(Multi alıntı.)
"Hiçbir şey duymak istemiyorum !" Kükremesine karşı yapacağım bir açıklama daha dudaklarımda can bulamadan , can verdi . "Özür dilerim ," diye mırıldandım.
"Özür dileme benden Defne !" Öyle öfkeliydi ki , bu hali beni de korkutuyordu. Bakışlarının altında ezildiğimi hissediyordum . "Aptal aptal şeyler yapıyorsun ! Sana tuvalete bile bensiz gitme demiştim ama yaptığın işe bak ! Evin kuytu köşesinde gezen ve tehlikeye atlayan bir kızıl kafayla karşılaşılıyorum sürekli!"
Derin bir nefes alırken bakışlarımı ellerime indirdim. Ne desem beni anlamayacakmış gibiydi . Neden bu kadar öfkelenmişti anlayamıyordum .
Hiçbir şey söylemeden yatağa doğru yürüdüm ve yavaş hareketlerle yorganın içine girdim . Onun bu bakışlarından saklanmak istiyordum.Kendimi kötü hissetmemi sağlıyor , canımı yıkıyordu . Gözlerimi sımsıkı yumdum .
Birkaç dakika hiç ses gelmedi , bende gözlerimi açmaya cesaret edemedim . Sonra Ömer'in adım sesleri yatağa yaklaştı ve yanıma uzandı . Sırtım ona dönük olsa bile hissedebilmiştim .
"Bana hiç yardımcı olmuyorsun , hiç sabırlı davranmıyorsun." Pürüzlü ve daha sakin çıkan sesini yine sessizlikle karşıladım . Uyuduğumu düşünse daha iyiydi . "Burası o yaşadığın mahalleye benzemez ." dedi sert bir sesle . "Burda tehlikeyle başbaşasın. Annem zaten başlı başına bi tehlike."
Ona arkamı dönmedim , bu ani öfke çıkışları , sözleri kalbim kırıyordu . Öyle bir bakıyordu ki sanki bana 'Seni seviyorum.' diyen o değilmiş gibiydi . Öfkesine hazırlıksız yakalanmaya alışmıştım ama bunun verdiği hasarı engelleyemiyordum.
"Uyanık olduğunu biliyorum," Homurdanır gibi çıkan sesine karşı gözlerimi açtım ama başka hiçbir tepki vermedim . Zaten sırtım ona dönük olduğundan gözlerimi açtığımı bile bilmiyordu. "Bana cevap ver," Ona bir cevap vermeyecektim . Bütün bunların , yalanların, oyunların sebebi benmişim gibi davranamazdı . "Defne ," diye ikaz etti . Sesi fazla sertti . "Sessiz kalma , cevap ver."
Yataktan ani bir hareketle kalktığımda ben bile ne yapacağımın farkında değildim . Odanın ortasına doğru yürüdüğümde "Ne yapıyorsun ?" diye sordu. Hafifçe ona baktım. Oturur pozisyona geçmiş , kaşlarını çatmıştı. "Defne ," dedi soru işaretleriyle dolu bir sesle. "Geldiler sana galiba ? Ütopik şeyler düşünmeme sebep oluyorsun." Sesinin sonundaki alay beni kışkırtırken; sanki az önce beni uyaran o değilmiş gibi odadan çıktım. Arkamdan seslenmesi de beni durduramadı .
Bir odağım olmamasına rağmen uzun ve geniş koridorda koşmaya başladım. Ömer arkamdan beni kovalıyordu . Üstüne bir tişört geçirmesi ona vakit kaybettirmişti .
Hızlıca alt kata inip önüme gelen ilk kapıdan içeri girerek Ömer'e izimi kaybettirmeyi başardım. Beni durduramayacaktı . Bu evde tek başıma tuvalete gitmeme bile izin vermiyorsa bu , öğrenmem gereken bir şeyler olduğunun kanıtıydı .
Hafifçe arkamı döndüğümde yatakta horlayarak uyuyan bir adam görmemle hafifçe yüzümü buruşturdum. Boş odaya girmem gibi bir şansımın olması mümkün değildi zaten .
"Defne!" Ömer'in sesine karşı bir köşeye sinerken , sesi uzaklaşana kadar köşeden çekmedim . Beni bulduğunda ne kadar kızacağını biliyordum ama umrumda değildi.
En sonunda dikleşerek kapıya doğru yürüdüm ve sessizce açtım. Loş koridor biraz gözümü korkutsa da cesaretimi toplayarak odadan çıktım . Arkamdan kapıyı yine sessizce kapattıktan sonra birkaç saniye olduğum yerde kalıp ses var mı diye dinledim , çıt bile yoktu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
