20.Bölüm

6.3K 333 176
                                        

Ömer 'in motoruna binmiş , hızlı bir şekilde giderken belinde ki kollarımı sıkılaştırdım . Beni güvenli bir yere götüreceğini ve Hakan denen adamla ailemin karşılaşmaması için bir planı olduğunu ama anlatmaya zamanı olmadığını söylemişti .

Ah , nasıl oluyordu da bu adama hala güvenebiliyordum ? Benden ona bir kere daha güvenmemi ve bu sefer kendi kurallarının dışında güvenime karşılık vereceğini söylemişti . Bu sadece bir teklifti , güvenmekse tercihim .

Motor çok lüks bir muhite girdiğinde , asıl Ömer 'in yabancı olmadığı yerlere geldiğimizi anladım. Kıyafetlerinden , tavırlarından maddi durumunun iyi olduğu zaten belliydi .

Muhteşem ve çok büyük bir villanın önünde durunca önce Ömer sonra da ben indim motordan . Uzun zamandır yolda olmaktan bacaklarımda ağrımıştı .

Villa o kadar güzel görünüyordu ki bir süre şaşkın şaşkın sadece baktım.

''Hoşgeldiniz Ömer Bey .'' Yaşlı bir adam yanımıza gelirken bakışlarımı ona çevirdim . Gülümseyerek Ömer 'e bakıyordu ama Ömer her zamanki ifadesizliğini koruyordu . Böyle tatlı , yaşlı bir adam karşısında nasıl bu kadar soğuk olabilirdi ?

Ömer adamı kenara çekip kısa bir konuşma yaparken , bende onları izledim . Adam hala gülümsüyordu ve Ömer 'in bu hallerine alışmış gibiydi . Gözlerinden Ömer 'i gerçekten sevdiğini anlayabiliyordum .

Ömer 'i sevmek ... Bunu daha önce aklımın ucundan bile geçirmemiştim . Bu kadar soğuk , bencil , umursamaz , kötü kalpli bir adam nasıl sevilebilirdi ki ? Eminim Ömer , tıpkı karşısında ki adama olduğu gibi , kendisini beklentisizce seven insanlara bile mesafeli davranıyor , kendini buzdan şatosunun içine kapatıyordu .

Onu sevmek zordur kesin ... dedim içimden . Zor olmasına rağmen , nasıl böylesine saygı duyulup ,sevilebilir ? Sanırım bunu hiçbir zaman anlayamayacaktım . Ah , Pelin anlarsa çok kıymetli düşüncelerini bana da anlatırdı belki !

Ömer tekrar yanıma gelirken ''Hadi gidelim .'' dedi soğuk tonunu bozmadan . Yanımızda başka insanlar olduğunda daha da bir soğuk ve ulaşılmaz duruyordu sanki .

Bende ona aynı soğuk bakışlarla cevap verdim ve peşinden merdivenleri çıkıp , evin kapısına ulaştım . Evin ön tarafında da ufak bir bahçe vardı ve rengarenk çiçeklerle doluydu .

Ömer cebinden anahtar çıkartıp , evin kapısını açtı . Beni beklemeden içeri girerken , kabalığına karşı dil çıkarmamak için zor tuttum kendimi .

Peşinden bende içeri girerek kapıyı kapattım . Evin giriş bölümü bile bizim salonumuz kadardı . Büyük kapılardan birinden geçti Ömer ve bende peşinden giderek salona ulaşmış oldum .

Kendimi tutamayarak ''Oha !'' diye tepkimi gösterdim . Salon o kadar büyüktü ki , belkide bizim evin tamamının 2 katından büyüktü . Çok güzel ve modern dekore edilmişti . Bir duvar tamamen camdı ve arka bahçeyle , havuza bakıyordu . Salondan da alt ve üst kata çıkan merdivenler geçiyordu . Salonun bir köşesinde ise kocaman , muhteşem bir kuyruklu piyano vardı .

Ömer tepkimi görmezden gelerek ''Üst katta benim odam var .'' dedi . Konuşması üzerine kendimi toplayarak ona döndüm . ''Ben burada mı kalacağım ?''

Kafasını 'Evet' anlamında salladı . ''Bir süre burada kalsan iyi olur . Hakan en azından seni aramayı bırakana kadar . Üst katta misafir odaları var , istediğin birinde kalabilirsin . Evde çalışan yok ama mutfağı da istediğin gibi kullanırsın  .'' Sıkıntılı bir şekilde nefesini bırakarak konuşmasına devam etti . ''Yani ... Ben yemek yapmayı hiç bilmiyorum . Sende  bilmiyorsan , sipariş veririz .''

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin