(Multi alıntı.)
Ömer 'in yüzünde geceye ışık tutan ay gibi bir gülüş vardı . Aslında karanlıktı ama arkasından vuran güneş onu aydınlatıyor ve dahası dünyayı da aydınlatmasına yardımcı oluyordu . Ömer 'in güneşi gülüşüydü . Karanlığına öyle bir ışık tutuyordu ki , insan bir an yaptığı bütün kötülükleri unutuyordu .
Ömer ve Pelin 'in bana bir ömür gibi gelen bakışmalarını ''Hadi Pelin , yukarı çıkalım .'' diyerek böldüm .
Pelin yüzünde ki gülümsemeyi soldurarak , bana döndü . ''Ben gelince mi yukarı çıkasın geldi ?''
Ah , bu kız onun benim ablam olduğunu zannediyordu herhalde ?
Sabrımın son kırıntılarını kullanarak , ukala bir gülüş yerleştirdim yüzüme . ''Evet , sen gelince yukarı çıkasım geldi . Ve şimdi sende benimle geliyorsun .''
''Ama –''
''Pelin !'' diyerek öfkeli bir şekilde sözünü kestim . Bu çıkışıma şaşırmış görünüyordu . Onu, hayranlıkla güldüğü adamın yanında belki de küçük düşürdüğüm için bana kızmış olmalıydı ama umursamadım .
Bana sinirli bakışlar atarak , Ömer 'e ''Görüşürüz .'' dedi ve beni beklemeden içeri girdi . Onun arkasından hiçbir şey demeden bende içeri girdim .
Merdivenleri çıkana kadar o kadar söylendi ki , az kalsın ona yeniden bağıracak ve Ömer 'le yiyişmek istiyorsa babama söyleyerek aşağıya inebileceğini önerecektim ama yine sabırlı olmaya çalışarak sustum .
Eve girdiğimizde o kapıyı çarparak odaya girdi , bende söylene söylene bulaşıkları yıkadım . Babam her zamanki gibi koltuğa yayılıp televizyon izliyor , annemde örgü örüyordu . Onlara acıyarak baktım bir an . Hiç gerçekleştirmek istedikleri bir şey yok muydu ? Dünyaya bir kere geliyorduk ve bu kıymetli ömürlerini gerçekten sadece aynı şeyleri yapıp , bu kadar boş mu geçireceklerdi ?
Bir gün bu evden kurtulduğumda , kendi evimde istediğim gibi yaşayacak ve bir evcil hayvan edinecektim . Eğer yeteri kadar para biriktirebilirsem gezmeyi de planlıyordum . Yeni şeyler keşfetmeyi seven bir yapım vardı ve bu 3 kişinin içinde bu yanımı derinlere itelemiştim .
Kafamı sallayarak düşüncelerimden kurtuldum ve bulaşıkları yıkamaya devam ettim .
Ömer ve Pelin 'in o kesinlikle duygu yüklü olan bakışmaları aklıma geldikçe hayal kırıklığına uğramadan edemiyordum ama bunun sebebini de anlayamıyordum . Bana sadece alay ederek gülüyordu ve bu kesinlikle gerçek bir gülüş sayılmazdı . Benimle ilk karşılaştığında o kadar kaba ve eziciydi ki çok şaşırmıştım . Ama Pelin 'le tanıştığında gayet kibardı . Aman ... diye düşündüm . Bana gülmese ne kaybederim ?
O kendini beğenmiş , kötü kalpli adam umurumda falan değildi .
***
''Beyefendi , gerçekten yapabileceğim bir şey yok .'' dedim sakince ama gerçekten sinirlenmeye başlıyordum . Karşımda ki adam fişi olmadan elinde ki ürünü değiştirmemi istiyordu .
''Bak canım ,'' dedi adam iğrenç bir gülümsemeyle . Bu haline kaşlarımı çatarken ''Neden inat ediyorsun ? Değiştir gitsin işte .'' diye sözlerine devam etti .
Ona ağzımı açıp tam cevap vereceğim sırada , karşı kasada aldıklarını poşete koyan Ömer 'i gördüm . Kasalar birbirine yakındı ve beni duyabilirdi ama yine de onu umursamayacak kadar sinirli hissediyordum kendimi .
Adam cevap vermeyişimden cesaret almış olacak ki , yüzünde ki iğrenç sırıtışı bozmadan ''Kızıl saçların fazla dikkat dağıtıcı ama çok güzel . Ürünü değiştirirsen belki biraz sohbet ederiz .'' demesiyle Ömer 'in hızla arkasını dönüp adama bakması bir oldu .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
