Bizim dairenin olduğu kata gelince tam bizim evin kapısını çalacaktım ki gözüm karşı daireye takıldı . Şu an Ömer'in evinin kapısını açacak olan anahtar elimdeydi ve ben her ne kadar yanlış olsa da evini acayip merak ediyordum .
Kafamı sallayıp düşüncelerimden kurtulmaya çalışsamda elim yine zile gitmedi ve karşı daireye yürümeye başladım . Ah , Ömer ne demişti ?
"Evime senin girdiğine dair en ufak bir şey görürsem sonra mızmızlanma diye söylüyorum,işler senin için hiç iyi olmaz kızıl kafa ."
Cesaretimin kırılmaması için Ömer'in söylediklerini düşünmeyi bıraktım . Eğer evini şimdi göremezsem , gerçekten önüme gelen fırsatı elimin tersiyle itmiş olacaktım .
Anahtarı deliğe soktum ve yavaşça çevirdim . 2 çevirişten sonra kapı açıldı. Heyecanla nefesimi tutarken hızlıca içeri girip, kapıyı yavaşça kapattım .
İlk dikkatimi çeken şey evin kokusuydu . Bu ev Ömer kokuyor . dedim içimden . Bu ev Ömer kadar güzel kokuyor ...
Bir kaç kere yanımdan geçerken , karşı karşıyayken almıştım kokusunu . Kendine has erkeksi ve çok güzel bir kokusu vardı . Sanki bir sürü güzel kokunun karışımı gibiydi .
En yakın kapıdan içeri girdiğimde salon olduğunu gördüm . İçerisi çok güzel , modern eşyalarla dizayn edilmişti. Salona beyaz tonları hakimdi . Camın yanında kocaman bir kitaplık vardı. Kitaplık o kadar güzeldiki hayranlıkla süzmeden edemedim . İnsanın kitap okumadan bir şeyleri tam olarak hazmedemeyeceğini düşünürdüm . Kitaplar benim için o kadar özel ve o kadar değerliydi ki ...
Bu adam buraya yeni taşınmamış mıydı ? E o zaman evi bu kadar güzel ve düzenli hale getirecek kadar zamanı nereden bulmuştu ? Bunları düşünmeyi bırakıp , koridorun ortasında ki odaya ilerledim . Kapısını açmaya çalıştım ama açılmadı . Ah , neden kilitlemişti ki ?
"Sanane Defne ..." diye mırıldandım ve bu seferde koridorun sonunda ki odaya yöneldim . Kapıyı yavaşça açtığımda yatak odası olduğunu gördüm . Siyahın renginin hakim olduğu çok güzel bir odaydı . Cidden nasıl bu kadar güzel dekore etmişti evini ? Odanın kapısını kapatıp , tekrar giriş kapısına yürüdüm ama ayaklarım evden çıkmak istemiyordu . Evin kendine çeken garip bir havası vardı .
Bakışlarım kitaplığa kaydığında kendime engel olamadım ve salona girip kitaplığın karşısında , telefonumun fenerini açtım .
Ömer belki gelirse diye evin ışıklarını açamamıştım . İki rafı klasik , insanın bile fikir sahibi olması için belli bir birikimi olması gereken kitaplardan oluşuyordu .
Birkaç kitabı alıp incelerken , gülümsememe engel olamadım . Ömer 'in o kadar çok güzel kitabı vardı ki zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştım bile .
Kapıdan gelen seslerle elimdeki kitabı panikle yere düşürdüm . Hızla düşürdüğüm kitabı alıp yerine koyarken koşarak kapıya gidip , delikten baktım .
Ömer bizim kapının zilini çalıyordu , yanında da bir kız vardı. Ah Defne , işte şimdi sıçtın !
''Kızıl kafa evde misin ?'' Evdeyim ama senin evinde ! Ve senin haberin yok ! Ve senden izinsiz kitaplarını karıştırıyorum ! Ömer cidden benim canımı okuyacaktı ! ''Defne ?''
Kaçamazdım , evden çıkmak zorundaydım ve Ömer 'de bunu görecekti . Çekinerek kapıyı açtığımda Ömer 'de yanında ki büyük ihtimalle benle aynı yaşta olan kızda bana döndü .
Utançtan yanaklarım kıpkırmızı olmuş bir şekilde evden çıktım ve yanlarına gidip anahtarı Ömer 'e uzattım . Bu süre boyunca sadece yere bakmıştım çünkü Ömer 'in yüzünde ki o inanılmaz öfkeli ifadeyi görecek kadar cesur hissetmiyordum kendimi .
Yanından geçecekken kolumu tutup durdurdu beni . Hala yüzüne bakmıyordum ama o benim yüzüme kadar eğildi .Artık yüzü tam yüzümün hizzasındaydı ama hala yere bakıyordum . ''Sana ben ne dedim ?'' dedi sesini yükseltmeden . Ama bunu öyle bir tonda söyledi ki tüylerimin diken diken olduğunu hissettim .
Sonra tekrar dikleşmesiyle farkında olmadan tuttuğum nefesimi bıraktım . Artık yüzü tam yüzümün önünde olmasa da kolu hala kolumdaydı . ''Defne sana bir soru sordum . Cevap ver .'' dedi ürkütücü bir sesle .
''Ömer , '' diye mırıldandım . Şu an cidden bundan daha kötü bir duruma düşemezdim . Hem çok utanıyor , hem de korkuyordum .
''Cevap Defne ,'' dedi sakinliğinin korumaya çalışarak . ''Cevap .''
Kolumu ondan kurtardım ve önce yanında ki kıza baktım . Kaşlarını çatmış beni inceliyordu . Sonra cesaretimi toplayıp Ömer 'e çevirdim bakışlarımı . Çevirmemle de kalakalmam bir oldu . Güzel , kömür gözleri öyle bir öfkeyle parlıyordu ki evime koşarak kaçmak istedim .
''Defne , '' dedi sabrının son kırıntılarını kullanarak . ''Verecek bir cevabın yok mu ?''
Tam o sırada , babam ve annemin elinde poşetlerle gelmesiyle rahat bir nefes aldım. Şu an cidden sevinçten dans etmek istiyordum . Annem ve babamla karşılaştığıma hiç bu kadar sevindiğim olmamıştı . Koşarak annem ve babamın elinde ki poşetleri alırken ''Neredeydiniz ?'' dedim sevincimi sesime yansıtmamaya çalışarak .
Annem ve babamın bakışları Ömer 'deydi . Bakışları çekingendi . Resmen Ömer 'den çekiniyorlardı ! Ama bu sefer pek de haksız sayılmazlardı . Ömer öyle kötü bakıyordu ki , ben bile ne kadar kendimi cesur bilsem de kaçmak istemiş , bir türlü cesaretimi toplayıp yüzüne doğru düzgün bakamamıştım .
''Bir komşuya gittik . Yemekleri eve de gönderdi .'' diye sessizce konuştu annem . Ömer ve yanında ki kız kendi dairelerine girerken babam ''İyi akşamlar .'' dedi . Ömer cevap vermeyip sadece hafifçe kafasını salladı . Babamın yüzüne bile bakmadı . İçten içe güldüm bu duruma . Babamın bana esip gürleyip , ondan yaşça çok daha küçük bir adamın yanında sus pus olup ezilmesi komik gelmişti .
Babamla , annem içeri girince tam kapıyı kapatacaktım ki , o sırada da kendi kapısını kapatacak olan Ömer 'le bakışlarımız kesişti . Delici bakışlarıyla gözümün tam içine baktı , sessizce bir şeyler mırıldandı ve kapıyı sertçe kapattı . Her ne kadar dediklerini duyamasam da , dudaklarını okuyabilmiştim ;
''Yapmamalıydın Defne .''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
