94.Bölüm

5.4K 339 278
                                        

Herkese merhaba ! Bugün , buranın bir numaralı manyaklarından @uykucupanda19 un doğum günü . Kendisi bu hikayenin ilk okuyucularından , en manyak destekçilerindendir . Twitter 'daki Fırtına grubunun delisidir fjjdjsjsjdj . İyi ki doğdun kardeşim , iyi ki seni tanımışım . Bu hikayenin bana kazandırdığı güzel şeylerden birisi de sensin.İyi ki doğdun , iyi ki varsın . Bu bölümü sana ithaf ediyorum , umarım beğenirsin kardeşim ... (Evet William da kaşlarını çattı ve sana 'İyi ki doğdun' dedi djsjsjdjjd)

Beğenmeniz dileğiyle , iyi okumalar ! Barış'ın gülüşü kadar güzel kalın : )

(Multi alıntı.)

Sıcak kahveyi içerken , dalgınca pistteki uçakları izliyordum . Ömer'le sessizlik konusunda anlaşmış gibiydik . Ne o konuşuyordu ne ben . İkimizde konuşmaya ne yelteniyorduk , ne de birbirimize bakıyorduk .

Susuyorduk , ikimizinde tercihi buydu . Ona söyleyeceklerim bana , benim söyleyeceklerim ona yetmeyecekti .

En sonunda uçağın anonsu yapıldığında ayağa kalktık .

Elimde biten kahveyi kenarda ki çöp kutusuna attıktan sonra Ömer'in peşinden gittim . Biletlerimizi görevliye verip , kesilen biletlerimizi elimize aldık ve uçakla bağlantılı tünele girdik .

Bu kısmı çok seviyordum . Özellikle güneş batarken çok güzel oluyordu ama şu an hava karanlıktı . Akşam uçağını seçmişti Ömer .

Uçağın business kısmına geçtiğimizde "Burası için bu kadar para ödemene gerek yoktu." diye mırıldandım . "Ekonomik uçmamız benim için hiç sorun değildi ."

Yerimize otururken , özellikle cam kenarını seçtim . Zaten yan yanaydık . Ömer'in gökyüzünü izleme gibi bir hevesi olmadığını bildiğimden , ona cam kenarını isteyip istemediğini sormamıştım bile . "Kendime ait uçağım var ," dedi sanki çok normal ve önemsiz bir şeyden bahsetiyormuş gibi . "Ama kullanmam yasak. Babam kullanıyor."

"Sen baba sözü mü dinliyorsun ya ?" diye kaşlarımı kaldırdığımda "Bir anlaşma yaptık." diye homurdandı . "Burda kalmama karşılık , mal varlığımın bir kısmını istedi . Bende verdim."

Şaşkınlıkla ona baktığımda , bakışları bende değil ; ileride ki mini etek giyen sarışın hostesteydi .

Kıskançlık denen illet duygunun damarlarımda aktığını hissederken , sertçe koluna vurduğumda sıçradı ve kaşlarını çatıp bana baktı . "N'apıyorsun ?"

"Hostesten gözlerini bir çek istersen ." dedim öfkeyle . "Kitlendin kaldın"

"Ne hostesi be ?" derken samimi bir umursamazlık vardı sesinde . Başımla ilerde ki hostesi işaret ettiğimde o da kafasını çevirip baktı ve sonra tekrar bana dönerken ; yüzüne şaşkınlık hakimdi . "Gerçekten mi Defne ? Ciddi misin sen ?"

"Çok ciddiyim."

Kafasını iki yana sallarken "Orda bir hostesin olduğunu bile görmedim , gözüm dalmıştı ." dedi sert bir sesle. "Saçma sapan kıskançlıklar yapma ."

Gerçekten de görmediğini bakışlarında ki yorgunluktan ve dalgınlıktan anladım . İyi değildi , eğer iyi olsaydı onu kıskandığım için alayla güler ve kendini beğenmiş şeyler söylerdi ama hiçbirini yapmamıştı . Bir şeyler düşünüyordu ve gergindi . Benimle uğraşamayacak kadar gergin hemde .

"Affedersin," dedim mahçup bir ifadeyle önüme dönerken . Utanmıştım . "Bende çatacak yer arıyorum , haklısın."

Bir şey söylemden hafifçe elimi tuttu . Bu bana yetmişti. Elimi tutan elini sıktım . Uçağın kalkış anonsu yapıldıktan sonra , kemerlerimizi bağladık . Ömer ikimizin telefonunu da kapatmıştı.

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin