisa'yı alıp buraya getirdim ama TaeHyung hala kafede olabilir. "

Mantıklı bir şey bekliyordum.

"Sence bunca zaman orda oturuyor mudur gerçekten? Evine gitmiştir. "

"Ama elimizde başka bişey yok. "

"Rose lütfen ortaya mantıklı bir fikir sun. "

Arasak da ne diyecektik ki? Jennie'yi bize verin lütfen? Böyle söylesek serbest bırakacaklar mı ki? Hiç sanmıyorum. Elimizde hiçbişey yoktu.

"Polise bildirsek. "

Geldiğinden beri ağzını açmayan Lisa bu lafım üzerine korkuyla tepki verdi.

"Hayır. Asla olmaz. Zaten polise gittiğim için Jennie onların elinde. "

İşte bu konuda haklıydı. Birbirimize bakıp düşünmeye devam ederken yarım saat önce sorduğum sorunun cevabı Lisa'dan çıktı.

"TaeHyung'un numarası var bende. "

"Bunu şimdi mi söylüyorsun? "

"Özür dilerim. Kafam dalgın. "

Lisa cebinden çıkardığı telefondan numarasını bularak bana gösterdi. Numaraya hemen tuşladım. Telefon çaldı ama açan olmadı. Tekrar denedim. İkinci denemede de açmadı. Üçüncü kez son olarak denedim. Tam kapatacağım sırada telefondan ses yükseldi.

"Alo? "

"Kiminle görüşüyorum? "

"Kim TaeHyung. Ben kiminle görüşüyorum? Lisa'nın sesine benzemiyor sesiniz. "

"Lisa değilim. Jisoo ben. Ablası diyeyim. Sana çok ihtiyacımız var. "

"Ne konuda? "

"Jennie'yi bulmamız gerek. "

"Üzgünüm yardım edemem. Hele bugün olanlardan sonra. "

"Tamam o zaman bana sadece birisinin numarasını ver. Lütfen. Yalvarıyorum. "

"Tamam. Jin hyungun numarasını mesaj atıyorum. "

"Çok teşekkür ederim. "

Telefonu kapattıktan sonra tuş kilidini kapatmadan mesaj gelmesini beklemeye başladım. Birkaç dakika içerisinde de mesaj geldi. Hemen numarayı tuşlayarak aradım. Bu sefer açılması uzun sürmedi.

"Evet? "

"Merhaba. Ben Jisoo. Kiminle görüşüyorum? "

"Kim SeokJin. Ama ben sizi tanımıyorum. Sanırım yanlış numara. "

Playing With FireBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin