108.Bölüm

3.6K 270 251
                                        

Multi alıntı.

"Senden çok kez kurtulmak istedim," diye mırıldandığımda hafifçe gülümsedi . "İnan bana ben de birçok kez senden kurtulmak istedim." Söylediği üzerine dayanamayıp bende tebessüm ettim.

Ömer yaralanalı ve ben gerçekleri öğreneli 2 hafta geçmişti . 2 haftadır tamamen doğrularımızla ve gerçeklerimizle birbirimizin yanındaydık . Ben nasıl bir oyunun içine dahil olduğumu biliyordum . O da oyunu bitirmişti ve içinde tuttuklarının yükünü benimle paylaşmıştı .

Sakin bir 2 haftaydı . Birbirimizi görmediğimiz sürenin acısını çıkartırcasına her an beraberdik . Onu seviyordum ve onun da beni sevdiğini biliyordum. Hiçbir şey değişmemişti . Tam tersine , aşık olduğum adamın gücüne bir kez daha hayran kalmıştım.

2 saattir yoldaydık . Annem olan kadınla beni yüzleştiricekti . Bunu ben istemiştim. Böyle bir şeye ihtiyacım vardı .

"Eğer emin değilsen gitmeyebiliriz ." dedi gergin bir sesle . "Zaman tanımak belki de daha iyidir ."

Kafamı olumsuz anlamda salladım. "Zaman tanımaktan çok yoruldum." Sesim güçlü ve ister istemez sert çıkmıştı . "Artık kendimi bilmek istiyorum."

Bana kısa bir bakış attıktan sonra bakışlarını tekrar yola çevrildi . Daha da gerildiğini hissedebiliyordum . Niyetim laf dokundurmak değildi ama kalbimin kırık olmadığını söyleyemezdim. Canım hala yanıyor olsa da  onu bağışlamıştım . Geçmişte olanlar yüzünden birbirimizden daha fazla ayrı kalmamızı istemiyordum. Buna gücüm yoktu.

"Burdan sonrasını yatla gideceğiz." derken sesi soğuktu. Söylediklerimin onu sinirlendirdiğinin farkındaydım. "Özür dilerim." Çekinerek bakışlarımı ona çevirdim. Sesim çok kısık çıkmıştı.

Bir şey söylemeden arabadan indi. Nasıl bu kadar katı olduğunu anlayamıyordum. Ben onun yaptığı büyük bir hatayı bağışlarken , o bana karşı hiç anlayışlı olmuyordu .

Ben de peşinden arabadan indikten sonra onu takipe ederek lüks yata doğru ilerledim.

Rodos . Yatın üzerinde bu yazıyordu . "Senin mi ?" diye sorduğumda olumlu anlamda kafasını salladı ve binmem için elini uzattı. Elini sıkıca tutarak , dikkatli bir şekilde yata bindikten sonra sessizce onu izlemeye başladım. Demirleri çözüyordu. Dikkatini tamamen buna vermişti ve kaşlarını hafifçe çatmıştı.

Dayanamayıp "Neden Rodos ?" diye sorduğumda demirleri çözmeyi bıraktı ve bana döndü. Bakışları o kadar donuktu ki ürperdim. "Mia'ya verdiğim atımın adıydı." Sesi de yüzü kadar ifadesizdi.

"Ah," Gözlerimi kaçırdım. "Anladım."

Mia'nın anılarını yatının üzerine yazdırmış olduğu için ona kızacak değildim. Onun büyük bir yarasıydı ve kız kardeşi olarak gördüğü biriydi. Sadece soğukluğu ve birine bu kadar çok değer vermesi içimde ki o yakıcı duyguyu perçinliyordu. Hiç sevmediğim ve insanı sinirden mahvedecek o duyguyu...

En sonunda yatın ön kısmına geçtikten sonra motorlar gürültü bir şekilde çalışmaya ve yat hızlı bir şekilde kıyıdan uzaklaşmaya başladı.

Sessizce yanında ki sandalyeye oturdum ve bakışlarımı denize çevirdim. Ömer'in arabada ki tavırları yok olmuştu , neden bir anda tekrar bu kadar buza dönmüştü ki ?

"Eğer ," diye sert bir sesle konuşmaya başlayarak sessizliği bozdu. "Tehlikeli bir durum olursa ne diyorsam onu yapacaksın."

"Nasıl tehlikeli bir durum ?" derken çoktan dikleşmiştim. "Annenin peşindeler . Ne olacağını asla bilemeyiz ama elimden geldiği kadar güvenli bir şekilde sizi buluşturmaya çalışıyorum."

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin