kabus ...

39 2 0
                                    

Hüzün......

Ne duyduğumu ya da duyduklarımı birisine anlatıp anlamadığımı bilmiyorlardı eminim . Yoksa çoktan beni sorguya çeker sonrada bilmem neler gelirdi artık başıma. Offffff ya saat gecenin beşi,ben bu düşüncelerle boğuşup duruyordum yatağımda. Bücür'e kal desemiydim acaba .

Çocuk o kadar ısrar etmişti ama ben kuyruğu dik tutucam ya ,hiç gerek yok sersernin tekiydi, kesin para peşindeydi diyerek başımdan savmıştım onu. Kimseyi tehlikeye atmaya ya da bildiklerimle ve yaşadıklarımla boğmaya gerek yoktu.

"Hüzün sen neden gelmiyorsun? Neden uzak duruyorsun bak şu çok güzel "

Hoppala karşımdaki Muratla karısı mıydı? Kocaman bir havuzda havuz yatağında uzanmışlar ellerinde kocaman bardakta renkli içecekler beni de havuza çağırıyorlardı.
Kusmamak için kendimi zorladığımda başımın döndüğünü de hissettim. İğrenerek tekrar havuza baktığımda havuzdaki berrak masmavi su,yerini kırmızı ve siyah karışımı bir renge bırakmış ve giderek dalgalanmaya başlamıştı. Su dalgalandıkça onlar daha fazla gülüyor daha çok eğleniyorlardı. İçeceklerinden buhar çıkmaya başladı . Ne buharı resmen kaynıyordu. Bir an sonrasında, pis kahkahalarının yanında ağızlarından ve burunlarından kanlar akmaya, sonrada fışkırmaya başladı. Ben donakalmış öylece onlara bakıyor ne kıpırdayabiliyordum ne de konuşabiliyordum. Neyin içine düşmüştüm böyle??

Sonra gözlerinin yerini alan ateş topları bir anda söndü ve yerini musluktan akarcasına beyaz bir sıvıya bıraktı . Onlar hala kahkahalarla gülüyorlar ve hiç te acı çeker gibi gözükmüyorlardı.

.....

"Appaaaaaa appaaa appaaaaaaa aaa!!"

Artık nasıl bir feryatla uyandıysam bücür kapıya dayanmıştı. Her zaman yaptığı gibi hem zile basıyor hem kapıyı yumrukluyor hem tekme atıyor aynı anda da bağırıyordu. Kapıya nasıl koştum nasıl açtım bilemedim . Tek hatırladığım soneri gördüğümde gördüğüm kabusun etkisiyle boynuna sarıldığımdı. O anlarda Soner küçük kardeş değil,abi rolünü üstlenmiş olanca şefkatiyle sarılıyordu. Kuzum benim Allah'ıma ne kadar şükür etsem az ,O'nu bana gönderdiği için...

Neden sonra sakinleştiğimde, Soner'e bütün bu akrasyonun sebebinin kötü bi kabus olduğunu anlatmak kolay olmamıştı. Korumacı kişiliği ile sanki olgun kocaman bir adam sanırsınız..

Soneri ikna edip evine yolladığımda saat altıya geliyordu .O bana çok uzun gelen kabusun, sadece bir saat kadar sürdüğüne inanamıyordum.


Kendimi koltuğuma attığımda, ertesi gün işe nasıl gideceğimi ya da gitmeyeceğimi düşünmeye başlamıştım, ki çalan telefonla artçı bir sarsıntı daha yaşamıştım.

'Ahmet bey'

Korkunun ecele faydası yoktu . Mecburen açtım tabi ..

"E.ee.efendim"

Ahmet beyin sesi oldukça sakindi . Sanırım önce ne duyduğumu anlamaya çalışıyordu.

"Hüzün hanım??"

İşte şimdi sakin olup pot kırmamalıydım. En azından kendi iyiliğim için. Derin bir nefes verip cesurca davranmam için kendimi teskin ettikten sonra kafamda anı canlandırarak konuştum..

"Efendim Ahmet bey buyrun."

"Nasılsınız?"

Bak ya ,nabız ölçüyor adi herif...

"Eee.. biraz yorgunum Ahmet bey. Biliyorsunuz gece geç saate kadar çalıştık. "

"Haklısınız tabi toplantı planlananın dışında seyretti . bu gün iyice dinlenin ."

Kartları kapalı oynuyorduk .. nasıl isterse..

"Sagolun efendim . Yarına daha dinç olarak işimin başında olurum. Bir sorun yoktur umarım ."

"Y.. yok şey aslında ben dün için.."

Hah buyrun kandillide simit ayrana..

"Özür dilerim efendim . Ben dün sizden çıkmak için izin istemeye odanıza gelmiştim. İçerden sesinizi duyunca misafiriniz olduğunu düşünüp rahatsız etmek istememiştim. "

Aferin bana ya ben ne zaman yalan söylemeyi başarabilir olmuştum?? İşte korku belası...

Ahmet beyin rahatlama sesini tonundan anlamak çok kolaydı. İnanmıştı yaşasın..

"Yani sadece sesimi duydunuz ? Ne konuştuğumuzu...?"

Hah hadi tamamla cümleyi bakalım..

"Ahmet bey ,siz işverenimsiniz, sizi dinlemiş olabileceğimi nasıl düşünürsünüz?.. Sadece sesinizi duydum ve rahatsız etmek istemedim hepsi bu . Zaten ben basit bir ahçıyım ben . Ne anlarım ki şirket işlerinden. Eğer size yanlış bir izlenim verdiysem çok özür dilerim. "

Uzattım mı ne? Amaan napim salağa yatmam gerekti. Ve sanırım işe yaradı... oleyyyyy..

"Anladım Hüzün hanım, bende gece yaşadığınız korku için özür dilerim . Ama dediğiniz gibi koca şirket ve elbette mahremi olması doğal. Bu mahremi korumakta benim işim. Rahat olabilirsiniz bir daha dün geceki gibi bir olay olması sözkonusu olmayacak. "

Şımardım galiba..

"Peki takip falan...?"

Bide ispiyonladım de tam olsun Hüzün....

Okkalı bir kahkaha sonrasında..

"Tabiki hayır korkmanıza gerek yok. Sizin gibi sadece ahçı ve basit bir işçiyi sebepsiz yere neden takip ettirelim ki? Demi yani??"

Hâlâ sinir bozucu bir şekilde gülmeye devam ediyordu..

"Haklısınız efendim"

Tabi kide haksızdı... Ama işte...

"Peki hüzün hanım yarın görüşmek üzere iyi günler..."

Görelim bakalım günler ne kadar güzel olacak...

ALIN YAZIM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin