Multi alıntı.
Rüzgarın kızıl saçlarımı uçurmasına izin verirken gözlerimi kapatıp , ilkbahar olmasına rağmen hala soğuk olan havayı içime çektim .
Az önce sesini duymuştum. Beni arayıp , iyi olup olmadığımı sormuştu . İyiyim demiştim . İyiyim tabii. Her zaman ki gibi . Yine iyiyim.
Karanlığa gittikçe daha da gömülen ruhuma bir çare aramayı bırakmıştım . Karanlıktan kurtulmaya çalışamıyordum . Bataklık gibiydi . Debelendikçe daha da derine batıyordum , nefes alamıyordum . Haraketsiz kalmaya karar vermiştim . Karanlığı bataklığa değil, hiçe çevirmek istiyordum.
"Yerdeki böceğe bak Defne , baya büyük !" Akın'ın sesi kulaklarıma geldiğinde gözlerimi açtım ve ona doğru sakin adımlarla yürüdüm. Bana gösterdiği böceğe baktığımda gözlerimi devirmemek için zor tuttum kendimi . Yine de "Evet," diye mırıldandım . "Baya büyükmüş."
O böceği incelerken , gülümseyerek hevesli halini izledim . Bu kadar kolay mutlu olması , benim içiminde huzurla dolmasına sebep oluyordu. Saçlarını okşadığımda bana dönüp hafifçe gülümsedikten sonra ilgisini tekrar büyük (!) böceğe verdi .
Leyla ve arkadaşı Sema'nın gelmesini bekliyordum . Akın eve gittikten sonra bir bara gidip birkaç bira içmeyi planlıyorduk . Her şey sakin ilerliyordu.
Taa ki , motoru gürleyen bir Harley Davidson sessizliği adeta kükreyerek bozana kadar . Motorun üstündekinin kaskı vardı ama kim olduğunu anlamak zor değildi . Onu her haliyle tanırdım . Unutulmayacak bir fiziği vardı ve motora oturuşunda ki değişik , karizmatik hava kendini ele veriyordu.
Beni aradıktan sonra buraya gelmesini beklemiyordum . Onu uzun zamandır görmemiştim. Kalbimin hızlandığını hissettim.
Motor tam yanımda dururken , yavaşça indi ve kaskını çıkardı . Kahretsin, diye geçirdim içimden . Yine nefes kesici.
Kömür rengi gözleriyle gözlerim kesiştiğinde kalbimin atış hızı o kadar arttı ki , nefes alamadığımı hissettim .
Kendime gelmeliydim. Hiçbir şeyi unutmamıştım . Göz göze geldiğimizde de unutmayacaktım . Omuzlarımı dikleştirirken , sebebini bilmediğim, parlayan bir öfkeyle bana baktığını fark ettim .
"Neden buraya geldin ?" Hırkasını çıkartıp gelişigüzel motora koyarken , benim üşümeme karşılık onun bu kadar rahat olması ürpermeme sebep oldu.
"Bu kim ?" Sorumu duymazdan gelmeyi tercih etmişti . Akın'a olan kötü bakışlarının neyi işaret ettiğini fark ettiğimde panikle Akın'ın elini tutup kendime çektim . Ne olur ne olmazdı . Karşımda ki Ömer'ken ne yapacağını pek kestiremiyordum.
"Seni ilgilendirmez."
Akın kaşlarını çatarak "Onu ilgilendirmez." diye tekrar ettiğinde . "Sus iki dakika," diye azarladım onu . Bana dönerken "Beni azarlama." diyerek dudaklarını büzdü. Bu haline hafifçe gülüp , tekrar Ömer'e döndüm. Akın 'a o kadar kötü bakıyordu ki önüne geçmemek için kendimi zor tutuyordum.
"Defne," diye hırladı . "Kim bu ?"
"Bu değilim . Adım Akın !" Akın'ın söylediklerine karşı yumruklarını sıktığını gördüğümde hızlı davranmaya karar verip kolundan tutarak onu kenara çektim. "Ona karşı bu kadar öküz olma !" Bakışlarını yavaşça Akın'dan bana çevirirken , alayla kaşlarını kaldırdı . "Öyle mi ?"
En sonunda derin bir nefes alarak "Zihinsel engeli var." diye mırıldandım . Söylediğim şeyle bakışları anında değişirken , öfke yerini hafif bir şaşkınlığa bıraktı. "Ne ?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
