Lisa
Olan biten her şeyi öğrendikten sonra hepimiz telefonlarımızdan onları engelledik. Bugün Kore'ye dönüş günleriydi. Aynı zamanda Sehun'un YoonSun'u çıkartacağı gün. Tabiki ChaeYoung ile. Son zamanlarda ikisi beraber çok fazla vakit geçiriyorlardı ve ChaeYoung sayesinde Sehun bizim şirkette stajyerliğe başlamıştı. Aralarında bir şey olduğunu ima ettiğimde ise hemen tersliyordu beni. Ama dışardan kim baksa aynı şeyi söylerdi. İşler o kadar istemediğim bir haldeydi ki gerçekten üniversite zamanıma geri dönmek istiyordum. Şu an seçim yapmak gibi bir şansım bile yok. Başıma bir şey gelmesin diye Sehun'a yardım etmek zorundayım. Oysa üniversitede olsam böyle bir sorunum bile olmayacak. Tek derdim derslerim olacaktı. Şimdi uğraştığım şeylere bak. Saçmalık. Odada oturmuş bunları düşünürken Jennie unnie girdi içeriye.
"Lisa ne yapıyorsun? "
"Oturuyorum. "
Kısa bir cevap verdim. Çünkü merak ettiği ne yaptığım değildi. Bu bariz belliydi.
"Konuşalım mı biraz? "
Tıpkı tahmin ettiğim gibi.
"Tabi gel. "
İçeriye girip kapıyı kapattı. Hemen karşıma oturdu. Yüzü düşüktü. Zaten ChaeYoung ve Sehun dışında mutlu olan var mıydı ki?
"Anlat bakalım. Dök içini. " dedim anlatmaya başlaması için. Yoksa böyle sessiz sessiz oturacaktık.
"Ben çok sıkıldım gerçekten. Bu yaşananlardan. Bizim ünlü olma sebebimiz zaten bunlardan kurtulmaktı. Ama şimdi tekrar olayların merkezindeyiz. Üstelik her şeyi halletmiştik. Yani bütün konu kapanmıştı. Ben YoonGi ile mutluydum. ChaeYoung Jimim'le. Kurtulmak istiyorum. Anlıyor musun? Jisoo unnie ile konuşamazdım çünkü onu biliyorsun. Her zaman zaten BTS'ten uzak durmamızı söylüyordu. Eminim o bu durumdan memnundur. ChaeYoung desen zaten havalarda. Bizim bir şey yapmamız lazım. "
Onu o kadar iyi anlıyorum ki. Aynı şeyleri ben de yaşıyorum ve hissediyorum.
"Ama ne yapabiliriz ki? Sehun olaylara şahit. Sadece birkaç kanıt daha toplaması gerekiyor. Sonuçta üstü kapatılmış bir olay var. Hakim zaten öldüren kişinin Tae olduğunu biliyor. Buna rağmen serbest kaldı. Sehun'un sadece kızın isteğiyle öldürmediğini bulması lazım. O da çok zor olmayacaktır. "
"O zaman biz de Sehun'un bulmasını zorlaştırmalıyız. "
Aklında bir plan olduğu belliydi. Bana da yapacak tek bir şey kalıyor. Öğrenmek.
"Planın ne? "
"Sehun bugün kaçta çıkartacak kızı? "
"Akşama doğru. Neden? "
"Plan basit. Sehun'dan önce gidip kızı çıkartmalıyız. Sonra Sehun'dan saklamamız ve kızı ikna etmemiz lazım. Ama aynı zamanda bu olanlardan çocukların da haberi olmalı. Neyse onu sonra düşünürüz. Hazırlan hemen çıkalım. "
İşte Jennie unnieyi bu yüzden seviyorum. Bir insan aynı zamanda hem güzel hem zeki olmayı nasıl başarıyor?
Sadece üzerimi değiştirdim. O da aynı şekilde. Bir yandan evden çıkarken diğer yandan da BTS geldi mi diye internetten kontrol ediyorduk. Planda onlara da haber vermek olduğu için geldiklerini görmemiz gerekiyordu. Telefonlarımızdan engeli kaldırdığımız gibi Sehun'un bundan haberi olacaktır. Çünkü telefonlarımızı takip ediyordu. Yani yer sinyali olarak değil de onlarla iletişime geçecek miyiz diye bakıyordu. Unutulmuş bir yerde parasız yaşayan birisi için teknolojiden fazla anlıyor. Şaşırtıcı.
Arabaya bindikten sonra kıza ne diyeceğimizi düşünmeye başladık.
"Onu ordan yalan söylemeden çıkartmalıyız. Ona yardım edeceğimizi söyleyerek çıkartalım. " diye bir fikir sundu ortaya.
"Ama sonra yardım etmedik diye bize kızıp kaçabilir. Bu olursa her şey daha kötü olur. "
Kızın kaçması bütün planın iptal olması demek.
"Direk doğruyu söyleyelim bence. Ne olacak? "
"Kız zaten tehditle içeriye girdi Lisa. Ne diyelim? Seni tehditle içeriye soktular şimdi biz de tehditle çıkartıyoruz mu? "
"Hayır öyle değil. Tehdit gibi değil de yapılacakların anlatılması gibi düşün. "
Direk anlatsak en azından dürüstlüğümüzden bize güvenebilir.
"İlk bana bırak ben deneyeyim olur mu? " diye sordum.
"Peki. İşleri batırdığın an ben devralırım ama. "
"Anlaştık. "
Söyleyeceklerim hakkında prova yapmama gerek yoktu. Zaten doğruları söyleyeceğim için doğaçlama devam edebilirdim. Peki kızı çıkarttık ikna ettik diyelim çocuklara nasıl haber vereceğiz? Bu kısım hakkında hiç tartışmadık. Ağzımı açıp tam soracaktım ki araba durdu ve şoför geldiğimizi söyledi. Kimseye görünmeden arabadan indi Jennie unnie. Ödeme işlemini yapacak olan o olduğu için ben arabada bekleyecektim. Ki çok da beklemedim. Dakikalar sonra YoonSun ile yanıma geldi.
"Evet Lisa anlat bakalım. "
Ben durur muyum peki? Kızı ikna etmeyi bırak çocuklara nasıl haber vereceğimizi bile düşündüm.
"Şimdi olay şöyle YoonSun. Biliyorsun Tae sevgilini öldürdüğü için sen içeriye tehditle girdin. "
"Hayır. Yanlış biliyorsunuz. "
Ha?
"Anlamadım? "
"Çoğu kişi böyle biliyor. Beni tehdit etmeye geldiler ama etmediler. Yani ettiler ama benim umrumda değildi. Zaten işsiz bir insanım ve hayatım berbat. Ha içerde kalmışım ha dışarda yaşamışım. Burda en azından kalacak bir yerim ve düzgün yemeğim olacaktı. O yüzden bırakın onlar tehdit ettik diye bilsin. En azında karşılığında aileme bakıyorlar. "
Buna şaşırmış olsam da devam etmem gerekiyor. Şaşkınlığı sonraya şaklayacağım.
"Tamam o zaman. İçeriye girdin. Şimdi de kefaletini ödedik ve dışardasın. Bunun sebebi Sehun'un tekrar dava açıp da Tae'yi içeriye attırmak istemesi. Seni Sehun'dan saklamamız gerekiyor. Ama aynı zamanda çocuklara da haber gitmesi gerekiyor. Bunu yapabilir misin? Bize yardım edebilir misin? "
"Ailem yine rahat yaşayacaksa her şey tamamdır benim için. "
Doğruyu söylemek gerekirse zorlanmayı bekliyordum ama bu kız gerçekten hayatından vazgeçmiş. Yine de bu bizim için iyi bir şey.
"Şöyle yapacaksın o zaman. Biz seni onların kaldığı yerin önünde bırakacağız. İçeriye girip seni Sehun'un çıkarttığını ve onların peşinde olduğunu bizim de Sehun'un yanında olduğumuzu söyleyeceksin. "
Böylelikle neden onları engellediğimizi anlayacaklardır.
"Ama biraz havalı bir şekilde konuş. Burnun havada olsun. Senin de Sehun'un yanında olduğunu söyle. Onlar da bu olayı engellemek için çalışmaya başlayacaklar. Sonra biz seni güvenli bir yere götüreceğiz. Karşılığında da ailen aynı şekilde yaşamaya devam edecek. Tamam mı? "
"Tamam. Anlaştık. "
Tamamdır. Bundan da kurtulduk. YoonSun onlarla konuştuktan sonra bir şekilde iletişime geçip birleşmemiz lazım ki Sehun'a karşı beraber olabilelim. Ama onu nasıl yapacağız? Nasıl? Ne yapabiliriz? Tamam! Buldum. Bugün dahi tarafımdan kalktım galiba.
"Bir kağıda seni götüreceğimiz adresi yazalım. Evlerinde o kağıdı düşür. Bizi bulurlarsa onlarla her şeyi konuşabiliriz. "
Eğer evleri dinleniyorsa onlara bizimle iş birliği yapmalarını söyleyemezdik değil mi? Malum Sehun'dan her şey beklenir. Bu yüzden gizli bir yerde konuşmamız gerekiyor. Tamam o zaman. Plan hazır. Geriye bir tek Sehun'u alt etmek kalıyor. Fighting!!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Playing With Fire
Fanfiction[TAMAMLANDI] İkinci kitap Blood Sweat & Tears'a beklerim ^_^ *** "Hyung seni görmeye ihtiyacım var. " "Sorun ne? Nerdesin? " Beni daha telefonu açtığım gibi endişelendirmişti. Daha merhaba ya da alo demeden beni görmeye ihtiyacı olduğunu söylemişti...
