Gözlerimi karanlık odaya açtığımda saat baya geçti . Bugün başıma gelenlerin yoruculuğundan dolayı uzun bir uyku çekmiştim . Yine dün gece de kaldığım misafir odasındaydım .
Gerinerek yataktan kalkarken , guruldayan karnım yüzümü buruşturmama sebep oldu . Sabah uyansam olmaz mıydı ? Bu kadar süre uyuduktan sonra , daha sabaha kadar nasıl uykuya dalacaktım ? Ayrıca akşam yemeğini uykuyla atladığım için karnımda açtı .
Ses çıkarmamaya çalışarak odadan çıktım ve parmak ucumda yürüyerek mutfağa indim . Ömer bu saatte evinde dolaştığım için bana kızar mıydı acaba ? Kızmamasını umuyordum .
Mutfağa girdiğimde yine çok düzenli olduğunu gördüm . Ömer düzenli bir adamdı . Evinde kaldığım iki gün boyunca bunu anlamıştım .
Buz dolabını açarken , yiyebileceğim pratik bir şeyler aradım . Gözüme ilk zeytin çarptı ve direktman zeytin kasesini dolaptan aldım . Zeytin çok sevdiğim bir şeydi ve gece gece ağır bir şeyler yerine geçiştirmelik bir şeyler yesem daha iyi olurdu .
Ekmeği de bulduktan sonra ortada ki yüksek masanın bar taburelerinden birine oturdum ve severek yemeye başladım .
''Uykucu olduğun kadar üşengeç olduğunu da tahmin etmeliydim .'' Ömer 'in kulağıma fısıldamasıyla yerimden sıçradım ve tiz bir çığlık attım . Ömer alay dolu bir kahkaha atarken , bense ona kötü kötü bakmakla meşguldüm .
Kahkahaları arasında ''Korkudan ödün bokuna karıştı galiba kızıl kafa .'' dedi . Onun bu kadar güzel gülmesine dayanamayarak bende güldüm .
''Niye öyle sessizce geliyorsun salak ! Ödüm koptu !''
''Fark ettim .'' dedi pis bir sırıtışla . Ah , bu kadar tatlı olmamalıydı . Onun bu haline kıkırdamadan edemedim .
Geç bir saat olduğu için büyük ışıkları açmamış , tezgahın aydınlatmasıyla idare etmiştim . Ömer büyük ışıkları açarken , yüzünde hala hafif bir tebessüm vardı . Fazla eğlenmişti anlaşılan korkmamdan !
Yanımda ki bar taburesine otururken ''Cidden neden zeytin ekmek yiyorsun ?'' dedi kaşlarını çatarak .
''Saat geç diye ağır bir şeyler yemek istemedim , daha doğrusu gözüme çarpan en pratik şeyi aldım .'' deyip omuz silktim .
''Senden başka bir şey beklemezdim zaten .'' diyerek alayla güldü . ''Üşengeç , beceriksiz , uykucu kızıl kafa . Olumlu bir şeyler bulamadım .''
Sinirle koluna vurdum . ''Hiç de bile !'' Daha sonrada ağzıma bir parça ekmek daha attım .
''Ah , '' diyerek gözlerini kapattı çok önemli bir detayı atlamış gibi . Gözlerini açtığında , çok daha derin ama alay dolu bakarken ''İyi bir özelliğin var aslında . Güzel öpüşüyorsun .'' dedi pis bir sırıtışla .
Ağzımda ki ekmeği zorlukla yutup , öksürmeye başladım . O hala sırıtarak bana bakarken ''Gıcık mı tuttu ? Utandın mı yoksa ?'' dedi .
Bana su uzattığında , hızla elinde ki suyu alıp içtim . Öksürüklerim durduğunda , dehşete düşmüş bir ifadeyle ona baktım . ''Ne biçim konuşuyorsun sen ya ? Pis sapık !''
''Benle öpüşürken hiç de sapık muamelesi yapmıyordun bana ama ?'' dedi kahkahasını tutmaya çalışarak . Gece gece benle dalga geçip , beni sinir ederek eğleniyordu gıcık !
''Sen var ya ...'' diye tısladım . ''Senin kadar salağını hiç görmedim ! Pişman etme beni .''
''Neye pişman olursun ?''dedi imalı bir bakışla. ''Öpüştüğümüze mi ?''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfic''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
