28.Bölüm

6K 358 120
                                        

(Gif alıntı.)

''Sence burada ne demek istemiş ?'' diyerek koltukta yarı yatar pozisyonda tatlı bir şekilde uyuklayan Ömer 'i dürttüm . Esnerken ''Ne başımın belası ? Ne ?'' diye homurdanınca , bana baş belası dediği için kitabı burnunun dibine soktum ve ''Burada yazar tam olarak ne demek istiyor?'' dedim yapmacık bir gülümsemeyle . Bana ters ters bakarak kitabı elimden aldı ve yüzünden uzaklaştırdı .

Kaşlarını çatarak gösterdiğim yeri okudu ve ''Ne demek istiyor biliyor musun...'' dedi . Söyleyeceği şeyi merakla beklerken dikkatle ona baktım . Bakışlarını kitaptan ayırmadan , duygusuz bir sesle '' 'Defne , Ömer 'i rahat bırakmazsa ; Ömer , Defne 'nin kafasını kitaba japon yapıştırıcıyla yapıştıracak .'demek istiyor .'' diyerek kitabı benim az önce yaptığım gibi burnumun dibine sokup , ''Al .'' dedi .

Sinirle elinden kitabı alıp , masaya koydum . ''Salak.''

Ömer homurdanarak ayağa kalktı. ''Tam uyuyacakken beni dürtüp , kitabı ağzımın içine sokacaksın , bir de ben sana tatlı tatlı cevap vereceğim öyle mi ? Cidden mi kızıl kafa?''

O merdivenlere doğru yürürken , arkasından ''Uyuyacak mısın ?'' diye seslendim . Bana doğru dönüp yapmacıkça gülümsedi . ''Uyacağım , sen evdeyken maalesef burada geceleri uyumaktan başka yapabileceğim pek bir şey yok .''

Söyledikleri kızarmama sebep olurken ''Terbiyesiz !'' diye bağırdım .

Kafasını iki yana salladı ve tekrar arkasını dönüp merdivenlere yöneldi . Ömer görüş alanımdan çıktıktan sonra hafifçe gülümsedim ve koltukta uzanır pozisyona geçtim .

Ömer bana 'Sen benimsin .'' dedikten sonra , biz sarılır durumdayken bir telefon aldı ve hızla evden çıkıp , akşama kadar da eve gelmedi . O yokken de kızmamasını umarak kitaplığından bir kitap alıp okumaya başlamıştım . Eve gelince ise önce mutfakta bir şeyler atıştırdı sonra da , benim oturduğum koltuğun diğer ucunda bir süre yarı uzanır bir pozisyonda tavanı izledi , bir şeyi düşündüğü çok belliydi . Bu sırada bana tek bir kelime bile etmemişti ama her nereye gittiyse , geldiğinde daha düşünceli ve soğuktu sanki . Bu yüzden ona neden bütün gün evde olmadığını sormaya cesaret edememiştim.

Esneyerek yerimden kalktım ve bende merdivenlere yöneldim . Yüzümde hala nedenini bilmediğim hafif bir tebessüm vardı . Bu evde , benim için en tehlikeli adamın yanında kendimi güvende hissediyorum ve bu kesinlikle hiç hoş değildi .

***

Ömer 'le kahvaltı yaptıktan sonra , ben mutfağı hızlıca topladım . Gerçekten çok yemek yiyen bir adamdı ve gerçekten nasıl bu kadar fit bir vücudunun olduğuna şaşırmamak elde değildi . Saatlerce spor yapıyor olmalıydı .

Bir elinde kahvesi , diğer eli telefondayken , bardağını masaya bıraktı . ''Siktir , neden yapıyor lan bunu ?'' diye hırladığında kaşlarımı çatıp ona baktım . O ise bana aldırmadan elinde telefonla içeri geri döndü .

Mutfakta işlerimi bitirdikten sonra salona geldiğimde Ömer hala telefonla konuşuyordu . Koltuğa oturdum ve elime dün okuduğum kitabı aldım ama onu dinlemekten , kitaba konsantre olamıyordum .

Bakışlarımız kesiştiğinde , öyle soğuktu ki gözleri , sertçe yutkundum . Benden gözlerini ayırmadan ''Kapatıyorum , sonra konuşuruz .'' dedi ve telefonu masaya koyup , arkasına yaslandı , gözlerini kapattı .

''Bir sorun mu var ?'' Biraz çekingen çıkmıştı sesim ama o bu kadar soğukken , yeteri kadar cesur olamıyordum .

''Sus , düşünüyorum .''

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin