"Kurt kızıla saldıracakmış ," başımda Ömer'in sesini duyabiliyor , saçımı okşayan elini hissedebiliyordum. Uyuduğumu düşünüyordu . Düzenli nefeslerimden aksini anlamaması için dua ediyordum.
"Kızıla saldıramadan araya başka bir kurt girmiş ." Masal anlatırmışçasına konuşması pürüzlü sesiyle buluşunca öyle güzel geliyordu ki mest olmamak elde değildi . "Kıza saldırmış , parçalara ayırmak istemiş ." Derin bir nefes aldıktan sonra "Kurt , tasmasını tutan adamın bedenine tekrar girmeye çalışmış . Kızıl kızı kurtarmak için ."
Aklıma bana rüyasını anlattığı gece gelince nefes düzenimin bozulmaması için ciddi bir özen göstermem gerekti . Karnıma , hayatım boyunca unutamayacağım güzellikte öpücükler kondururken nefes nefese haliyle bana rüyasını anlatıyordu. Özeldi , çok özeldi .
"Bedenine geri girememiş ," diye devam etti . "Kurt sadece zarar vermesini bilirmiş . Birini kurtarmayı bile bilemeyecek kadar acizmiş , ya da özgür ."
Boğazımda bir düğüm oluştuğunu hissedebiliyordum . Ah ... Böyle bir durumda uyuyor numarası yapmak zordu .
"Kız ölmüş , gözlerinin önünde ." Ömer 'in sesine acının oturduğunu hissettim. "Kurt tasmasından kurtulmaya , diğer kurdu püskürtmeye çalışmış . Yapamamış ." Sonlara doğru sesine öfke oturdu .
"Gözlerinin önünde ölen kızın başına gitmiş ve ulumaya başlamış . Art arda , durmadan. Çaresiz kalmış..." Derin bir nefes aldı ve masalını sonlandırdı . "Özgür , evcilleştirilemez kurt ilk defa çaresizliği hissetmiş ."
Boğazımda ki yumru gittikçe büyürken "Uyumadığını biliyorum," diyen sesine karşı anında gözlerimi açtım . "Şu beceriksiz uyuma numaran bana işlemiyor ."
Alay dolu sesine karşı zorlukla açık tutabildiğim gözlerimle ona baktım . Her tarafım ağrıyordu . Kısık sesimle "Ağrı kesici var mı ?" diye sorduğumda "Var ," diyerek komodinde duran bir ton ilaçtan bir kutuyu aldı ve tabletten ilacı ayırdı . Ağzıma doğru getirdiğinde dudaklarımı zorlukla kıpırdatım. İlacı ardında da dudaklarıma dayadığı suyla içtim .
"Defne ," dedi söyleyeceği şeylerden emin değilmiş gibi . "Dün geceden beri çok düşündüm ."
Merak duygumu gizlemeye çalışırken , sessizce onu dinlemeye devam ettim . "Haklısın ," dedi en sonunda . Sonra yerde olan bakışlarını bana çevirdi ve gözlerimin içine bakarak "İyileştikten sonra nereye istiyorsan gidebilirsin . Seni engellemeyeceğim ." dedi sesinde bir gram bile çelişki olmadan .
Bir cümlenin bana bu kadar dokunacağını , hiçbir zaman tahmin edemezdim. Çok net bir cümleydi , çelişki yoktu , kararsızlık yoktu . Bana benim istediğimi vermişti , bunu yaparken bile canımı yakıyordu .
Ona aşık olmak , daimi olan bir acıyla baş etmeyi öğrenmekti .
Morarmış , neredeyse görüşümü engelleyecek kadar şiş olan gözümden bir göz yaşı aktığında , Ömer hafifçe yüzüme doğru eğildi ve göz yaşını öperek yok etti . "Ağlama ," Sesi fısıltı gibiydi. İlk defa bu kadar güçsüz geliyordu . "Sonum kızıl saçlı kızın cansız bedenin başında uluyan çaresiz kurt olsun istemiyorum . Senin o kız olmanı istemiyorum kızıl kafa ."
İkinci göz yaşım tamamen net görebilen gözümden aktığında onu durdurmadı . "Senin hayatından çıkacağım. Vücudunda aldığın darptan bir iz kalmadığı gün , kendi izimi de hayatından silmiş olacağım ."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
