29.Bölüm

5.8K 354 38
                                        

Ömer 'in arabası garajdan çıkıp , gözden kaybolana kadar arkasından baktım .

Sözlediklerinin altında ezilmemek elde değildi . Sırf Hakan tehlikesi yüzünden beni evinde zoraki tutmasını düşünmem , kendime kızmama sebep olacak şekilde incinmemi sağlamıştı .  Sinirlendiğinde gerçekten hiç tereddüt etmeden , ne istiyorsa onu söylüyordu ve bunun ne kadar kırıcı olduğu umrunda bile değildi. .

Beni kovması , kiminle evlenirsem evleneyim umrunda olmayacağını söylemesi , beni evinde zorla tutuyormuş gibi davranması , söylediği onca kırıcı şeyden ziyade , tek bir cümle zihnimde tekrarlanıp duruyor ve bir girdap gibi beni içine çekiyordu ;

"Sen hiçbir şeyin iyisini hak etmiyorsun."

Bu cümleyi öyle bir soğukkanlılık ve öyle bir yüz ifadesiyle söylemişti ki , şimdi hemen yanımda duran merdivenlere oturup hıçkırarak saatlerce ağlayabilirdim .

Bir ağlamaya başlarsam , göz yaşımın , hıçkırıkları getireceğini , hıçkırıklarımın da içine iç çekişleri katacağını bildiğimden dudaklarımı canımı acıtacak kadar dişledim ve gözümde biriken yaşların akmasını engellemeye çalıştım.

Yavaş adımlarla eve doğru yürürken , Ömer 'e karşı nasıl bir duruş sergileyeceğime dair hiçbir fikrim yoktu .

O kadar değişken , o kadar kapalı bir kutu gibiydi ki , ona nasıl davranacağımı kestiremiyordum. Beni Hakan 'a kendi elleriyle teslim ettikten sonra ona güvenmemi bekliyordu ama ona güvenmemin ne kadar zor olacağı hakkında hiçbir fikri yoktu .

Kendimi koltuklardan birine atarken , aynı zamanda öfkelendiğimi de hissediyordum .

Kendisi ne kadar bencil olduğunu bana söylemişti ve her şeye rağmen onun evinde kalıyordum .Yeterince alttan alıyordum zaten. Hala ona tam olarak güvenmediğim için de beni suçluyordu .

Beni denemesinde ki amacının ne olduğu umrumda bile değildi . Göt herif , duygularımla istediği gibi oynuyordu .

"Bencil piç ..." diye mırıldandım sinirle. "Aptal , kendini beğenmiş piç kurusu !" Hakaretlerimin sonuna doğru sesim yükselmişti.

Sinirle bacağımı salladım . Beni kovmuş olabilirdi ama o buraya gelipte , ben onunla konuşana kadar hiçbir yere gitmeyecektim . Beni paramparça ediyor ve sonra da ona güvenmemekle beni suçlayıp , kendimi kötü hissetmemi sağlıyordu.

Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen bencilin tekiydi !

***

Kulağıma gelen , bir şeyin düşme sesiyle sıçrayarak uyandım . "Siktir..." Ömer 'in homurdanmasını duyduğumda gözlerimi ovuşturarak doğruldum. Ömer'i beklerken ondan ödünç alıp okumaya başladığım kitapı okuyup bitirmiş ve Ömer gelene kadar da koltuğa kıvrılıp uyuya kalmıştım.

Karanlıkta onu göremezken , adım seslerinden yaklaştığını anlayabiliyordum . Bir şeyin düşme ve kırılma sesi daha geldiğinde Ömer en sonunda "Amına koduğumun vazosu ..." diye tekrar homurdandı .

Gözlerim karanlığa alışınca , yavaşça ayağa kalktım . "Ömer ?"

"Defne ?" dedi o da buzları aratmayan bir tonda . Ama benim başka bir şey dikkatimi çekti . Kelimeleri yuvarlayarak söylemişti. Sarhoş muydu ?

"Nerede bu ışık ?" diye söylendikten bir kaç saniye sonra salonun bir kısmının ışıkları açıldı . Işığın açılmasıyla gözlerimiz buluşurken , aramızda ki mesafeye rağmen kömür rengi gözlerine oturan öfkeyi fark edebiliyordum .

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin