Derin bir şekilde nefesimi içime çektiğimde , Ömer 'in de nefesini aynı anda bıraktığını duydum . Arabada can sıkıcı bir sessizlik vardı .
"Hayatımda gördüğüm en ... En can sıkıcı adamsın !" Ona dönüp hırsla söylediklerime karşı hafifçe tebessüm etti . "Evet ve sende hayatında gördüğün en can sıkıcı adama aşıksın." Omuz silkti ve sonra hafifçe mırıldandı . "İnsan aşık olacağı kişiyi istediği gibi seçemiyor tabii."
Bunu böyle sesli dile getirmesi yanaklarımın kızarmasına ve utanmama sebep oldu . Benim ona aşık olduğumu biliyordu ve bana hiçbir karşılık vermiyordu . Ah , bu biraz ... Gurur kırıcı ve utandırıcıydı .
"Keşke aşık olduğumuz kişiyi seçebilseydik." diye ters bir şekilde konuştuğumda , bakışlarının bana çevrildiğini hissettim . "Sen kime aşık olmak isterdin ?"
Ona dönmeden bir süre bekledim ve camdan dışarıyı izlemeye devam ettim . Yine ona bakmadan "Bilmem," diye omuz silktim bende . "Belki Demir gibi ... Düzgün , tehlikeli şeylerden uzak , sıcakkanlı biri ." Ona dönüp gözlerinin içine baktığımda, gözlerinde ki ifade ürpermeme sebep olsa da cümlemi tamamladım . "Bana gerçekten değer verdiğini , ona bir şeyler hissettirdiğimi hissettirecek biri ."
Kafasını yoldan tekrar bana çevirdiğimde gözlerinde garip bir ifade vardı . Yoğun bir öfke , onun hemen altında da anlam veremediğim derin bir şeyler.
Ters bir cevap vereceğini düşünsem de bir şey söylemedi ve önüne döndü .
"Birbirimize bir şeyler soralım mı ? Ama tamamen dürüst olacağız ." diye bir fikir önerdiğimde kaşlarını kaldırdı . "Sinirin geçti galiba . Baya vahşileşmiştin birkaç saat önce . Elimi ısırmanı beklemiyordum..."
Gözlerimi devirirken "Sinirim falan geçmedi ." dedim . "Sadece sıkıldım ama sessizliğimi tercih ediyorsan sessizde kalabilirim."
"Sor." dedi gayet net bir şekilde . "Ama sırayla ."
"Tamam." dediğimde hevesimi dışıma yansıtmayaya çalıştım.
Bazı şeyleri ondan duymak istiyordum . Bu yüzden bildiğim bir soruyla başladım . "Neden bir adın yabancı ?"
"Annem İngiliz." diye ifadesiz bir şekilde konuştuğunda hafifçe ürperdim. Bu konunun üzerine yürüyecektim ama o geçit vermez tavırlarından çekiniyordum . Her an tersleyecek gibiydi .
"Benden önce biriyle öpüştün mü ?" Koltukta tamamen ona dönmüştüm ve o da kısa bir süreliğine bana bakıp , tekrar yola döndü. Bakışlarında bariz bir merak ve beklenti vardı .
"Evet." diyerek dürüst davrandığımda ellerinin direksiyonu nasıl sıktığına bizzat şahit oldum . Bir süre sessiz kaldıktan sonra "Kiminle ?" diye sordu ama öyle bir ton kullandı ki , sanki hemen şimdi öpüştüğüm kişiyi bulacak ve hastanelik edene kadar dövecekti .
"Sıra bende ," diye onu uyardığımda direksiyonu biraz daha sıktı , fazla sabırsızdı . "Annenle görüşüyor musun ?" Bu soru üzerine bir süre sessiz kaldı , öfkelendiğini biliyordum. Bunu uzaktan bakan ve onunla biraz vakit geçirmiş herkes anlayabilirdi . "Gerekmedikçe hayır."
Cevabından bir kaç saniye sonra "Kiminle öpüştün ?" diye sorduğunda ne kadar tırssamda dürüst davranacağımıza söz vermiştik. "Eski iki sevgilim , bir tane sevgilim olmayan ama beğendiğim ve sen."
Ciddi anlamda direksiyonu öyle bir sıkıyordu ki , damarları belli oluyordu . Bir şey söylemedi ama öfkesini alnına yazsa bu kadar belli edemezdi.
"Annenin adı ne ?" Derin bir nefes ... Sabrını zorladığını biliyordum ama umursadığım söylenemezdi .
"Juliana." Ah ... Ömer'in telaffuzu o kadar güzeldi ki ... Ses tonuna her şey çok yakışıyordu .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfic''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
