89.Bölüm

5.7K 334 352
                                        

(Multi alıntı.)

Elimi uzatarak , onun evine giden minibüsü durdurduğumda Ömer huysuz huysuz homurdanıyordu .

Benim arkamdan o da bindiğinde parayı minibüs şöförüne uzattım ve arkaya geçtim . Şansımıza iki kişilik koltuklardan biri boştu . Ömer de tutuna tutuna yanıma oturduktan sonra çok değişik bir şeymiş gibi minibüsü incelemeye başladı .

Yan koltukta ki bir adam uyuyordu ve yetmezmiş gibi bir de horluyordu . Ömer ona şaşkınlıkla baktıktan sonra aynı şaşkınlıkla bana döndü ve adamı işaret ederek "Horluyor." dedi . O an , eğer dikkat çekmeyecek olsaydım çok büyük bir kahkahayı basardım . O çocuksu dehşeti o kadar gerçekçi ve tatlıydı ki , yanaklarını sıkıp onu öpmek istiyordum .

"Bir şey diyemeyiz ," derken gülmemek içim dudaklarımı ısırıyordum. "Sikeyim böyle işi ," diye mırıldanıp arkasına yaslandı .

Planımız önce onun evine gitmek , o evden arabasının anahtarını ve cüzdanını aldıktan sonra da Bolu için yola çıkmaktı .

Şoförün bir tümseği görmeyip , arabayı sarsmasıyla Ömer "Bunlar ehliyeti kasaptan bile alamamıştır ." diye öfkeyle homurdanırken hafifçe yüzünü buruşturdu . "Midem bulandı ."

"O kadar hızlı motor sürüyorsun bulandırmıyor ama şimdi mi bulanıyor ?" diye alayla gözlerimi büyüttüğümde o da gözlerini devirdi . "Hız değil Defne ," diye sert bir şekilde konuştu . "Bu piçin ayı gibi kullanışı midemi bulandırıyor ."

Gülerek kafamı salladığımda , üstelemedi ve başını omzuma koydu . Gözlerini kapatırken "Minibüse binmek bok gibiymiş." diye mırıldandı . Kalbimin seslerini nerdeyse kulaklarımda duyuyordum. O da hissetmiş olacak ki başını kaldırıp bana baktı ve "Kalbin," diye fısıldadı . "Beni hissettiğinde hızlandığını bildiğim en güzel şey."

***

İyice bastıran geceyi daha rahat bir şekilde izlemek için başımı cama yasladım . Issız yolu sessizce izliyordum . Etrafımızdan fabrikalar , boş tarlalar , küçük köyler , restoranlar , benzin istasyonları geçip gidiyordu . 3 saattir yoldaydık .

Yolculuğumuz ufak atışmalarla geçse de bunlar ciddi ve can sıkan türden değildi . İkimizde daha çok sessizliği tercih etmiştik . Birazcık heyecanlaydım ve fazlasıyla gerilmiştim. Ömer'in beni kiminle buluşturacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu .

Acıktığımı hissediyordum . Birazcık utanarak "Yiyecek bir şey var mı ?" diye sordum . Bana dönmeden "Torpido da bir şeyler olacaktı ." dediğinde hafifçe öne eğilerek torpidoyu açtım . Yabancı bir markanın zeytinli krakerini elime alırken  hafifçe dudaklarımı büzdüm . Zeytinli şeyleri pek sevmezdim . Yine de problem değildi.

Gözüm gelişi güzel fırlatılmış gibi olan sigara paketine takıldı , bir süre boş boş baktıktan sonra torpidoyu sakince kapattım ve arkama yaslandım.

"Seni hiç sigara içerken görmemiştim . İlk defa o gece gördüm ." Sesim soğuktu ama onun cevap verirken ki sesinin soğukluğu benimkini bile dondururdu . "Her zaman içmem."

"Ne zaman içersin ?" Bana kısa ve duygusuz bir bakış atarken , eli direksiyonu daha sıkı kavramıştı . "Bana böyle sorular sorman sana bir şey kazandırmaz ama cevaplayayım."

Oturuşumda da ona doğru biraz döndüğümde , güzel ve pürüzlü sesi beni karanlıkla burun buruna getirdi . "Kendime tahammülüm olmadığı zamanlarda ."

FırtınaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin