Kaderin oyunu. ..

57 4 0
                                    

Murat...

Kapının önündeydik, yaklaşık yarım saat olmuştu ve doktor hala Hüzün'ün yanından çıkmamıştı. ...

Bora, eline içki almış , hemen yanımda duvara yaslanmış biçimde duruyordu. Oldukça bitkin bir görüntüsü vardı. Ama bunun sadece yorgunlukla alakası olmadığı aşikardı....

Ne olabilirdi ki? Kesin Hilal'i düşünüyordu. .. Yani başka türlü olamazdı değil mi?? Aslında bakışlarından, her ne kadar bunun sebebinin Hüzün ,olduğunu anlamış olsamda ,aksi olsun diye dua ediyordum içimden. Hayatımızın orta yerine birden bire girmiş ve tüm hayatımızı ele geçirmiş şu iki kızdan birisine (artık itiraf edebiliyorum) Hüzün'e aşık olmuştum. Ve bunun için ödeyeceğim bedeller arasında candostum Bora olmamalıydı. Tam ben bu düşüncelerle boğuşurken kapı açıldı.

Sonunda doktor çıktı içerden. .

"Doktor!!??" Aynı anda konuşmuştuk Bora'yla. .. Doktor bir Bora'ya bir bana baktı ve ...

"Oldukça şiddetli bir şekilde üşütmüş.. ateşi çok yüksek, ama aynı zamanda da vücudu çok soğuk bir çeşit hipotermi geçiriyor. Ben gereken müdahaleyi yaptim. Ama en iyisi onu bir hastaneye götürmeniz olacaktır .Çok iyi bakılmalı ve ilaçları aksatılmamalı. Ayrıca hem vücudun ısıtılması hem de ateşinin kontrol altında tutulması gerek............ Bilmiyor olabilirsiniz hipotermi..."

"Hipoterminin ne olduğunu çok iyi biliyorum doktor bey. " diye sözünü kestim"Şu an çok başka bir işle uğraşsam da ben de bir doktorum.!!! "

Tıp mezunuydum evet ,ama hiç doktorluk yapmamıştım. Üniversiteyi bitirdiğim sene babamı kaybedince işlerin başına geçmek zorunda kalmıştım. Neredeyse ben bile unutmuştum bunu...

Bu kadar kötümüydü durumu??
Bırakmamalıydım, gitmelerine asla izin vermemeliydim. Hepsi benim suçum. .

"Merak etmeyin Sami bey, sizden ricam bana gerekli ilaçları bırakmanız. . Gerisini ben hallederim.."

"O halde meraklanmaya gerek yok Murat bey.. Arabada gerekli ilaçlar var "

Sonra bişey unutmuş gibi bana baktı ve ,

"Ha birde başında bazı yaralar var . Şişlik ve çizikler falan . Onlara da baktım ama sol kulağının arkasındaki kesik mikrop kapmış olabilir . Derhal tedavi edilmeli. Bunun içinde elinizde malzeme var mı? Yoksa onuda ben tenin edebilirim Murat bey."

"Ah olamaz ! "

Doğru henüz kazanın üzerinden iki gün geçmişti. Ve eminim Hüzün ciddiye bile almamıştır.

"Ben ilgilenirim Sami bey . Malzeme var evde merak etmeyin . Metin bey size eşlik edecek ,buyrun."

"İçeri girebilir miyiz? " diye bıkkın ve birazda sarhoş bir biçimde sordu Bora. Sanki bizi dinlemiyor, tek bir yöne bakıp, dalıp gidiyordu. Umarım yine başlamaz....

"Arkadaşı olduğunu öğrendiğim bayan ,şu an Hüzün hanımın üzerini değiştiriyor. Size haber vereceğinden eminim"

Anlamsızca bakışlarını çektiği yöne döndürüp, elinde bilmem kaçıncı kadehiyle Bora yine beni korkutuyordu..

Doktor giderken Metin'i de birlikte yolladım. Arabadan bütün ilaçları alsın diye. Ve şimdide Hilal'i beklemeye başlamıştık...

.................

Hilal....

"Affet beni Hüzün ,nolur affet kardeşim. .. Inan öyle söylemek istemedim . Ben ... Ben bilmiyorum nasıl yaptım? .. Ne olur affet.... Beni duyduğunu biliyorum, binlerce kez özür dilerim . Lütfen affet beni.. "
Hüzün'ün üzerini hizmetlinin verdiği kiyafetle değiştirmiştim.

Telefonumun çalmasıyla biraz toparlandım ve kimin aradığına baktım. .. Öyle ya beni kim arardı? ? Hüzün burda olduğuna göre !!!!

-Nuri baba...

Eyvah! ,onu tamamen unutmuştum. Sahi ne dicektim ? "Bir gerizekalı gibi Hüzün'e olmadık laf saydım, sırf hoşlandığım erkekle gitmek istemedi diye . Şimdide kırkdokuz derece ateşle bi hi.. hib.. neydi adı ya. Her neyse bir zımbırtı geçiriyor. Üstelik neredeyiz hadi bil bakalım Nuri baba???.....

Olmazdı, söyleyemezdim... En iyisi açmamaktı,bende öyle yaptım.
Kapının tıklanma sesiyle toparlandım....

"G.gg.gir.."

Unutmuştum tabi böyle şaşalı hayatı. Az önce evi gördüğümde verdiğim tepkiyi hatırladım... Ve 'hey gidi günler ' diye iç çekmeyi de ihmal etmemiştim. Daha bundan on sene önce aynı böyle zengin ,sosyetik ve muhteşem bir hayatım vardı. Ama şimdi ekmek yanında peynir ve bi kaç zeytinle kahvaltı ediyorduk. Ben böyle kaderin......

Önden Murat , arkasından Bora girdi içeri. .. Murat direk Hüzün'ün başucuna gelip ateşini kontrol etti. Üstünü sıkı sıkı örtmüştüm, Hüzün titriyor diye...

Üstündeki battaniyeyi çekip aldı ,kalkıp odanın diğer tarafında duran dolaba gitti , ince bir çarşaf getirdi ve onu örttü. .. Ellerine ve ayaklarının üzerine vücudu ısınsın (ateşi etkilenmesin diye ellerinin ve ayaklarının sadece üzerine ) diye sıcak kompleks yapıp, başındaki soğuk (ateşi düşsün diye) bezi değiştirdi. ..

O bunları yaparken ben Bora'yı ,Bora ise Hüzün'ü izliyordu.....

Ve hiç iyi gözükmüyordu....

ALIN YAZIM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin