(Multi alıntı.)
Parmakları çıplak sırtımda yavaşça geziniyor , daireler çiziyordu . Gözlerim yarı kapalıyken , uyuyacakmış gibi hissediyordum .
"Sana bir şey anlatabilir miyim ?" diye sorduğunda biraz daha ona sokuldum . Üstünde yatıyordum ve hava soğuk olmasına rağmen Ömer'in açtığı klima ısınmamı sağlıyordu.
Yoldan geçen biri bizi böyle görebilirdi ama o kadar huzurluydum ki , birinin bizi görmesi o an umurumda bile değildi . Bunun için gece uyumadan tavanı seyrederken ayrıca utanmayı planlıyordum .
Ömer 'in bana bir şeyi anlatmak istemesi kalp atışlarımı hızlandırmıştı , gözlerimi tamamen kapatırken "Anlat," diye mırıldandım . Yüzümde keyif dolu bir tebessüm vardı .
"7-8 yaşlarındayken , sarışın 6 yaşındaki bir kız çocuğu bana , 'Sen tanıdığım en iyi çocuksun , herkesi seviyorsun bir kere !' diye gözlerini büyüterek konuştuktan sonra 'Beni de seviyorsun , çok şanslıyım .' demişti."
Sevmek ... Ömer William İplikçi sever miydi ? Bir insan için kendinden bir şeyler verebilir miydi ? Ömer William İplikçi , küçükken iyi kalpli çocukken şimdi kaybolduğu karanlıkta içinde sevginin tek bir harfi bile kalmış mıydı ki ?
"Mia," diye devam etti . Pürüzlü ses tonu düzdü . Bir duygu yoktu ama 'Mia'deyişinde çok anlam gizliydi.
"Mia ," diye tekrar ettiğimde , hafifçe mırıldanarak beni onayladı ve parmaklarını sırtımda gezdirmeye devam etti . "O gün iyi bir adam olacağıma çok inanmıştım kızıl kafa . Emindim , Mia yalan söylemezdi . Dünyanın en iyi çocuğuysam , en iyi adamı da olmalıydım ."
Sözlerinin altında öyle bir ukte vardı ki dudaklarımı göğsüne bastırıp küçük bir öpücük kondurdum. "3 yaşından beri aynı evdeydik . Ben ondan bir yaş büyüktüm. Onunla büyüdüm."
"Arkadaşın mıydı ?" diye sorduğumda "Evimizde ki yardımcılardan birinin kızıydı ama benim olmayan kız kardeşimdi ." diye cevapladı.
Bir süre duraksadığında , sabırla onu bekledim . Anlatacağı şeyi hem çok merak ediyordum , hem de onun için özel olan şeyleri bildiğim için garip bir gurur ve sevincin içindeydim .
"Bir saniyemiz ayrı geçmezdi . Benim için çok değerliydi , her şeyimdi . O koskoca evde ki yalnızlığımı alan bir aile gibiydi . Seviyordum , gerçekten çok seviyordum ."
Dalgınca koluna koydum elimi , eski bir çocukluk arkadaşına bu kadar değer vermesini kıskanmam hiçte normal değildi.
"Piyano çalmayı onun sayesinde öğrendim , o siktiğimin malikane gibi evinde sabretmeyi de ondan öğrendim . Ben onunla büyümüştüm , onunla öğreniyordum ."
Bir şey söylemeden onu dinlerken , yaşamış olabileceklerini düşündüm. Annesiyle arası iyi değildi , babası hakkında bildiğim tek şey adıydı. Bu konuda konuşmak bile istemediğine göre hiç hoş şeyler yaşamamış olmalılardı .
Bir kere Ömer William İplikçi'yi bu hale getiren , kalbinden duygu denen insani refleksin alınmasını sağlayan bir sebep mutlaka olmalıydı . Hemde büyük bir sebep olmalıydı .
"Annem ahırda ki atlarımızı kullanmasına kızıyor , onu eziyor diye 4 yaşından beri bindiğim atımı ona verdim . Ne kadar mutlu olduğunu ve bir kez daha bana ne kadar iyi bir çocuk olduğumu söylediğini hatırlıyorum ."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
