Murat. ..
Ateşinin biraz olsun düştüğünü anladığımda, küvetten çıkıp etrafa suların damlamasına aldırmadan onu odaya taşımıştım... Önce odadaki koltuğa yatırıp üzerini örttüm , sonra kendi üzerimi değiştirdim, onu tekrar ıslatmamak için. ..
Sonrada akşamdan yardımcımızdan ona giydirmek üzere ayarlamasını istediğim eşyaları alıp ,yanına dönmüştüm. .. Yanına gidip üzerini açtım. .. Ona her baktığımda biraz daha yakınlaştığımı ve daha çok aşık olduğumu hissediyordum...
Islak olan t-shirt ve eşofmanı çıkardıktan sonra, geriye kalanları gözümü kapatıp el yordamıyla çıkardım. Ona bakmaya dahi kıyamıyordum... Yine el yordamıyla çamaşırları giydirdigimden emin olduktan sonra gözümü açıp t-shirt ü giydirecekken öksürmeye başladı, acele etmeliydim . Daha fazla üşütmemesi gerekiyordu...
Allah özene bezene yaratmış dedikleri Hüzün için söylenmiş bir sözdü sanırım. ..
O kadar berrak bir teni vardı ki bembeyaz ve saf...Allah'tan onu bana bağışlaması için dua ederek üstünü giydirdim. Yatağa taşımak için kucağıma aldığımda bana öyle bir sarılışı vardı ki ... En az beş dakika öyle kaldım. . O an o kadar mutluydum ki .. Normalde biraz agresif bir kızdı (agresif az gelirdi ,aslında tam bir manyak) ama ben onun bu haline aşık olmamış mıydım zaten???
İlaç vakti gelmişti. . Üstelik soğuk duş yapmıştı ,eğer biraz daha ona ilaç verip dengeli bir biçimde ısıtmazsam hipotermi nükseder ve kalbine zarar verebilirdi...
İstemeyerek te olsa onu yatağa yatırdım. Ateşi çok yüksek olduğundan duşa götürürken kolundaki serumu bile fırlatıp atmıştım. Hemen yeniden damaryolu açıp serumu bağladım.
"İlk kez güzellik. ... ilk kez birisinin canını, o hissetmesede yaktığım için kendimden nefret ettim... "
Bu bir itiraftı Hüzün duymasada... iki saate yakın başında gözümü bile kırpmadan bekledim. Ateşi düşmüştü ama kesik kesik öksürüyordu, ve hışırtılı nefes almaya başlamıştı. .. doktorun bıraktığı çantayı tekrar kontrol ettim ve içinde bir inhalasyon aleti buldum. Düşük dozda ilaç katarak solumasını sağladım. . Biraz sonra daha rahat nefes alıyordu. ...
Biraz toparlandığından ve daha iyi olduğundan emin olduktan sonra, telefonunu alıp kayıtlı iki numaradan biri olan Nuri baba'yı aradım. . Konuşmamız gerektiğini ve önemli olduğunu söylediğimde hemen lokantaya gelmemi istedi...
Hüzün'ün daha iyi olduğundan emin olduktan sonra ,Nuri baba'nın yanına gittim. Hüzünü en iyi tanıyan oydu ve hakkında her şeyi öğrenmek istiyordum. Ona yardım edebilmek için bu şarttı. ..
Lokantaya geldiğimde Nuri baba'yı ayakta beni bekler halde buldum. Endişesi yüzüne yansımıştı. ..
"Evlat hoşgeldin " dedi . Kısa kesmemi istediğinden emindim..
"Hosbuldum Nuri baba"....
Baba mı? ? Aman tanrım çabuk kaptırmışım kendimi.. kızmış mıdır acaba??
Gülümsedi, bu iyi bişeydi sanırım. .
"Nuri baba Hüzün ..." önce duraksadım. . Bana bakışı değişti. Henüz oturduğu sandalyeden ayağa fırladı ve ..
"Hüzün? ?? Noldu Hüzüne? ??"
İlk andan beri yaşananları bir bir anlattım. Ve Onun yardımına ihtiyacım olduğunu söyledim....
Aşk kısmına kadar her şey yolundaydı ama ben hislerimden bahsettiğimde ..
"Bunu sonra konuşuruz , şimdi beni kızlarımın yanına götür " diye emretti...
Yolda Hilal ve Hüzün ile ilgili bildiği ne varsa (benim iyiniyetime güvenmiş olacakki ) hepsini anlattı. Doğrusu Hilal ile alakalı daha çok şey öğrenmiş ve oldukça şaşırmıştım. ..
Hüzün'ün geçmişi ile ilgili sadece bir kaç cümle ve Hüzün'ü tanıdığından beri yaşadıkları dışında pek bişey bilmiyordu . Anlatmamıştı Hüzün her şeyi. Sadece bilmesini istediği kısmı biliyordu... Geri kalan ne varsa içinde yaşıyordu demekki.
"Koca yürekli kızım benim " diye sonlandırdı konuşmasını. ..
Ve öğrenebildiğim bir şey daha ...
En çok Papatya yı seviyordu. ...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALIN YAZIM
RomanceBaşınıza her gelen şeyin KADER olduğuna mı inanıyorsunuz??? Adı KADER olsada , Bunu siz çiziyorsunuz... *Tüm hakları yazara aittir. Alıntı yapılamaz,kısmen veya bütün olarak hiç bir yerde paylaşılamaz ,kullanılamaz. * Yeni bölümler uzun ve akıcı şe...