99.Bölüm

4.6K 283 306
                                        

(Multi alıntı.)

"Dünyaya tekrar gelseydin yine bu hayatı seçer miydin kızıl ?"

Dünyaya bir kere daha gelseydim... Seçeceğim hayat kesinlikle şu an ki hayatım olmazdı . Zaten bu soruyu tamamen alayla sormuştu . Yine de gerçekten bir cevap aradım .

Bu hayatımdan sadece Ömer'in gülümsediği , bana sarıldığı , beni öptüğü , bana dokunduğu , beni sevdiğini söylediği , hatta benim için sarf ettiği her kelimeyi alırdım ve yeni hayatıma koyardım . Yeni bir başlangıcım olsaydı , eski hayatımın içinden sadece Ömer'i alır ; geri kalan her şeyi bırakırdım .

Boş bakan gözlerimi Ali'ye çevirdim . Bana katil demişti . "Asıl katilim kendisi olduğunun farkında bile değil." Bu sözleri söylerken ki nefret dolu gözleri , sözlerinin taşıdığı o tonlarca yük zihnimi bırakmıyordu. Onun kardeşini öldürdüğümü yüzüme haykırmıştı. Hiçbir suçu olmayan birini öldürmenin savunması var mıydı ? Yoktu . Hiçbir şekilde bir cana kıymanın savunması yoktu .

"Bana cevap vermeyecek misin ?" diye sorusunu yinelediğinde , boş bakışlarla ona bakmaya devam ederken sadece "Ömer nerede ?" diye sordum.

Bu sefer de o benim sorumu duymazdan gelirken "Hiçbirinizi öldürmeyeceğim." dedi kendinen emin bir şekilde , nefretini bakışlarının her zerresine yansıtarak . "Ölüm sizin gibilerin vicdanı için ödül sayılır ," Bana doğru eğilirken gözlerini gözlerimin tam içine dikti . "Ben sizin yaşayan ölüler gibi olmanızı istiyorum."

"Ömer yaşayan bir ölü olmaz ." dedim ifadesiz bir sesle , çok basit bir konudan bahseder gibi . "Onda vicdan denen şey olsa bunları yapabilir miydi sanıyorsun ?"

"Çok klasik perdeden konuşuyorsun," dedi kafasını sallayarak . "Biz böyle şeyleri filmlerde çok duyduk."

"İyi," derken omuzlarımı silktim . "Bir dahakine klasik perdeden , alışılmış cümleler kurmayan birilerini kaçır."

"Bu tavsiyeni aklımda bulundururum ,"dediğinde yapmacıkça gülümsedi . "Sana bir kaç şey söyleyeceğim , mecalin kalırsa kalkar gidersin." Bu sözleri söylerken bir anda ciddileşmişti .

"Söyle."

Tam karşımda ki duvara yaslandı ve dikkatle bana baktı . "Birincisi , Ömer'in senin için işlediği cinayetlerin farkında olup olmadığını merak ediyorum." Gözlerini kıstı , beni nerden vuracağını çok iyi biliyordu. "Ben bir yerden sonra isimleri saymayı bıraktım , adam öldürmek , piç kurusu için çok sıradan bir şey oldu."

Cevap vermeyip gözlerinin tam içine baktım bende . Gözlerim onunkinin aksine canlı bir dikkatle parlamıyordu , ölü bir şekilde vicdanının kapısını çalan şeyleri saklıyordu.

"Abimi öldürdün," Nefretle sarf edilen sözler boğazımda kocaman bir yumruya sebep olurken kendimi sıkmaktan karnımın ağrıdığını hissettim . "Hiçbir suçu yoktu , William'ı gerçekten öldürmeyecekti . Benim için oyalayacaktı , o piç kurusununun elinde olan görüntüleri alıp siktir olup gidecektim."

Sakin kalmaya çalışırken "Kardeşin, Ömer'e bıçak çekti ." dedim sakin bir tonda. "Ne yapacaktım ? Ömer'in ölmesini mi izleyecektim ? Kardeşinin oyalamak gibi bir niyeti yoktu , öldürecekti . Söylesene , ne yapabilirdim ?" Ses tonum o kadar duygusuz , gözlerim o kadar boştu ki ; işte bu ! dedim içimden . Eski Defne bu kadar güçlü ve kendinden emin davranır . Duygularını başkalarının kavramasına izin vermez. Aynı eski Defne gibi işte...

"Katil oldun," dedi dişlerinin arasından . "Yapacağını yapmışsın zaten."

Bunu da sessizlikle karşıladım ama canım çok yanıyordu . O adamın boş bakışları zihnimde hala canlıydı . Unutamıyordum , ilk anki gibiydi . Gitmiyordu.

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin