54.Bölüm

4.8K 390 269
                                        

Sıktığı kolumu o kadar sert tutuyordu ki elinde debelenmeyi bırakmış ve beni yönlendirmesine izin vermek zorunda kalmıştım .

"Araba ."  Valenin yüzüne bile bakmadan , fazlasıyla sert bir tonda söylediklerine karşı adam ilk başta şaşırsa da Ömer 'in yüzünde ki ifadeyi gördükten sonra hiç üstelemeden koşturarak arabayı getirmeye gitti .

Öfkeden Ömer 'i yüzü morarana kadar tokatlamak istiyordum . Ondan başka her yere bakarak arabanın gelmesini bekledim . Eli hala kolumu sımsıkı tutuyordu .

Temiz hava ciğerlerime dolarken , az da olan sarhoşluğumun uçup gittiğini ve ayıldığımı hissedebiliyordum . Yaşadığım şaşkınlık ve öfkede beni ayıltmış sayılırdı .

En sonunda son model bir spor araba önümüzde durduğunda Ömer valenin eline olması gerekenden çok daha fazla para tıkıştırdı ve beni yine kolumdan tutarak yönlendirdi . Hareketleri az önce ki kadar sert olmasa da hala kabaydı .

Kolumu ondan kurtarıp arabaya bindim ve emniyet kemerimi takıp camdan dışarıya baktım . O kapıyı çarparak arabaya bindiğinde bana baktığını hissedebiliyordum ama hiçbir şey söylemedim ve ona dönmedim .

''Aptal,'' diye hırladı . ''Gerizekalı.'' Bu sefer daha yüksek sesle tekrar etmişti . Ona cevap vermemek için kendimi zor tutarken camdan dışarıya bakmaya devam ettim .

Ömer 'de sonunda üzerimde olan bakışlarını yola verdi ve gaza basmasıyla arabanın ok gibi yerinden fırlaması bir oldu .

İnanılmaz hızlı sürüyordu ve bunu öfkesini biraz olsun yatıştırmak için yaptığının farkındaydım . Acaba alkollü müydü ? Öyleydi büyük ihtimalle . Onun bu gece kulübünde ne işi vardı ki ? Ömer her ne kadar bunu yüze vurmasa da çok zengin bir adamdı ve çok daha zengin , lüks yerler ona göreydi .

Bugün biraz kafamı dağıtmak için böyle bir yere gelmiş ve Demir 'in bana eşlik etme teklifini geri çevirmemiştim . Dans ederken fazla yakın olduğumuzun farkındaydım ama çabuk sarhoş olduğum için alkol mantıklı düşünmemi engelliyordu . Her ne kadar çok sarhoş olmasam da yine de etkilenen bir insandım ama en sonunda belimi okşaması benimde izin vereceğim bir şey değildi . Zaten ben müdahale edemeden Ömer hayvani bir şekilde uyarmıştı Demir 'i .

Attığı yumruğu , beni sürükleyerek çıkartmasını , söylediklerini düşündükçe daha da sinirleniyordum . Orman yoluna girdiğimizde , yolun tanıdıklığından onun evine gittiğimizi anladım . İzin vermeyecektim . Beni böyle istediği gibi istediği yere götüremezdi . Ben onun oyuncağı değildim .

''Durdur arabayı .'' Soğuk ve kesin bir tonda söylediklerime karşı cevap bile vermedi . Ona döndüm ve yola diktiği ifadesiz bakışlarına karşı ''Durdur arabayı !'' diye bağırdım .

Bana kısa bir bakış attı ve ''Bok durdururum .'' dedi buz gibi bir tonda .

''Sen ne yaptığını sanıyorsun ? Sen hangi hakla bunu yapıyorsun ? Gelmiyorum seninle , durdur arabayı !''  O kadar yüksek bir sesle bağırmıştım ki boğazım acımıştı . ''Boşuna bağırma .''

''Durdur arabayı şerefsiz piç ! Durdur ! '' Söylediklerimle bakışları anında bana dönerken fazlasıyla hızlı giden arabayı aniden durdurmasıyla eğer emniyet kemerimi takmasaydım camdan fırlayabilirdim . Arabanın kapısında ki tutunma koluna sımsıkı tutunurken öne sarsıldım ama hala yerimde olduğuma ve uçmadığıma göre şanslı sayılırdım .

Şok olmuş bir ifadeyle Ömer 'e döndüğümde , öfkeden kararmış gözleri tam olarak gözlerimin içine bakıyordu ve cidden vereceği tepkiden korkuyordum . ''Ne ?'' dedi tüylerimi ürperten bir seste. ''Ne dedin az önce ?''

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin