3.Bölüm

8.5K 435 75
                                        

(Multi alıntı)

Dehşete düşmüş bir şekilde karşımda alaylı bir gülüş içinde , keyifle beni izleyen adama bakıyordum . ''Ne oldu ?'' dedi alayla göz kırpıp . Şimdi böyle şaşkınlıkla ona bakmam , korktuğumdan falan değildi . Hissettiğim öfkedendi .

Babam kolumu çekerken .''Uyarınızı anladı o .'' dedi sesi titreyerek . Hızlıca kollarımı ondan kurtarırken karşımda ki adama delici bir şekilde baktım . ''Sen kim oluyorsun da bana bunları söylüyorsun ?'' dedim üzerine basa basa . ''Ömer ben .'' dedi pis bir sırıtışla . Dayanamayıp tokat atmak için elimi kaldırdığım sırada babam hızlıca kolumu tutup engelledi .

''Size iyi geceler .'' dedi ve gülümseyerek uzaklaştı . Babam sessizce homurdanıp kapıyı kapattı ve kapının kapanmasıyla benim sağlam bir tokat yemem bir oldu .

Tokatın sesi odada yankılanırken ''Sen ne yaptığını zannediyorsun ?'' diye bağırdı babam ama ona cevap veremeyecek kadar kötüydüm . Yüzümü buruşturarak acıdan sızlayan yanağımı tutarken , ağlamak için dudağımı ısırdım . Dilime gelen kan tadını alabiliyordum .

Babam bir şeyler daha söylüyor , bağırıyordu ama onu dinleyecek halde değildim , yanağım çok acıyordu . Ayağa kalkarak hızlıca odama gittim ve çantamla montumu kaptım . Hızlıca kapıda ayakkabılarımı giyerken babam ve annem dibimde bir şeyler söylemeye devam ediyordu ama onları dinlemiyordum .

Kapıyı çarpıp çıkarken , hızla merdivenlerden indim ve apartmandan çıktım . Zaten dışarı çıkmamla göz yaşlarım yanağımdan süzülmeye başlamıştı . Elimi yanağıma koyup , karanlık sokakta yürürken bir yandan da hıçkırıklarımı önlemeye çalışıyordum .

''Beklesene ! '' Ömerin arkamdan bağırmasını duymamla sinir katsayım yükselirken , adımlarımı hızlandırdım . Zaten onun yüzünden yemiştim tokatı , yeterince öfkeliydim .

''Bekle dedim sana kızıl kafa ! '' Ona aldırmayıp sokağın köşesini döndüm . Ona tepki vermemi ve sinirlenip durmamı istiyordu .

''Defne ! '' Adımla seslenmesi , istemsizce durmama sebep olurken gözlerimi kapattım . Bir ses nasıl oluyor da , 'Defne' ismini böylesine güzel söyleyebiliyordu ? Bir ses , bir kelimeyle birleşince nasıl oluyor da insanın içine bu kadar işliyor , olduğu yerde durmasına sebep oluyordu?

Kolumu tutmasıyla yanıma geldiğini anladım ve gözlerimi açtım . İfadesizce yüzüme bakıyordu . Yine gözlerinden , ne düşündüğünü anlayamıyordum . Çok güzel gözleri vardı , ifadesizlik bir çift göze ancak bu kadar yakışabilir , bir çift gözde ancak bu kadar asil durabilirdi ... Zeytin gözlü dedim içimden . Kömür gözlü , zeytin gözlü , güzel gözlü Ömer ...

Bir süre dolu gözlerle onun gözlerine bakarken kolumu ondan kurtardım ve hızlıca gözlerimi sildim . ''Vurdu mu sana ?'' dedi soğukça . Havanın soğuklu üzerine sesinin tonu da eklenince montuma sıkıca sarıldım .

''5 parmağının izi çıkmamış mı ?'' dedim bende en az onun kadar soğuk ve meydan okuyan bir sesle .

''Nasıl bir hayvani güçle vurduysa , evet . 5 parmak izi de gece karanlığında çok net bir şekilde belli oluyor .'' Sonra kaşlarını çatıp , elleriyle yavaşça çenemi tuttu . ''Ayrıca dudağın da kanıyor.''

Geri çekilerek ona öfkeli bir bakış attım ve arkamı dönüp ters döne yürüyecekken yine tuttu beni . ''Kızıl kafa ,''

''Ne ? Ne ? Ne ? Ne istiyorsun ?'' diye öfkeyle dönüp , bağırdım . Sinirim taşmıştı gerçekten ve o an bana kızıl kafa demesini önemsememiştim .

Bana cevap vermeden bakarken , ''Senin yüzünden yüzümde iki gün beş parmak izi çıkmayacak kadar sert bir tokat yedim , benimle alay ettin yetmedi alttan mesaj vererek resmen tehdit ettin! Ne istiyorsun ya ? Rahat bıraksana beni ! Rahat bırak ! Git hangi cehenneme gidiyorsan ama rahat bırak beni ! Seninle uğraşamayacağım ! Kızıl kafaymış ! Bir ismim var benim : Defne ! Adım Defne ! Defne !'' Nefes nefese kalarak bitirdim konuşmamı , bağırmaktan boğazlarım acımıştı .

Kaşlarını çatarak bana bakıyordu . ''Tokat babanın tercihiydi , bunu benden bilemezsin . Gerçi benden bilsen de fark etmez . Çünkü umurumda değil . Senden bir halt istediğim falan da yok . Şimdi izninle siktir olup gidiyorum kızıl kafa .''

O arkasını dönüp yürüyecekken . ''Defne !'' diye bağırdım arkasından . ''Benim adım Defne , Ömer !''

Adını söylememle durdu . İlk defa sesli olarak adını söylemiştim ve bu garip bir şekilde beni tatmin etmişti .

Tekrar bana döndü ve yavaşça yanıma geldi . Yüzünde sebebini bilmediğim bir öfke vardı . ''Şimdi kulaklarını aç ve beni dinle kızıl kafa ! Sokağın ortasında bir daha sakın Ömer diye bağırma bana . Sayende bütün mahalle öğrenecek adımı ! Bağırma anladın mı ? Ömer diye bağırma . ''

Cevap vermeden şaşkınlıkla ona baktım . Derin bir nefes aldı . ''Ah , anladın mı Defne ?'' Hala cevap veremezken , neden böyle bir şey istediğini düşünüyor ve bu ani çıkışına şaşırıyordum . Bıkkınlıkla nefesini bıraktı . ''Sende cidden anlama problemi falan mı var ? Cevap versene .''

Sinirle ''Anladım!'' diye bağırdım . ''Anladım ! Anladım !''

''Kelimeleri bir çok kere tekrar etmeyi de seviyorsun galiba ? Yok hayır . Sen kelimeleri bağırarak bir çok kere tekrar etmeyi seviyorsun .'' dedi alay dolu bir gülümsemeyle .

Dayanamayıp öfkeyle göğsüne vurdum . ''Rahat bırak beni !''

Ufak , alay dolu bir kıkırtı dudaklarından dökülürken ''Farkındaysan az önce seni rahat bırakacaktım ama adımı adeta megafon varmış gibi bağırınca ,tekrar yanına dönmek zorunda kaldım .'' dedi . Sinirden dayanamayıp bende güldüm . ''Cidden bok herifin tekisin .''

''Ağzına böyle şeyler yakışmıyor .'' dedi ciddiyetle . Yapmacıkça üzülmüş gibi yaptım .

''Ah , ne düşündüğün benim için çok önemli (!) Tamam bir daha söylemem .'' Sonrada alay dolu bir kahkaha patlattım . ''Hadi sana iyi geceler .''

Yanından geçip , bu mahallede ki iki arkadaşımdan biri olan Leyla'nın evine doğru yola koyulacaktım ki kolumdan tutup durdurdu beni . Öfkeyle kolumu tutan eline baktım önce , sonra da gözlerine çevirdim bakışlarımı . ''Gözüme çok battın kızıl kafa .'' dedi .

''Bu kızıl saçlarla normaldir .'' dedim umursamazca .

''O yüzden değil.'' dedi buzdan bile soğuk , ürkütücü bir tonda . ''Canımı sıkıyorsun . Bulaşma bana .''

''Kusura bakma ama ben bulaşmadım sana ! Sen rahat bırakmıyorsun beni .''

Alayla gülüp delici bakışlarını üzerimden çekmedi , eli hala kolumdaydı .

''Seni rahat bırakıyorum Defne . Son kez söylüyorum . Uzak dur benden , bulaşma . Belki yeni öğreneceksin ama Ömer William İplikçi tehlikeli kızıl kafa . Hemde o kadar tehlikeli ki , tehlikenin kendisi olmuş durumda .''

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin