"Biraz kenara çekil ." Ömer 'in fısıltısıyla duvara sanki mümkünmüş gibi biraz daha sindim . O önümden gidiyordu ve büyük bir villanın içine girmeye çalışıyorduk .
"Ömer bir sürü koruma var . Giremeyiz buraya ." Ömer kaşlarını kaldırıp bana bakarken "Sence giremeyeceğimi düşünsem buraya kadar gelmek gibi bir saçmalık yapar mıyım?" dedi kendinden emin bir şekilde .
Beni kenara çekerken silahı hedefinde ki korumaya doğrulttu ve gözlerini kısıp silahın açısını ayarladı . Ne yapacağını anladığımda kolunu aşıp silahı indirmeye çalıştım . "Sakın ! Sakın yapma !" Hiddetli fısıltım ve onu engelleme çabama karşı öfkeyle bana döndü . "Ben öldürmezsem onlar bizi öldürecek ."
"Saklanırız Ömer , lütfen..." Benim gözlerimin içine bakarken silahı bir anda doğrultup ateşlemesiyle vücudu çok hafifçe sarsıldı . Ben dehşete düşmüş bir şekilde kalakalırken , çığlığımı elini dudaklarıma bastırarak engelledi. "Eğer ses çıkartırsan ölürüz . Sessiz ol."
Gözlerimin içine bir cevap bekleyerek bakarken , endişesini derinlerde görebiliyordum . Hala şoktaydım ve o da bu yüzden saçma bir şey yaparım diye korkuyordu .
Hafifçe kafamı salladığımda , o da beni taklit edip kafasını salladı ve yavaşça elini dudaklarımdan çekti .
Silahta susturucu vardı ve ses çıkartmıyordu . Bu yüzden kimse kurşunun sesini duymamıştı .
Hafifçe ilerlediğimizde Ömer , köşede gördüğü korumaya fırsat vermeden silahı ateşledi . Bir koruma daha yere yığıldığında , şu an yaptığı şeyin şokunu yaşayamayacak kadar korkuyordum . Gözünü bile kırpmadan birinin hayatına nasıl böyle son verebilirdi ?
Tünel gibi bir girişe ulaşana kadar elimi sıkıca tuttu ve çömelerek ilerledik . "Kendimi tehlikeye atmam demiştin." diye fısıldadığımda bir cevap alamadım .
"Geri çekil." dedi ve kendi de benimle birlikte birkaç adım geriledi . Silahı kapıya doğrultup bir sürü el ateşlediğinde kapı da otomatikman açılmıştı .
"Burada bekle ." diye sert bir tonda konuştuğunda kaşlarımı çattım . Bana emir vermeye iyice alışmıştı.
İçeri girdiğinde , korkuyla kafamı uzatıp içeri bakmaya çalıştım ama çok karanlıktı ve Ömer 'de görünmüyordu. "Sonunda fareyi deliğinde yakaladık ha ?" Ömer'in alay dolu sesi kulağıma geldiğinde bir kaç adım geriledim. "Fazla kolay oldu."
Sesi alay doluydu ama yakasından tutarak kapıya getirdiği adamın korku dolu bakışları ve Ömer 'in gözlerinde ki içinde tutmakta zorlandığını belli eden öfke sesindekinin sadece alay olmadığını , öfkenin de gizlendiğini kanıtlar nitelikteydi.
"Gel bakalım piç kılıklı pezevenk," Adamı önüme fırlattığında korkuyla bir kaç adım geriledim . Bu halleri korkutucuydu. "Söyle bakalım , şimdi ne yapacaksın ?"
Adam o kadar korkmuş gözüküyordu ki cevap bile veremiyordu. Emekleyerek duvara sindiğinde , neler olduğunu hiç bilmediğimden bir filmi izler gibiydim .
"Ö-Ömer ," Adamın konuşmasına fırsat vermeden cebinden bir bıçak çıkarttı . Adamla birlikte benimde gözlerim büyürken "Yapma," dedim titreyen sesimle . Bana dönüp bakmaya bile tenezzül etmeden bıçağı adamın bacağına sapladı .
Adam acıyla inlediğinde Ömer 'in bakışları da kararmıştı . O an Ömer 'in kaybolduğunu , William 'a , aslına dönüştüğünü hissettim . "Ona da böyle mi yaptın ?" Sesi öyle bir nefret dolu ve tehlikeliydi ki sanki yapacağım bir müdahalede bana bile saldırabilirdi .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
