Bölüm 55

500 62 13
                                        

Jisoo

Lisa'nın durumuna üzülmem yetmiyormuş gibi Jin karşımda durmuş benimle saçma sapan bir konudan kavga çıkartmıştı. Yanından ayrılıp tekrar içeriye döndüm. Neyse ki Jennie ve Rose Lisa'yı yalnız bırakmamıştı. Çocuklar çiçekleri çoktan vermişleri bile. Kızların yanında durdum.

"Siz de çiçeklerinizi verdiğinize göre gidin artık. Daha fazla burda durmanızın bir lüzumu yok. "

Aynı anda "Evet tabi. Doğru. Gidelim o zaman. Tekrar özür dileriz. " gibi şeyler söylediler. Ardından odadan çıkıp gittiler. Biraz da olsa olayın kapanmasından dolayı morali düzelen Lisa'ya döndüm.

"Beraber bişeyler yiyelim mi? Hem moralimiz de yerine gelir. "

Hepsi tabiki kabul etti. Eşyalarımızı toplayıp şirketten çıktık. Menajer de Lisa'yla konuşma gereği duymamıştı. Sonuçta Rose ortalığı toparladı değil mi? Arabaya binip her zaman gittiğimiz restoranlardan birine gittik. Zaten neredeyse akşam olmuştu. Geldiğimiz yer de çok dolu değildi. Hemen bir yer bulup oturduk. Menülere biraz göz attıktan sonra hepimiz garsona yemek istediğimiz şeyleri söyledik. Yaklaşık yarım saat kadar sonra da yemekler geldi. Yemekler gelene kadar kimse bir şey konuşmadı. Başladığımızda ağzıma bir lokma atıp yedikten sonra sessizliği ben bozdum.

"Bundan sonra o çocuklarla görüşmeyelim. Zaten olanlardan sonra salak gibi onlarla sevgili olmak da bizim aptallığımız. Jennie iki sene önce kurtulduğu için çok şanslı. "

Hepsi kafasını eğdi. Bu vücut dilinde ya "Bir hatlar yedim. " ya da "Sana katılmıyorum. " demekti. Söylediklerime de bakılırsa bana katılmadıkları belliydi.

"Ne o? Kafalarınızı neden eğdiniz? Yoksa bir sorun mu var söylediklerimde? "

Rose "Unnie biliyorsun Jimin benim sevgilim. Onunla görüşmek zorundayım. " diye karşılık verdi. O konuşunca sanırım cesaretlenmiş olsa gerek Lisa da başladı.

"Unnie ne kadar kötü şeyler yaşasak da kalp bu nasıl engel olabiliriz ki? Hem sen bile bu işin başındaki kişiyle sevgiliyken biz nasıl yapabiliriz? "

Doğru ya onlara Jin ile artık sevgili olmadığımızı söylememiştim.

"Jin ve ben ayrıldık. Bu da ben de kurtuldum demek oluyor. "

Lisa daha da diretti. "Sen sevgilinden ayrıldın diye biz onları bırakmak zorunda değiliz değil mi? " Söylediği cümle daha çok karşı çıkar gibi bir cümle ama söylediğinde yüz ifadesi "Unnie bunları söyledim diye bana kızma. " gibiydi.

"Lisa sen bir idolsun. Normalde şirketin sunduğu şartlara göre zaten 5 yıl boyunca sevgilimiz olması yasak. Yine de bunu görmezden geldiler. Ve yaşananları düşünürsek bence onları dinlemeliyiz. "

Konuşulanların başından beri susan Jennie konuşmaya başladı.

"Haklı. Onlardan uzak durmak zorundayız. Hem göz görmezse gönül katlanır değil mi? "

Bu söylediğinde Lisa anından tepki verdi. Bu kadar şey yaşayan ve yaşatan Lisa olmasına rağmen inatla bize karşılık veriyordu.

"Onlardan uzak durmak zorunda olduğumuz için mi Daegu'ya gittiğimizde YoonGi ile öpüşüyordun? Evden sinirle çıkmış olabilirim ama ikinizi o yakınlıkta göremeyecek kadar kör değilim unnie. "

Kocaman gözlerim ve şaşkın yüz ifademle Jennie'ye döndüm. Aynı şekilde Rose de. Bunca zaman boyunca bize YoonGi'yi unuttuğunu söylüyordu ama ona mı gitti? Üstelik ona gitmekle kalmayıp bunu yaptı mı? Tamam madem yaptı şimdi neden arkamda duruyor? Bir dediği ötekini tutmuyor.

"YoonGi'yi öpmedim. Sen çıktıktan sonra hemen arkandan ben de çıktım. Aramızda hiçbir şey olmadı. "

"Bu onunla yakınlaştığın gerçeğini değiştirmiyor. "

Konunun ortasına daldım.

"Bir dakika öpüşmeyi falan geçin siz YoonGi'nin evine gittiniz ve bize söylemediğiniz mi? Neden? "

"Unnie aniden oldu. Mesaj atıp ısrar etti önemli bir şey olduğunu söyledi. Evde Jungkook olduğu için Lisa'yı da çağırdı. "

Gerçekten şaşkındım. İki sene önce onu terk eden çocuğun ayaklarına gitmiş resmen. Ona kızmıyorum sadece şaşkınım. Konuyu daha fazla uzatmadan başımı sallayıp yemeğime döndüm. Herkes de aynısını yaptı. Yemeklerimiz bittiğinde biraz daha oturmaya karar verdik. Eve gitmek istemiyorduk. Önümüzde de harika bir manzara vardı.

"Ne yaşandıysa geride bırakalım artık. Onlardan uzak durmamız konusunda hepimiz hemfikiriz herhalde? "

Evet konuyu kapattım ama bunu değil. YoonGi konusunu kapattım. Bizim gerçekten hayranlarımıza öncelik tanıyıp yoğun bir şekilde çalışmamız gerekiyor.

"Hayır unnie. Bu konuda sen ve Jennie unnie hemfikirsiniz. Rose ve ben böyle düşünmüyoruz. "

Ahh Lisa neden hala diretiyorsun?

"Lisa olanlardan sonra şirketin o çocuklarla görüşmene izin vereceğini mi düşünüyorsun? Saçmalamayı bırak. Rose tamam da sen? O çocuklardan biri bile sevgilin değil. "

Sinirle ayağa kalktı. Lisa'yı tanıyamıyordum. O gerçekten böyle bir insan değil. Özellikle bir erkek için böyle şeyler yapabilecek biri değil.

İlk başta bağırsada herkesin bize baktığını fark edip sessizce konuştu.

"Ben iki sene boyunca Tae'yi bekledim. Hatta kalsaydı on sekiz sene daha bekleyecektim. Şimdi aptal magazinciler yüzünden ondan vazgeçmeyeceğim. "

Onun yaptığı gibi ben de ayağa kalktım ve tam karşısında dikildim.

"Senin iki sene beklediğin o çocuk aptal magazincilerin önüne senin elini tutarak çıktığında böyle demiyordun ama. Yanımıza gelip ağladığında böyle demiyordun. Ne yapmayı düşünüyorsun? "

Bana biraz daha yaklaştı. Birazdan birbirine girişecek iki kavgalı kız gibiydik.

"Ne gerekiyorsa yapacağım. "

Bu kız gerçekten kafayı yemiş. Bir erkek ya! Sadece aptal bir erkek için düştüğü hallere bak! Üstelik sırf o çocuk başkasını öldürdü diye yalancı şahitlik yapmak zorunda kaldı. Jennie'yi alıp bizi tehdit ettiler. Bunları gerçekten unutup nasıl bu kadar diretebiliyor? Tamam ben de Jin ile birlikteydim ama artık değilim. Ayrıca emirleri her ne kadar o verse de acımasız olan her zaman YoonGi'ydi.

"Lisa sana şirket izin vermeyecek diyorum. İstesen de onu göremeyeceksin. Beni ezip geçebilirsin ama o şirkette çalışıyorsun hatırlatırım. Onları ezip geçemezsin. "

Gözlerindeki ifade beni korkutuyordu. Sanki Lisa'ya değil başka birine bakıyordum.

"O halde artık o şirkette çalışmam ve onlar da bana karışamaz. "

Hızlıca çantasını alıp masadan uzaklaştı. Kafayı yemiş! Delirmiş! Şirketten çıkmayı nasıl düşünür?! Grubu bırakmayı nasıl düşünür?! Bizi nasıl yarı yolda bırakmayı düşünür?! Madem sen beni dinlemiyorsun o zaman Tae ve Jungkook'la konuşurum ben de. O çocuklardan zorla da olsa uzak duracaksın Lisa. Bu hepimizin iyiliği için.

Playing With FireBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin