Şu an gerçekten bayılabilirmiş gibi hissediyorumdum . Eğer Ömer'in kucağında oturmasaydım büyük ihtimalle yere yığılabilirdim . Kalbimin atışını duymasından ödüm kopuyordu aynı zamanda .
Ömer 'in dudaklarını duraklarımda hissettiğimde tam da bunları düşünüyordum .
Elini başımın arkasına koyarak biraz daha kendine çekti beni . Dudaklarımı aralamam için baskı yapan dudaklarına karşı ne yapacağımı şaşırmıştım . Ellerimi göğüslerine koyup onu hafifçe itmeye çalıştım .
"Defne ?" diyerek hafifçe benden uzaklaştı . Ses tonu o kadar güzeldi ki insan adını ondan duymaya doyamıyordu .
Gözlerimi kapatıp "Ne yapacağımı bilmiyorum ." dedim . Sesim çok kısık ve çekingen çıkmıştı .
"Ne yapmak istiyorsan onu yap ." demesiyle gözlerimi açtım . Gözlerinde ki yoğunlukla bir kez daha şaşkınlığa uğradım . Nefesi benim nefesime , dudakları dudaklarıma değiyordu . Aklım başımdan gitmişti .
Peki gerçekten ben ne yapmak istiyordum ? Bir süre Ömer'in gözlerine baktım . Fazla düşünmeyecek , ne istiyorsam bir kereliğine de olsa akışına bırakıp onu yapacaktım .
Dudaklarımla , Ömer'in dudaklarını kapattım . Ve beni öpmesine izin verdim . Eli başımı daha sıkı kavrarken , benimse elim gevşekçe omuzlarında duruyordu . Onun aksine o kadar ürkekçe öpüyordum ki onu , bir an gülümsediğini hissettim . Ömer beni çok daha hırslı ve cesurca öpüyordu . Şu an gerçekten bayılacak gibiydim . Dilini hafifçe dilime değdirdiğinde omzunu sıktım . Buna karşılık hafifçe güldü .
Güzel kokusu burnuma gelirken , daha rahat etmek için kollarımı boynuna doladım . Ah , ne yapıyordum ben böyle ? Ömer 'i , Ömer William İplikçi 'yi öpüyordum ben ! Başından beri ters düştüğüm , nefret ettiğim , aynı zamanda Pelin 'in hoşlandığı bu adamla öpüşüyordum ! Nasıl olurda ikimizde birbirimize karşı bu kadar öfkeliyken birbirimizi öpebilirdik ?
Nefessiz kalınca hafifçe geri çekildi Ömer ve gözlerimin içine baktı. Bu öyle bir bakıştı ki eridiğimi hissettim . Kalbim erimişti .
"Ömer ," dedim kısık bir sesle yine . Bu ses benden mi çıkmıştı? Sesimden ne kadar da etkilendiğim gayet belli oluyordu . "Ben ..." diye devam etmeye çalıştım ama bana öyle bir bakıyordu ki devam edemiyordum .
Zaten devam etmeme izin vermeden inleyerek tekrar dudaklarını sertçe dudaklarıma bastırdı. Bu sefer hıncını çıkartır gibi öpüyordu ve bende az önce ki kadar ürkek değildim.
Bir eli belimi , diğer eliyse boynumda duruyordu . Benimse ellerim yine boynuna dolanmıştı . Bir süre daha öptükten sonra geri çekildi . "Çok düşünüyorsun ." dedi pürüzlü sesiyle . "Yapacaklarını ve yapmak istediklerini bu kadar düşünüp de engel olursan , sen olamazsın ."
Söyledikleri o kadar doğru ve o kadar bana uygundu ki gözlerimi kapattım acıyla . "Ömer , az önce bendim ." dedim hafif utangaç çıkan sesimle . "Yine ne yapacağımı düşünsemde bu sefer yapmam gerekeni değil , yapmak istediğimi yaptım . "
Hafif bir tebessüm oluştu dudaklarında , bu sefer ki alay dolu falan değildi. Ne kadar güzel güldüğünün farkında mıydı acaba ? Onun çarpık gülüşünü gören , canı sıkkın biri bile olsa onun gülüşüne gülebilirdi .
Kollarımı yavaşça boynundan çektim . "Benim için bir şeyler çalar mısın ?" Sesim o kadar korkak çıkıyordu ki kendime kızmadan edemedim .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
