aşk başkaydı...

35 1 0
                                        

Murat...

Güne kuş cıvıltıları ve sevdiğiniz ile başlıyorsanız ,sizden mutlusu yoktu dünyada ...

Güzel karım benim , tıpkı yaralı bir kuş gibi kanadı kırık.. Dün gece tam bir kabustu ,sonu rüya gibi bitmişti ama yinede Hüzün için çok korkmuştum. Hilal'i o halde gördüğünde şoka girişi, ki bunu anlamak zor değildi. Sonuçta tek yakını Hilal'di ve yaşadıkları onca kötü olaydan sonra bu kadar kokması normaldi . Sonrasında hastanedeki o bir anda değişimi ve ürkek tavırları,kesin bişey olmuştu ama ne ?

Sonra banyoda düşüp kalması,onu o an yerde gördüğümde aklımı kaybediyordum neredeyse. Bir türlü yenemediği bu korkuları onu yiyip bitiriyodu ..

Bildiğim,yani anlatabildiği tek şey amcası olacak hayvan herifin onu daha çocukken taciz edişi... Bir annesi,babası ve kardeşi vardı ama şimdi neredeler,ne olmuştu bilmiyordum. Ama her ne olmuşsa çok ağır şeyler yaşamıştı. Ne kadar onu kırmadan öğrenmenin yollarını arasamda ,bir türlü bana açılamıyordu. Belkide kendisi de bununla yüzleşmeye hazır değildi. Kıyamam, aşkım benim ..

Sonunda kendini bile aşmış ve bana ilk kez yaklaşmıştı. Ama bir yere kadar... Bir anda geçmişten bir resim görmüş gibi benden uzaklaşmıştı.

Artık onun için endişelenmeyi aşmış, korkmaya başlamıştım. Bunun için bu gün bir psikolog ayarlayıp aşkımı oraya götürecektim. Bu günde evde kalabilirdim . İhaleye yaklaşık üç gün kalmıştı evde hazırlayabilirdim sunumu. Gerisinide yarın Holding'te hallederdim.

Kasaya bıraktığım dosyada sonradan yaptığım bir kaç değişiklik vardı. Hayali olarak hazırladığım bir ihale dosyasını gerçek bir ihale için deforme etmiştim. Bakalım Senem hanım ne yapacaktı? Hem biraz yalnız kalsa daha iyiydi, vakite ihtiyacı vardı....

Güzelim yanımda kıpırdanmaya başlamıştı. Uyanıyor olmalıydı. Onun için hemen gözlerimi tekrar kapatıp uyuyor numarası yapsam iyi olacaktı. Gece giyinmeye fırsatı olmadan uyuyakalmıştı ve utanmasını istemiyordum. Onu ölesiye seviyordum ...

Gözlerimi kısıp onun benim uyuduğumu düşüneceği kadar kapatmıştım. Önce şöyle bi gerindi (allahım ne kadar tatlı) sonra gözlerini ovuşturarak bana baktı.. uzanıp yanağıma bir öpücük konduracaktı ki çıplak olduğunu anladı.

"Hiiiih"

Hemen yorganı üstüne çekti geri. Benim uyuduğumu görünce derin bir nefes alıp yavaşça kalktı ve dolaptan kıyafetlerini alıp banyoya koştu.
Gözlerim benimle adeta savaşa girmişti. Büyüleyici bir güzelliği vardı,porselen gibi.. Anlatılmaz...

Her an olduğu gibi yine ona aşık olmuştum. Bu aşk daha nereye kadar çoğalabilirdi bilmiyorum . Sonra yanıma tekrar gelip bu sefer çekindiği her halinden belli olan bir öpücük kondurdu dudağıma!! Evet yanağıma değil dudağıma bırakmıştı öpücüğü..

Değmeyin keyfime ....

Sonra da aşağı indi...

Hâlâ yataktaydım, kalkmamak ,yanına gitmemek için çok çabalamıştım. Ama bekleyip beni uyandırmasını hissedecektim. Buda apayrı bir keyifti...

Hmm, öyle güzel kokular gelmeye başlamıştı ki burnuma .. Daha fazla dayanamayıp kalkıyordum ki ayak seslerini duyunca yeniden kapadım gözlerimi. Kapıyı yavaşça açıp yanıma geldi ,yere çöktü ve eliyle yanağımı okşayarak birden kısık sesle konuşmaya başladı..

"Sevdiğim,ömrüm, seni ne çok sevdiğimi bir bilsen . Yaşadıklarım yüzünden, aramızdaki bu setler yüzünden , benim yüzümden yaşayamadıkların için, senden ne kadar özür dilesem az . Sana söz veriyorum sevgilim, bunu atlatmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Çünkü... Bende seninle bir olmayı çok... istiyorum . Keşke sen uyanıkken söyleyebilseydim sana bunları. Keşke yaşadıklarımı sana anlatabilseydim.. keşke bu kadar kolay olsaydı.. Ama o kadar ağır ki yaşadıklarım ,ben bile altında ezilirken senide sürükleyerek üzemem...

Keşke annemin ,kardeşimin katilinin babam olduğunu ve ... Ve.... "

Ben duyduklarımla şok olmuşken, uyumadığımı anlamaması için çok daha fazla çaba harcamam gerekmişti. Aman allahım bu kız neler yaşamıştı böyle daha ne yükler yüklenmişti de anlatamıyordu??

Ağladığını anlamış ama sesimi çıkarmamıştım. Biraz rahatlasa iyi olacaktı onun için ,hep sakladığı gözyaşları onu bu kadar zayıf yapıyordu belkide.

Birden ayağa kalktı,görebildiğim kadarıyla aynada kendini toparlıyordu. Derin bir nefes verdiğini gördüğümde gülümsemeye çalışıyordu. Yanıma tekrar geldi ve yanağıma kocaman bir öpücük kondurup ....

"Günaydın kocammm"

Yeni uyanıyormuş gibi yapmak zor olmuştu.. sevdiğim acı çekerken ona gülümsemek..

"Hmmm leylak.. Kokuna da aşığım biliyorsun değilmi?"

"Biliyorum ,kendi kokunu duymadığın içindir... "

"Benim kokum ne peki?"

"Sevgilim,sen aşk kokuyorsun, sevgi,şefkat, sen huzur kokuyorsun... Ve tabi birde.... Gül gibi"

"Gül??"

"Evet gül gibi işte.. Hem... Hadi ama kahvaltı hazır ,sana ellerimle su
böreği açtım. Soğuk yemek istemezsin eminim. "

"Hadi canım?? Su böreği?? "

"Sevmez misin ?" Yüzü asılmıştı biraz.

"Sevmek mi .... bayılırım sevgilim ... kalktım bile .."

.....

Kadir.....

"Cenazenizi teslim alabilirsiniz beyefendi. Tekrar başınız sağolsun."

Babamm... Son nefesinde bile o iki kızın adını söylemişti..

"O... onlar... m.m.a.s. hüz...ün..Helal..."

Şimdi morg kapısında babamın cenazesi için bekliyordum. Akşam fenalaştığında hemen ambulans ile hastaneye getirmiştik. Kalp krizi geçiriyormuş . Hemen yoğun bakıma alındı ancak .... Olmadı işte kurtulamadı. İntikamını alamadan gitti. Ağlamadım, çünkü onlardan babamın intikamını alana dek bana ağlamak haramdı..

Kapı açıldı ve iki görevli babamın tabutunu getirdi. Halam, feryat figan ağlıyordu cenaze arabasının başında. Bizden başka gelen yoktu . Mahallede sela verdirmiştik , ama görünen oki kimsede bir selamlık hatırımız kalmamış. Böyle acı bir günde bile kimse gelmemişti. Halamı sürükleyerek bindirdim cenaze arabasına sonrada çağırdığım hoca ile birlikte gelen iki kişi ve araç şoförünün yardımıyla cenazeyi arabaya bindirip mezarlığın yolunu tuttuk. Halam dövüne dövüne ağlıyordu, bense o iki kız için planlar yapıyordum. Hemde en acımasız şekilde...

Babamı hazırlanan mezara kendi ellerimle yerleştirdim. Üzerine kapattığım dört tahtayı da yerleştirip mezardan çıktım. Hoca o arada yasin süresini okuyordu ..

"Vedrüblehüm meselen ve eshabel garyeti iz câ ehel mürselun....."

Son kürek toprağı da attığımda, hoca da okumayı yeni bitirmişti.

"Sadagallahül azim"

Fatiha okunurdu normalde . Ben utanıyordum. Babamın intikamını almadan ona dua bile etmeye hakkım yoktu . Halam omzuma dokunup ağlamaktan kısılan sesiyle ..

"Şimdi babanın toprağından al iki avuç. Birini bir cebine,diğerini öbür cebine koy. Taaki onları hakedenlerin mezarı üzerine atmadan da sakınola gözüme gözükme. "

Sonrada ağlayarak uzaklaşmıştı yanımdan.

Hava kararmaya başlamıştı ve ben hala oradaydım. İnanamıyordum babamın öldüğüne ve şu an burada yattığına ...

Halamın dediğini yapıp ,iki avuç toprak aldım ve ceplerime doldurdum ve son kez toprağını öpüp babama veda ettim....

"Şimdi sıra sizde ,bekleyin lan azrailinizi..."

ALIN YAZIM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin