Murat...
Güzelimin uyuduğundan emin olduktan sonra , parmakucumda yürüyerek yavaşça odadan çıktım. Şu an kendimi paramparça hissediyordum. Kapıyı yavaşça kapattıktan sonra ,derin bir nefes verip Ayhan abinin yanına indim.
Benim bezgin halimi görünce eliyle yanına oturmam için işaret etti . Salona geçmişti oda . İkili koltuğa,yanına oturdum. Elini dizime hafifçe vurarak..
"Geçecek evlat , içindeki zehiri attığı ve yaşananları kabul ettiği zaman geçecek.."
"Onun için çok üzülüyorum Ayhan abi . Bu kadar çaresiz kalmak beni ... mahvediyor."
Hissettiklerim söylediklerimin yanında hiç birşeydi aslında . İçimde kopan fırtınalar dünyamı alt üst ediyordu . Keşke bir hortum çıksa ve benim değil, güzelimin içindeki tüm acıları silip süpürse.
"Atlatması için biraz da ilaç desteğine ihtiyacı var. "
Yanında getirdiği küçük çantasından bi reçete çıkarttı. İlacı yazdı ve ..
"Oldukça etkili ve güçlü bir sakinleştirici bu evlat . İlk günlerde biraz fazla uyuyabilir. "
"Peki yan etkisi falan ? Yani çok mu uyuyacak? Ne yapmalıyım? Nasıl davranmalıyım?"
"Evlat sakin ol ,ona böyle yardım edemezsin unutma. Sen güçlü durmalısın ki oda sana güvenip, senden yardım isteyebilsin. "
"Tamam Ayhan abi. Ben ilacı aldırırım şimdi. Bi çay içelim mi seninle ?"
"Tabi evlat içelim. "
"Sevgi!!"
"Buyrun Murat bey "
"Bize bir çay demlermisin lütfen. "
"Hemen efendim"
Ben reçeteyi şoföre verip eczaneye yollayıp geldiğimde, Ayhan abi de ayağa kalkmış beni bekliyordu.
"Abi hayırdır?"
"Sakıncası yoksa uyurken bi görmek istiyorum Hüzün'ü. "
"Ta. Tabi abi buyur .."
Birlikte yukarı çıktık. Kapıyı yavaşça araladığımda Hüzün yatakta yoktu . Kısa bir şokun ardından onu pencerenin pervazına yaslanmış, dışarıyı seyrederken bulmuştum. Rahatlamayla birlikte ,Ayhan abiye bi bakış atıp onayını aldıktan sonra yanına gittim .
"Bebeğim?"
Ama gerçekten şaşırmayı sonraya bırakmalıymışım, çünkü karım şu an sanki hiç bir şey olmamış gibi bana dönüp gülümsedi. Sanki sabah ilk kez uyanmışız gibi ....
"A. Aşkım bende aşağı inecektim. Var ya öyle bi çay içesim varki . Ne dersiniz birlikte içer miyiz ? "
"Ta. Tabi aşkım içeriz. "
" Tamam o zaman inip çayın yanına bir kek yapayım o zaman . Senin sevdiğinden,üzümlü "
Ve neredeyse güle oynaya aşağı inmek için yanımızdan geçti. Dönüp Ayhan abiye baktım...
"Kendince savunma mekanizması evlat. Merak etme Hüzün çok güçlü bir kız, Bunu da atlatacak . "
"İnşallah Ayhan abi ... inşallah "
Tekrar aşağı indiğimizde salonda göremeyince mutfağa baktım. İşte veren Allah'a kurban olmamak ne mümkün,dünya güzeli karım kek hazırlamakla meşgul. Sanki hiç bişey olmamış gibi gülümseyerek hemde..
Ayhan abi salondaki kapıdan bahçeye geçmişti. Bende dayanamadım gidip arkasından ince beline sarıldım.
Hmmm boynundan öperken leylak koşusu ile birlikte aşkın kokusuda dolmuştu içime...
"Seni çok seviyorum bebeğim " diye fısıldadım kulağına.. "
"Seni sevdiğim gibi.."
Sevgi elinde boş tepsiyle içeri girince ayrılmak zorunda kaldık. Bir insan içinde fırtınalar koparken nasıl bu kadar sağlam bir duruş sergileyebilir anlamak güçtü. Hele de benim gibi dışardan çok güçlü gözüküp bir esintide dağılan bi adam için..
Babam'ın ve Bora'nın babasının çıktığı gemi turunda öldüğü haberi geldiğinde üniversiteyi bitireli bir kaç ay olmuştu. Tek idealim olan doktorluk, artık ideal olmaktan çıkmış,gerçek olmuştu. Bundan sonraki hayatımda insanlara yardım ederek ve en ücra köylerde çalışarak geçirmeyi planladığım o günlerdi işte.
Akşama kadar araştırmalar yapmış ve kendime en yakın bulduğum yerleri tek tek kaydetmiştim . Sonra seçecektim içlerinden en sevdiğimi. Hem belki, gidip gezer öyle karar verirdim, en çok bana nerede ihtiyaç olduğunu.
Saat neredeyse oniki olmuştu. Annemden hâlâ ses yoktu. Bir arkadaşına gidecek, ama geç olmadan dönecekti. Öyle söylemişti yani .
Acıktığım hissedip aşağı inerken kapıda yardımcımızın birileriyle konuştuğunu duyup yanlarına gittim .
Polisler!!!!
"Murat bey .. polisler ....."
"Tamam Ayşe Hanım siz içeri geçin ben konuşurum. "
Konuşmadan içeri geçti yardımcımız. Aslında annem ile ilgili olduğunu tahmin ediyordum . Yani konken adı altında kumar oynadığını ve yine kaybedip kavga çıkardığını falan .. Kesin bu yüzden gelmişti polisler .
"Siz Haluk Soykan'ın yakını mısınız?"
"Haluk Soykan?? "
"Evet yakını mısınız?"
"E..Evet babam .. Ama şu an bir gemi turunda. Neden arıyorsunuz babamı?"
Başını öne eğen polisle göz göze geldik. Aslında ters giden bişeyler olduğunu biliyordum ama yinede tüm gücümle inkar ediyordum.
"Binevi haklısınız,aslında bir yandan da babanızı arıyoruz. Ama ... maalesef cesedini . Başınız sağolsun."
Başım sağolsun?? Neden ??? Babamın cesedini aradıklarını söylemişlerdi, yani emin değiller. Yani babam ... Oooo Kahretsin Vedat amca da .. o zaman... O da...
Bu kadar çaresiz kaldığım başka bir anı hatırlamıyordum. Babam ölmüştü. Artık yoktu ... Daha üç hafta önce güle oynaya yolcu etmiştik ve şimdi...
Polis memurunun ..
"Tekrar başınız sağolsun. Babanızın cesedine ulaşır ulaşmaz size haber vereceğiz. " Dediğini bile hayal meyal hatırlıyordum. Hayatta aslında çok düşkün olmasamda ki bu karşılıklıydı... Yinede tek tutunduğum daldı babam..
Şimdi ben bunu düşünürken bile yeniden o karanlık geceye dönmüş ve Vücudumdaki tüm damarların isyan bayrağını çektiklerini hissetmiştim. Ya benim karım??
Daha tam olarak ne yaşadığını bilmiyordum bile, ama anlattığı kadarı bile .... Dayanılmazken O, bu kadar güçlü olmayı nasıl beceriyordu??
İşte kendimi ,o akşam yaşadıklarımı düşünürken bile kaybederken, Hüzün'ün ne kadar derinden sarsıldığını tahmin bile edemiyordum. Ve onun için çok... korkuyordum...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALIN YAZIM
RomanceBaşınıza her gelen şeyin KADER olduğuna mı inanıyorsunuz??? Adı KADER olsada , Bunu siz çiziyorsunuz... *Tüm hakları yazara aittir. Alıntı yapılamaz,kısmen veya bütün olarak hiç bir yerde paylaşılamaz ,kullanılamaz. * Yeni bölümler uzun ve akıcı şe...