"Kahve ister misin ?" Bana sorduğu soruya karşı benden cevap alamayınca ofladığını duysamda bakışlarımı çevirmedim . "Anladım , istemezsin."
Kendini karşımda ki koltuğa bıraktığında gözlerim yerde ki siyah halıya dikiliydi . Saçlarım koltuğa yayılmıştı , başımı koltuğun sırtına yaslamıştım .
Ömer 'de koltuğa benim gibi yayılmış , başını geriye atmıştı . Önüme bakarakta bu detayları ve beni izlediğini görebiliyordum .
'Benim için artık bir şeyler farklı.' Söyledikleri aklımdan çıkmıyordu . Onun için bir şeylerin farklı olması ne demekti ? Bunun karşılığı neydi ? Bunun bir aşk itirafı olduğuna inancak kadar aptal değildim . Ömer 'i dışarıda görüp , hiç tanımayan insanlar bile bunun aşk itirafı olmayacağını bilirdi. Ömer 'in birine aşk itirafı böyle olmazdı , görünüşünde ki sertlikten , ulaşılmazlıktan bile belliydi bu . Ömer birine aşık olur muydu ki ? Onun benden başka bir kadına aşık olma ihtimali bile düşünülemeyecek kadar kötü hissediyordu .
"Simsiyah halıya bu kadar uzun bakacak kadar ne düşünüyorsun ?" Ömer 'in sesiyle sıçrayıp , kendime gelirken bakışlarımı ona çevirsemde sessizliğimi korudum .
Onun için bir şeyler artık farklı olabilirdi ama benim için zaten çoktan farklıydı ve bu farklılıklarda bu sefer ona çok daha fazla kırılmama sebep oluyordu .
"Yine mi küstük ?" Kaşlarını kaldırıp alaylı gözlerine karşı bakışlarımı tekrar halıya indirdim . Hissettiklerimi hiçbir zaman ciddiye almayacaktı . Şu an onunla konuşamayacak kadar kendimi kırgın hissetmem onun için çocukça ve çok gereksizdi .
"Bir kaç saat sonra gideceğiz . Arkadaşının evinden almak istediğin bir şey var mı ?"
Nereye gidecektik ? Başka bir eve falan değil , Leyla 'nın evine gitmek istiyordum. Kendi evime dönmek gibi bir niyetim de yoktu . Aileme bir daha dönmek istemiyordum , o evde onlara hizmetçilik falan yapmayacaktım . Elif acaba hala karşımızda ki Ömer 'in dairesinde mi oturuyordu ?
Elif denen kızı hatırlamamla nefesimin daraldığını hissettim çünkü onu hatırlamak bana sadece bir kaç saat önce Ömer 'in onun için kendini kaybedişini ve o adama yaptığı işkenceyi hatırlatıyordu . Bu Ömer'le ikili iletişimimizde benim için o kadar gurur kırıcıydı ki her düşündüğümde içimde bir şeylerin sanki parçalanıyormuş gibi olduğunu hissediyordum . Sanırım o parçalanan şey kalbimdi .
"Cevap vermeyecek misin ? Sen bilirsin ." Bakışlarımı tekrar ona çevirirken fazlasıyla ters bir şekilde "Seninle hiçbir yere gitmeyeceğim." dedim .
Bana bir cevap vermeden kaşlarını kaldırdığında söylediklerimi umursamadığından emin oldum . Beni evden yeterince uzaklaştıramazdı , bir şekilde onun yanından eve gidebilirdim . Bu yüzden üstelemedim .
"Ben yukarı çıkıyorum , istiyorsan uyuyup , dinlenebilirsin." dediğinde bakışlarım kalktığı koltukta kaldı . İnat etmiştim ve kırgındım . Onunla mümkün olduğu kadar az konuşacaktım .
Ömer 'in adım sesleri uzaklaştığında koltukta yatar pozisyona geçtim ve gözlerimi kapattım . Ömer kapıyı açtığı anda gerekirse koşarak kaçacaktım . Beni elinde tutma gibi bir hakkı yoktu ve ona bu kadar kırgınken yanında daha fazla kalmayacaktım .
Uykusuzluktan gözlerim gittikçe kapanırken engel olamadım ve kendimi derin ama huzursuz bir uykuya bıraktım .
***
Zar zor gözlerimi açarken , boynumda ki ağrıyla yüzümü buruşturdum ve bir anda nerde olduğumu anlayamadım .
İşte boka bastın Defne ! Arabaydık . Uyuduğum kotluk geriye yatırılmıştı ve ben arabaya bindirildiğimi gram hissetmemiştim .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
