Bölüm 19

901 90 7
                                    

Lisa

Bu bir hafta içerisinde geçirdiğim en huzurlu uykudan sonra okula gitmek beni üzüyordu. Ancak gitmek zorundaydım. Ben okuldayken Jennie unnie de YG'nin seçmeleriyle ilgilenecekti. Bir grup olarak değil de tek tek katılacaktık. Hepimiz hazır olsak da ailelere de haber vermemiz gerekiyordu. Önce bir gireceğimiz kesinleşsin de sonra konuşuruz.

Yatağımdan kalkıp kızların yanına ilerledim. Jennie unnie suratı asıl oturuyordu. Onun dışında hepsinin keyifleri yerindeydi. Yanındaki sandalyeye oturup ona döndüm.

"Suratının hali ne? Noldu? "

O cevap vermeden Jisoo unnie kahkahalarla cevap verdi.

"YoonGi'ye sarhoşken mesaj atmış. Hem de ne mesajlar. YoonGi onu engelledi sanıyormuş ama engellememiş. Bütün mesajları iletilmiş. Sonuç da bu yüz ifadesi. "

Önce bir anlık şaşkınlık yaşasam da masanın üzerinde duran telefona doğru yöneldim. Kilidi açtığım gibi karşıma konuşmalar çıktı zaten. Hepsini okumasam da arasından seçip seçip okuduklarımda gerçekten dalga geçmeyi hak ediyordu. Kendimi tutamadım ve Jisoo unnieye kahkahalarımla eşlik etmeye başladım. Gerçekten bir insan ancak bu kadar aptal olabilir. Bir de engelle beni mesajlarımı görme yazmış. O da keriz engelleyecekti tabi. En çok merak ettiğim de mesajları gördükten sonra vereceği tepki. Kendimi toparlayıp yüz ifademi sakinleştirdim. Ne kadar zor olsa da başardım.

"Üzülme unnie belki normal karşılar. "

"Hiç sanmıyorum. "

"Tamam bu konuyu kapatıp aklına başka bir şey getireyim. YG seçmeleri. "

"Evet ya. Bugün ona bakacaktım değil mi? Tamamen aklımdan çıkmış. "

"Aklını kaplayan birisi olunca tabi çıkar. "

Yanında oturduğum için bana uzanması kolay oldu ve anında koluma bir tokat yedim.

"Size de iyi eğlence çıktı. Sabah sabah kendi sorunlarım yetmiyor bir de sizin dalganızla uğraşıyorum. "

"Tamam benim acelem var zaten. Okula geç kalmayayım. Hemen yiyip kalkıyorum. "

Konuşmadan dediğim gibi hemen yemeğimi yiyip evden çıktım. Geçen sefer beni Jennie unnie bırakmıştı ama bugün yalnızdım. Yaşanan olaylardan olsa gerek o gün arabamı bıraktığım yerden almayı da unutmuştum. Bu yüzden bir toplu taşıma aracı geçmesini bekleyecektim. Taksiye para veremezdim. Durağa kadar yürüdüm. Beklemem uzun sürmeden önümde bir araba durdu. Cam karanlık olduğu için içeriyi göremiyordum. Hiç bozuntuya vermedim ve eğilip de bakmadım. Ancak cam açıldı ve Jungkook'la karşılaştım. Şaşkın bir ifadeyle ona bakıyordum. Hafif eğilerek içeriye baktım. YoonGi'nin şu an burda olmasına hiç katlanamazdım ki arabayı kullanan kişiyi tanımıyordum. Ardından tekrar Jungkook'a döndüm. Şaşkın bakışlarımdan bir anlam çıkarmış olmalı ki arabadan inip arka tarafın kapısını açtı. Hala ona bakıyordum.

"Hadi gel. Seni okula bırakalım. "

Şok mu geçiriyorum? Çünkü ne olduğum yerden kıpırdayabiliyorum, ne tepki verebiliyorum, ne de tepkimi değiştirebiliyorum. Tamam Lisa sakinleş. Sonuçta aranızdaki mesele çözüldü. Jennie unnie de geri geldi. Yani son bir görüşme gibi bir şey olabilir bu. Veda gibi yani. Umarım öyledir. Kendime gelip sakince arabaya bindim. O da arkamdan kapıyı kapatıp ön koltuğa geçti. İşin iyi yanı okula bedavaya gidiyor olmamdı. Çıkışıma da gelip beni alsalar ya. Bugünü çok kârlı bitirmiş olurum.

"Şaşkınsın biliyorum ama bu duruma alışman gerekecek. "

Alışmak derken? Biz birbirimizi bir daha göremeyeceğiz sanıyordum. Hatta dün gece ondan rahat uyudum ya. Nerden çıktı şimdi alışmak falan?

"Böyle kötü kelimeleri nerden öğreniyorsunuz? Alışmak gibi. "

İkisi birden kahkahayı patlattı. Ben ise hala işin tedirginliğiyle olanları öğrenmeyi bekliyordum.

"Tanıştırmadım. HoSeok hyung Lisa. Lisa HoSeok hyung. "

Yanındaki kişinin kim olduğu şu an kesinlikle ilgi alanım içerisinde değildi.

"Alışmak kelimesini biraz açar mısınız? Neye alışmak mesela? Ya da neden alışmak? "

"Seni kontrol etmemize alışmak. "

"Ne kontrolünden bahsediyorsun? Jennie unnie döndü. Aramızdaki ilişki bitmiş olmalı. Sizi bir daha görmemeliydim ben. "

"Üzgünüm bir süre daha göreceksin. İyi tarafından bak. Yeni arkadaşların olacak. "

"Yeni arkadaşlarım öyle mi?! Yeni arkadaşlarım! Ablalarımın kafasına silah dayayan, adam öldüren ve beni öldürmekle tehdit eden yeni arkadaşlar istemiyorum ben! Zaten böyle şeyler yapan kişilere de arkadaşım demem. "

"Tamam Lisa sakin ol. Sinirlisin bil- "

"Evet sinirliyim. Durdur arabayı! İneceğim! "

"Lisa yapma böyle. "

"Arabayı durdur dedim! "

HoSeok denen "arkadaş" arabayı durdurmuyordu ve beni önemsemiyordu bile. Daha da sinirlendim. Arka koltuktan kalkarak ona doğru uzandım. Direksiyonu tutup çevirmeye başladım.

"Ne yapıyorsun?! Dur!! "

"Sana arabayı durdurmanı söylemiştim! "

Jungkook daha da endişelenmişti. Emniyet kemerine sıkıca tutundu. Bu işin sonu iyiye gitmiyordu. Bunu ben de biliyordum. Ama onlar gözümü korkutmak için Jennie unnieyi kaçırabiliyorsa ben de bunu yapabilirdim değil mi? Şimdi göz korkutmak neymiş hepsi görecek.

"Lisa lütfen yapma dur! "

Jungkook'u dinlemedim ve direksiyona daha da yapıştım. Bir tarafından ben diğer tarafından da HoSeok çekiyordu. Ben biz yoldan ayırmaya çalıştıkça o diğer tarafa çevirip bizi yola geri sokuyordu. Duyduğum siren sesleriyle arkamızdan polis geldiğini anlamam uzun sürmedi. Oturduğum arka koltuktan ön koltuğa geçtim. Jungkook daha fazla dayanamayıp direksiyondan elimi çekmek için hamle yaptığı sırada benim çekmeme yardımcı olmuştu. HoSeok ikimizin toplam gücüne karşılık veremeyince araba yoldan çıktı. Bilincim yerindeyken gördüğüm şeyleri hatırlıyorum. Ters dönmüş bir yol ya da ben, kırılan cam parçaları, başı kanayan Jungkook ve koluna cam saplanmış kafasını çarpıp bayılan HoSeok. Araba ikinci taklasını atarken kafamı arabanın üstüne çarptım. Ve gözlerimi dünyaya kapattım. Hoşçakal dünya.

Playing With FireHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin