"Şimdi ben nereye gidersem gideyim, sen benim peşimde mi olacaksın?"
"Evet, efendim."
"Efendim mi? Farkında mısın bilmiyorum ama sen benden büyüksün. Bu yüzden İzel demen yeterli."
"Peki, İzel..."
Ve hayatımın böyle süreceğini bilseydim, çok önceden...
Evet, maalesef finale geldik. O kadar üzgün ama aynı zamanda o kadar mutluyum ki anlatamam. Kitabımı okuduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim.
Yollar burada ayrılıyor dostlarım, eğer bir bölüm daha isterseniz yazabilirim. Geri bırakacak değilim :)
Ne yazmam gerekiyor aslında bilemiyorum ama sizleri çok seviyorum. Diğer kitaplarımda görüşmek üzere...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Annemiz İzel ve oğlumuz Arkın...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Annemiz İzel ve kızımız Tutku...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Genç çiftimiz...
Aşklarım, bu fotoğraflar o kadar güzel ki anlatamam. Böyle gerçekmiş gibi hissediyorum öpesim geliyor. Aklımda öyle bir canlandırdım ki, hep yanımdalarmış gibi...
Okullarda başlıyor zaten, bu bölümle iyice streslendim ya of of!
Haydi size iyi okumalar.
"İzel!"
Korkuyla yerimden sıçrayıp, gözlerimi açtım. Karşımda Çağlar'ı görmemle, ağzımdan derin nefesler almaya başladım. Ben rüyada mıydım? Elimle yüzüne dokunduğumda, sıcak tenini hissettim.