Hüzün....
Soneri başımıza bekçi bırakmış..
Sözde bizi koruyacak. O uyuz kendini bile koruyamaz . O kadar derdimin arasında kalkmış gece gece neymiş efendim acıkmış mışta ,canı menemen istiyormuş. Hadi ordan üzlük seni . O küçük gözleri uykudan iyice küçülmüş zaten, bide uyanık kalmak için çay istiyo, yemek istiyo...Yinede kıyamadım kalkıp menemeni yaptım ve uyumak bahanesiyle evine postaladım. İlk iş bir duş aldım, sonra yatağıma uzandım.. Ama nerdeee??? Uyku kim ben kim??. Dolapta bir kutunun içinde duran fotoğrafları ve mektupları çıkartıp yeniden okudum. Okuyordum, ezberlemiştim artık,birbirlerine olan aşklarını ,sevdalarını. Bir daha asla kimseye inanmamak için,bu aldatılmışlığı hiç unutmamak için ...
Öylesine özlemiştim ki . Her defasında, her yeni günde ,yeniden kendime unutmak için söz verip ,yine her defasında, o günün akşamında, onun için üzülürken buluyordum kendimi . Kimi zaman düşünmeden uyuduğum oluyordu tabi, ama mutlaka gecenin bir yarısı onunla uyanıp, yeniden o inmeye çalıştığım gemide buluyordum kendimi...
Alışmıştım artık..
Daha küçücük bir çocukken başlamıştı kabusum. En yakınlarımdan yemiştim en büyük darbeyi . Bu mu yıkacaktı ki beni??
Bora'nın geldiğini duydum ,ama çıkmadım odamdan. Gitmekten bahsetmişti.. Oysa daha yeni gelmişlerdi ve ben daha Hilom'a doymamıştım bile...
Yaralıda olsam eskiden bir umut vardı içimde bir yerlerde. O yüzden gülebiliyorduk. Başedebiliyorduk birlikte.. Oysa şimdi gülebilen taraf yalnız Hilal'di . Olsun onun gülmesi de benim içindi.... O benim daha çok küçükken kaybettiğim kardeşimdi. O iyi olsunda ben acı çekmeye razıyım...
'Offffff Hüzün ne çok konuştun yine kendinle '
Kendimi azarlamaktan yorulmuştum artık. Ama hakediyordum da .. Hah bi kafayı yemediğim kalmıştı oda yakındı. Yeniden unutmak için söz verdim ve uykunun kollarına bırakmak için gözlerimi kapadım...
Alarmın o iç karartan melodisini duyduğumda kalkma vakti gelmişti.
Üç gündür evdeydim ve bu evin dönmesi içinde bir çark gerekiyordu ,yani iş...Hatırlayınca moralim bozulsa da Ahmet bey'in o nazik!!! Konuşmasından sonra işe dönmeye mecburdum . Yoksa suçlamayı kabul etmiş olurdum, ki buda kendi aklımca Murat'ı koruyamamam demekti. Bundan sonra geri durmanın aksine binevi düşmanı olduğunu öğrendiğim Ahmet bey'in yakınlarında olmam gerekiyordu.
Allah'ım ne büyük yükler bunlar..
Asrın ünlüsü Koray Sargın'a da göndermemi yaptıktan sonra kendi kendime gülerek çıktım odadan. Henüz çok erkendi . Kahvaltı etmek istemiyordum ama evde misafirlerim vardı ve iyi bir evsahibi olarak en azından kahvaltılarını hazırlamalıydım.
Meşhur menemenimide yaptıktan sonra güzel olan havadan faydalanarak masayı balkona kurmuştum. İşte her şey hazırdı ve saat tam yedi.
Soner bir hafta izin almıştı. Sınavları yaklaştığı için ders çalışması gerekiyordu . Ne anlayışlı patronlar var . Onu rahatsız etmek istemediğimden yalnız gidecektim işe...
.......
Murat....
Anneme bir mektup yazıp, oynadığı oyunun kendisine bir oğula ve iki hayata mal olduğunu , bundan sonrada aynı şekilde maddi desteğini alacağını, ama artık beni unutmasını ve akşamki oyundan ne kadar çok zevk aldığımı yazdım. Ayrıca Meral'in de para avcısı ,kurnaz bir şeytan olduğunu, bundan sonra kimlerle yakınlaşması gerektiğini iki kez düşünmesini tembihledikten sonra, hizmetlilere annemle ilgilenmelerini rica edip,bir daha dönmemek üzere yalıdan ayrıldım. İçim içime sığmıyordu...
Bir an önce Hüzün'e gidip her şeyi anlatmalı ve düştüğümüz bu tuzak yüzünden ayrı kalmayacağımızı söylemeliydim. Ama önce eve geçip biraz uyusam iyi olurdu. Zira perişan bir haldeydim ve aşkımın karşısına böyle çıkmak istemiyordum.
Muhteşem bir güne uyanmıştım. İlk iş tüm toplantıları iptal etmekti ,bütün günümü Hüzün"üme ayıracaktım..
Telefondan holdingi aradım.
"Senem hanım??"
"Buyrun efendim "
"Günaydın, bu gün holdinge gelmiyorum. Lütfen bütün toplantıları iptal edin ."
"Ama Murat bey ,bu gün ihale var ve mutlaka katılmak zorundasınız efendim ."
Kahretsin , ihale vardı tabi . Aylardır üzerinde çalıştığım,Bora'yla internetten ve telefondan çalıştığımız ihale. Bu ihaleyi alırsak bundan sonra Avrupadaki iki şirkete bir üçüncüsünü ekleyecek ve ismimizi bir dünya markası haline getirebilecektik...
"Peki Senem hanım ,siz gereken evrakları ve ihale dosyasını eve gönderin. "
"Emredersiniz efendim .. efendim ???"
"Buyrun Senem hanım,bişey mi vardı?"
"Şey... Yalnız mı gideceksiniz ?"
"Senem hanım, elbette yalnız gitmeyeceğim. Bu ihale için onlarca kişi çalıştı ve onlardan üçü de benimle gelecek . Neden sordunuz??"
"Çelik Holding yüzünden. Sizi tehdit ediyorlardı, bu sabah kargoyla bir yenisi daha geldi o mektupların. Yine imzasız.."
"Siz merak etmeyin ,işinize konsantre olun lütfen. Beni tehdit edebilecekleri kimsem yok. Canımla tehdit etmeleride hiç önemli değil. "
"Yani hala bulamadınız Hüzün'ü?"
"Senem hanım, sizi ilgilendirmeyen mevzularda yorum yapmayın. İhaleden sonra holdinge gelmeyeceğim. Duruma göre haber veririm . Siz de çok önemli bişey olmadıkça rahatsız etmeyin . Serdar bey Holding te olacak . "
"Anlaşıldı. İyi günler... efendim."
"Anlaşıldı mı?? Hüzün mü??"
Bu nasıl bir üslup böyle ? Şu sekreter meselesini bi an önce halletmeliyim. Saygısızlığa tahammülüm yok . Nedense huzursuzluk olmuştu içimde. Sinirden....
Bunu Senem hanım'la konuşmalı ve son zamanlarda ki tutumunu değiştirmesini, aksi takdirde işine son vereceğimi söylemeliydim. Eskiden çok verimli bir elemandı, ama son aylarda çok değişmişti. O'nu artık tanıyamıyordum . Şahsi sekreter olunca, haliyle işyerindeki tüm zamanda yanımda olması ,ve randevu defterim, ona fazla güven vermiş olmalı. Kiminle ne kadar özelini paylaşması gerekiyorsa, o kadarını paylaşmalıydı kişi ,gerçi olması gereken bile böbürlenmesine yetiyordu bazen paylaşılanın...
Her ne kadar aklıma takılsa da Hüzün'ün adını saygısızca anması, bunu daha sonraya erteleyip giydiğim rahat t-shirt ve kot pantolonumu çıkarıp yerine siyah takım elbisemi giydim. Ekip geldikten sonra da çıkmadan Bora'ya olan biteni kısaca anlattıktan ve akşama mutlaka Hüzün'ü de evlerine götürmesini tembihledikten sonra evden çıktım.
Ne de olsa bu akşam hayatımız yeniden değişiyordu...
Mutluluğun bizim için araladığı kapıdan girme vakti sonunda gelmişti.....

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ALIN YAZIM
RomansaBaşınıza her gelen şeyin KADER olduğuna mı inanıyorsunuz??? Adı KADER olsada , Bunu siz çiziyorsunuz... *Tüm hakları yazara aittir. Alıntı yapılamaz,kısmen veya bütün olarak hiç bir yerde paylaşılamaz ,kullanılamaz. * Yeni bölümler uzun ve akıcı şe...