37.Bölüm

5.2K 353 185
                                        

Duyduklarım gözlerimin büyümesine sebep olurken , söylediklerinin adeta kalbimin koruma kalkanını delip geçen bir ok olduğunu hissedebiliyordum . Söylediklerinin doğru olma ihtimalini aklımın ucundan bile geçirmemeye çalışıyordum .

"Anlamadım ?" dedim dehşete düşmüş bir şekilde .

"Anladın Defne ," dedi soğuk bir tonda . "Beni gayet iyi anladın ."

"Söylediklerin tamamen yanlış !" diye bağırırken sanki ona aşık olmadığımı kendime ispat etmeye çalışıyordum.

"Yanlış olduğunu düşündüğün şey yanlış olmak için fazla doğru ." dedi kaşlarını kaldırırken .

"Hayır !" diye haykırdım ve onu göğsünden tüm gücümle ittim . Bir kaç adım gerilerken "Bu benimde memnun olduğum bir durum değil ama gerçekler maalesef memnuniyetimizi önemsemiyor ." dedi sıkıntılı bir ifadeyle .

"Bok aşığım sana ! Sana aşık olacağıma gider o eve gelen -" diye sözümün devamını getireceğim sırada hızla üzerime yürüyüp eliyle ağzımı kapatması bir oldu .

"Sakın," diye hırladı. "Sakın devam etme."

Öfkeyle gözlerinin içine baktım ve dudaklarımı kapatan elini ısırdım . "Siktir," diye mırıldanıp elini çekmesi bir olurken , onun daha da öfkelendiğini görebiliyordum .

"Aptal mıyım ben ?" diye bağırdım yine . Gözlerim dolmuştu ve göz yaşlarım akmasın diye boşa bir çaba da sarf ediyordum . "Ne dediğimi umursamayan , bana bu kadar kötü davranan , bana yalan söyleyen , benim kalbimi hiç düşünmeden kıran , belayı mıknatısla çeken bir adama neden aşık olayım ? Aşık falan değilim sana ! Değilim işte !" Sözlerimi tamamlamamla gözümden bir damla yaşın düşmesi bir oldu . Ayrıca bağırmaktan boğazım acımıştı .

Ömer 'in yüzüne hafif bir tebessüm yerleşirken , gözleri öyle güzel ve derin baktı ki sertçe yutkundum. Daha önce hiç bu kadar saf ve güzel duygularla bana baktığını görmemiştim . O pürüzlü güzel ses tonuyla insanı susturan bir kararlılıkla konuştu . "Aslında , sana deli gibi aşığım diye bağırıyorsun ama farkında bile değilsin ."

Bana bir kaç adım yaklaşırken , gözümden akan yaşları elimin tersiyle sildim. "Yok öyle bir şey ."

Yüzünde ki tebessümü silmeden üzerime gelmesiyle bir kaç adım geriledim ve sırtım duvarla buluştu . Bana o kadar yaklaştı ki ikimizden biri konuşsa dudaklarımız birbirine değebilirdi .

"Seninle böyle olmayı seviyorum ," diye mırıldandı. "Konuşmak için aralanan dudakların dudaklarıma değmesi , konuşurken dudaklarıma konuşman , sesinin doğrudan dudaklarıma akması hoşuma gidiyor ."

Gözlerimi kapatırken , anın güzelliğine kapılmamaya çalışmanın imkansız olduğunu da anlamıştım . Yine de bu adama ve kendime ona aşık olmadığımı ispatlamak zorundaydım .

Yüzüme alaylı bir gülümseme kondurup "Altına aldığın kızlara da aynı şeyleri söylüyor musun?" dedim buz gibi bir tonda .

Dudaklarımda olan bakışları hızla gözlerime çıktı . Gözlerinde ki şaşkınlık o kadar fazlaydı ki bir an söylediğimin onun için ifade ettiği anlamı merak ettim . Dehşete düşmüş bir ifadeyle benden birkaç adım uzaklaşırken "Defne ," dedi yine sesine de yansıttığı bir şaşkınlıkla.  Genelde ifadesizliğini takındığından , şimdi duygularını gizleyememesi içimde bir yerlere dokundu.

"Kendini kimle kıyaslıyorsun gerizekalı ? " diye gürlemesiyle sıçradım ve bir göz yaşı daha döküldü yanağımdan . "Ne dediğinin farkında mısın ? Böyle mi hissediyorsun gerçekten ? Yattığım ama adını bile bilmediğim kızlarla bir mi tutuyorsun kendini ?"

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin