"Eve gitmem , annem ve babamla yüzleşmem lazım . Onlara beni , istemediğim , tanımadığım bir adamla evlendiremeyeceklerini söylemem lazım."
Başımı koyduğum omzundan vücudunun gerildiğini hissettim . "Konuşmaya bile değmeyecek kadar saçma bir konu . Bu zamanda zorla evlendirme falan kalmış mı ?"
Cevap vermedim ve bacaklarının üzerinde duran eline hafifçe dokunmamla , kafasını çevirdi . Elini yavaşça aldım ve kucağıma koydum . "Sana bazen teşekkür mü etsem yoksa bağırıp çağırsam mı kestiremiyorum . Beni ikilemde bırakıyorsun."
O , sıkıntıyla derin bir nefes içine çekerken bende avuçlarımın içinde ki elini yavaşça okşuyordum . "Şu sıralar bende ne yaptığımı pek bilmiyorum ." dedi soğuk bir tonda .
Başımı omzundan kaldırdım ve ona baktım . Benim kafamı kaldırmamla o da kafasını bana çevirdi . "Niye öyle bakıyorsun ?"
"Beni korumak zorunda değilsin . Bunu biliyorsun değil mi ?" Gayet ciddi bir şekilde ona sorduğum bu sorunun cevabını benim aksime yüzünde ki hafif bir gülümsemeyle verdi . "Seni korumak zorunda değilim , evet . Ama bilmediğin bir şey var - ki bunu hala anlayamadın -. Ben seni korumak istediğim için koruyorum ."
Heyecanımı geri palana atmam gerekiyordu ama Ömer gözlerimin içine bakıp, bana bunları söylerken bu pek de mümkün değildi .
Bir cevap vermeden başımı tekrar omzuna yasladım . Bir süre sessiz kaldıktan sonra , huzursuz bir şekilde kıpırdandı ve "Defne," dedi sıkıntılı bir sesle .
"Efendim ?"
''Ailenin yanına gidecek misin ?''
Başımı omzundan kaldırıp gözlerinin içine baktım . Öyle güzel , öyle derin bakıyordu ki bakmamla kaybolduğumu hissettim . ''Evet ,'' diye fısıldadım . Bakışları bozulmadı , sadece alnımı öptü ve ''Nasıl istersen...'' dedi boğuk bir tonda . ''Nasıl istiyorsan öyle olsun . Bundan sonra benim yanımda olman için zorlamayacağım seni . Yanımda olduğunda başına gelenleri gördük .''
Gözlerim dolarken , hafifçe gülümsedim ve kafamı 'Tamam' anlamında salladım ama ne elini tutmayı bıraktım , ne de elini çekti ellerimin arasından . Başımı yeniden omzuna yasladığımda gözümde biriken bir damla yaş düştü .
Neden elini bırakmak istemiyordum , yanında olmak istiyordum ki ? Bunun cevabını kendime bile verecek kadar cesaretli değildim . Onun yanında olmak istememeliydim çünkü o da en başında belanın ta kendisi olduğunu söylemişti . Ne olursa olsun onun karşısında yürümek bana yetmiyordu , ben ona koşmak istiyordum ve bu fena halde can sıkıcıydı .
***
Arabadan şimdi bana çok yabancıymış gibi gelen bundan birkaç hafta önce yaşadığım eve baktım . Buradan markete , montuna sıkıca sarılıp giden ; evin anahtarlarını unutup karşı komşusunun anahtarlarını alan ve bir şekilde karşı komşusunun hayatına konuk olan kız bendim . Yanımda ki adam sıkıcı hayatımı öyle bir değiştirmişti ki , neye uğradığımı tam anlamıyla şaşırmıştım .
Evin ışıkları yanıyordu . Annem , babam , Pelin hepsi evde olmalıydı . Sıkıntıyla nefesimi bıraktım ve Ömer 'e döndüm . ''Bıraktığın için teşekkür ederim .''
Hafifçe gülümsedi ama cevap vermedi . Bende gülümsemesine buruk bir gülüşle cevap verdim , tam elim arabanın kapısına gitmişti ki Ömer , ''Defne ,'' dedi kendinden emin bir şekilde . Yeniden ona döndüğümde uzandı ve dudağıma küçük bir öpücük bıraktı . Kalbim heyecanın etkisiyle duracak gibi olurken , gözlerim büyüdü Şaşkınlıktan ve heyecandan hiçbir şey diyemedim . Bu halim kafasını iki yana sallayarak gülmesine sebep olurken , gülüşünün güzelliği de hayranlığımı katlayan bir etmendi .
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına
Fanfiction''Oturduğum apartmandan telaşla işe yetişmek için çıkarken , rastladığım buz gibi bakan kömür gözlerin sahibinin fırtınam olacağını nereden bilebilirdim ki ? ...
