#kayseri #terörülanetliyoruz
(Multi alıntı .)
Kendime güvenen adımlarla locaya doğru ilerledim . Eğer o adamın telefonunu almak istiyorsam , Ömer 'e yapabilirim dediğim şeyleri gerçekten yapabileceğimi kanıtlamak istiyorsam kendime güvenmek zorundaydım .
Locanın alanına girince , ilk önce gözüm Ömer 'in gösterdiği adama kaydı . O da direktman bana baktığı için zaten hemen bakışlarımız kesişmişti . Tahminimce 28-30 yaşları arasında bir adamdı. Yanında arkadaşları ve bir kaç kız vardı .
Gözlerimi kaçırmadan cesurca adamın gözlerinin içine bakarken , o ise beni baştan aşağı inceledi . Bu hareketi midemi bulandırırken , yüzüme yansıtmamaya çalıştım . En sonunda yine gözlerime baktı ve sırıttı . ''Gelmek ister misin kızıl kız ?''
Gülümsemek için kendimi zorlarken , adamın diğer arkadaşları da bana baktı . Hepsinin gözlerinden beğenileri okunurken , koşarak kaçmak istedim . Kendimi kurt sürüsünün içine düşmüş bir kuzu gibi hissediyordum . Ah , her ne kadar şu an beni Ömer 'in izlediğini bilsem de hiç de güvende gibi değildim sanki .
Ömer 'in gösterdiği adam yanında bana yer açarken , gerçeklikle uzaktan yakından alakası olmayan gülümsememi genişletip yanına oturdum .
Ağır alkol ve parfüm kokan adam , kahkahalar atarak arkadaşlarıyla konuşmaya devam ederken kolunu omzumun üzerinden attı ve yaklaştı .
Etrafı kolaçan ettiğimde locanın başında 3-4 tane izbandut gibi siyah takım elbiseli adamlar olduğunu gördüm . Bu adamlar koruma olmalıydı . Peki hem onlar , hemde adamın arkadaşları burdayken o lanet telefonu nasıl alacaktım ?
Adam biraz daha yaklaşıp kolunu omzuma koyunca rahatsız olarak kıpırdansamda bir şey demedim.
Gözlerimle Ömer 'i aradım ama bulamadım . Hani yakınımda olacaktı ?
Masada artık neredeyse tamamen sarhoş olan insanlar kahkahalarla gülerken , küfürler havada uçuşuyordu . Diğer kızlar adamların ağzının içine düşse de ben hala mesafeli duruyordum ama adamın gittikçe aşağılara inen eli artık belimdeydi .
Bu telefonu nasıl alabilirdim ki ? Telefonu arka cebindeydi , görebiliyordum . ''Biraz daha yaklaşsana kızıl kız .'' dedi gür sesiyle . Gürültüde ona sesimi duyurmaya çalışarak ''Dans edelim mi ?'' dedim .
Yüzüne pis bir sırıtış yerleştirerek olumlu anlamda kafasını salladı .
Eteğimin açılmamasına özen göstererek ayağa kalktım ve piste doğru ilerledim , adamda arkamdan geliyordu .
Hareketli bir şarkı çalarken , şarkının ritmine uygun dans etmeye başladım . Adamda elini belime koyarken , her ne kadar yakınlığından rahatsız olsam da telefonu almak için bir şey demedim ve kalabalığa doğru ilerledim .
Arka cebinde fazlasıyla belli olan büyük telefonunu almam o kadar da zor değildi . Biraz daha yaklaşıp dans etmeye devam ederken , adamın gittikçe büyüyen iğrenç sırıtışı yüzünden kusacakmış gibi hissediyordum .
En sonunda tek bir harekette adama fark etmeden telefonu arka cebinden kaptım ve elimi arkama sakladım . Gülümseyerek ''Ben hemen lavaboya gidip geliyorum .'' dedim .
Yüzü bozulsa da itiraz etmedi ve ellerini belimden yavaşça çekti . ''Çok geç kalma kızıl , sevdim seni .'' Gülümsememi soldurmamaya çalışıp hafifçe kafamı sallarken kalabalıkta bir kaç kişinin arkasına geçene kadar önüm ona dönük bir şekilde geri doğru yürüdüm sonra da hızla arkamı dönüp telefonu önüme aldım .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
